Kişiliğimizi Şahsiyetlendirmek
Kişiliğimizi Şahsiyetlendirmek
Fedakar Annem
Fedakar Annem
Huzur Bahçemizde Ramazan
Huzur Bahçemizde Ramazan
Türk Milli Şahsiyetini Dünyaya Kabul Ettirmek İçin Yaşar
Türk Milli Şahsiyetini Dünyaya Kabul Ettirmek İçin Yaşar
Milli tarihimizin bilincine ermek, vatan ve millet şuuruyla dolu evlatlar yetiştirmek, Türk'ün öncü ve örnekliğini tüm dünyaya ispat etmek maksadıyla hizmete sunulmuştur. ..devamı
Kullanıcı Adı :

Şifre :

Tekil Ziyaretçi : 7047
Çoğul Ziyaretçi : 127893
İp Adresiniz : 38.107.191.91
İygder - Yaşamdan Yansımalar - Ele Geçirilecek En Büyük Fırsat
Ele Geçirilecek En Büyük Fırsat- 2009-12-18 05:37:46

“ Ahlâk konusunda en önemli dersler kitaplar­dan değil, yaşanan deneyimlerden alınır. ”

On bir yaşındaydı ve Beyşehir gölünün ortasındaki adadaki evlerinde ne zaman eline bir fırsat geçse hemen balığa giderdi. Levrek avı yasağının kalkmasından bir gün önce, babasıyla akşamın ilk saatlerinde küçük güneş balıklarından yakaladı. Sonra oltasına yem takıp, oltayı fırlatma talimi yaptı. Yem suya değdiği zaman gün batımında suda altın rengi haleler oluşturmuş, daha sonra gölün üzerinden ay doğmuştu. Oltasının hızla çekildiğini hissedince, oltaya büyük bir balık geldiğini anladı. Babası oğlunun balığı çekişini hayranlıkla izledi. Çocuk sonunda yorgun düşen balığı sudan çıkardı.

O güne kadar gördüğü en büyük balıktı, ama henüz av yasağının kalk­masına saatler kalmış olan bir levrekti. Baba oğul güzelim balığa baktılar, pulları ay ışığında ışıl ışıl parlıyordu. Babası bir kibrit yakıp, saatine baktı.
Saat 10:00 olmuştu av yasağının bitmesine daha iki saat vardı. Önce ba­lığa, sonra oğluna baktı. "Suya geri bırakman gerekiyor, oğlum," dedi. "Baba!" diye itiraz etti çocuk ağlamaklı bir sesle. "Başka balıklar da var," dedi babası. "Ama hiçbiri bunun kadar büyük değil," dedi çocuk. Göle şöyle bir göz attı. Gölde hiçbir balıkçı teknesi yoktu. Babasının yüzüne baktı bu kez.

Kendilerini hiç kimsenin görmemiş olmasına, kimsenin ne balığı yakaladıklarını bilmesinin olanaksız olmasına karşın, ba­basının sesinden bu konuda hiçbir Ödün vermeyeceğini anlamıştı. Oltanın ucunu balığın ağzından çekti ve balığı gölün ka­ranlık sularına bıraktı. Balık suya düşer düşmez, şöyle bir çırpındı ve gözden kay­boldu. Çocuk bir daha bu kadar büyük bir balık tu­tamayacağından emindi.
Bu olay bundan tam 34 yıl önce oldu. Bugün o çocuk İstanbul’un ünlü mimarlarındandır. Çocuk haklıydı. Bir daha o kadar büyük bir balık tutamadı. Fakat ahlâki değerler konusunda bir ikilem yaşadığı zaman hep o balığı gözünün önüne getirir.

Babasından öğrendiği gibi ahlâki değerler doğru ile yanlışın ne olduğu konusunda çok basit bir konudur. Güç olan yalnızca ahlâki değerlerin uygulanabilmesidir.
Birileri görmediği zaman da doğru olanı yapabiliyor muyuz? Evet, küçüklüğümüzde bizlere balığı suya geri bırakmak öğretilseydi, doğru olanı yapabilirdik. Çünkü gerçeğin ve doğ­runun ne olduğunu öğrenmiş olurduk. Doğru olanı yapma kararı belleklerimizdeki canlılığın hiçbir zaman yitirmez.
Düzene karşı çıkıp, fırsatlardan yararlanmak değil, doğru olanı yapmaktır önemli olan.

İnsan Yüceliğini Gerçekleştirme Derneği
Adres : Yaylacık mahallesi Ulubatlı Hasan cd. 16. sok. No:2/15 -- KIRIKKALE
www.iygder.com | iygder@iygder.com
web tasarım ankara