| Zirvelerden Cömert Esintiler Çarptı Yüzümüze- 2009-12-18 05:33:06 |
Hatemi Tai'nin geniş gönüllülüğü, adaleti Rum ellerine kadar ulaşmıştı. Bu adil hükümdarın nasıl biri olduğunu pek çok Rum merak ediyordu. Hatemi Tai ile ilgili her haber kısa sürede Rum ellerine ulaşıyordu. Rum hükümdarı bu hikayelerin hepsini dinliyor, Hatemi Tai'yi merak ediyordu. Bir gün Rum hükümdarına Hatemi Tai'nin yeni atından söz ettiler. Bu, olağanüstü bir kısraktı. Benzerlerinin hepsinden güzel, diri ve asiydi. Üzerine sadece Tai'nin binmesine izin veriyor, sadece onun elinden ot yiyordu... Rum hükümdarının adamı haftalarca at koşturduktan, dağlar ve çöller aştıktan sonra Hatemi Tai'nin konağına ulaştı. Yazdı, sıcaktı. Tai'nin hizmetkarlarının çoğu yaylaya taşınmış, hayvanların tümü de serin otlaklara götürülmüştü. Rum hükümdarının adamı tam Tai de göçmek üzereyken geldi. Konuk daha kendisini tanıtmaya zaman bulamadan Tai tarafından karşılandı, kendisine su ve temiz elbiseler verildi. Rum hükümdarının adamı yıkandı, giyindi ve Hatemi Tai'nin yanına vardı. Tai, "Açsındır, yemeğin hazır" dedi ve konuğu sofraya oturttu. Konuk bir taraftan ikram edilen etleri yerken bir taraftan da kendini tanıttı, Rum hükümdarının selamını söyledi ve "Sizden bir isteği var" diye devam etti. Ve hükümdarın o ünlü kısrakla ilgili dileğini söyledi. Hatemi Tai durdu, yutkundu ve konuştu: "Sayın konuğum, ne yazık ki hükümdarının dileğini yerine getirmem mümkün değil. Sen geldiğin sırada bütün hayvanlar taşınmıştı, ben de kısrağıma binip yaylaya göçecektim. Konakta da yiyecek hiçbir şey yoktu. Bunca yoldan sonra senin aç kalmaman için emir verdim, yenebilecek tek hayvan olan kısrağı kestim ve pişirttim. Şu anda yediğin o kısraktır..." Bitmedi ! Hatemi Tai’ye “Senden daha cömert bir kimse var mı acaba?” diye sordular. O “Evet! var” dedi ve başından geçen bir hadiseyi şöyle anlattı: Birgün bir seferim zamanında bir gence misafir olmuştum. Genç fakir bir kimse olmasına rağmen bana bir koyun kesip hazırlattı. Önüme koyunun böbreği geldiğinde “Ben koyunun böbreklerini çok severdim” dedim. Bir ara ev sahibi genç ortalıktan kayboldu. Biraz sonra baktım ki varı yoğu olan yedi koyununun yedisini de kesmiş böbreklerini hazırlamış, önüme getirdi. Ben şaşkınlık içerisinde kalmıştım... Çünkü biliyordum ki genç fakir bir kimse idi. “Niçin benim için varın yoğun olan yedi koyunu kestin. Ben sana böyle yap demedim. Sadece koyun böbreğini sevdiğimi söyledim.” dediğimde, bana şu karşılığı verdi: “Bana Allah(CC)’ın misafiri gelmiş, hiç onun sevdiği bir şeyi ikram etmez miyim” dedi. Gencin bu misafirperverliğine hayran kalmıştım, gözlerim yaşardı... diye anlattı. Hatemi Tai’ye "Onun iyiliğine karşı sen ne yaptın" diye sordular. O “Derhal üç yüz deve, beş yüz koyun gönderdim” deyince, "Demek ki sen ondan daha cömertmişsin" dediler. Hatemi Tai: “Hayır! O benden cömert, çünkü o bana nesi varsa ikram etti, bense ona sadece malımın bir cüzünü gönderdim!” dedi. |