| Anne Babanın Sorumluluğu - Deniz Tonga - 2009-12-19 04:49:51 |
İnsanların hayatında muhakkak ki ailelerinin önemi son derece önemlidir. Bir hayat boyunca aileler yaşamın her alanında hayatımızı olumlu veya olumsuz olarak etkilemektedir. Bu anlamda dünyaya gelen bebeklerin aileleri tarafından biçimlendirildiği yargısına varıyoruz. Bu ne demektir? Her çocuk aslında anne ve babalarından ne görüyorlarsa onu yaşıyorlar. Aileler çocuklarına maddi olanakları sağlayınca görevlerinin bittiğini zannediyorlar. Oysa bütün ailelerin ilk, temel ve değişmez prensibi çocuklarını kişilik bakımından yeterli seviyeye getirmek olmalıdır.
Buradan şunu anlıyoruz: Ebeveynler yavrularına doğruluğun, dürüstlüğün, şerefli yaşamanın, insanlık değerinin her şeyden üstün olduğunu anlatmaları ve bu nokta da örneklik etmeleri gerekiyor. Amacımız insanları suçlamak değil. Bir iki ailenin çocuk yetiştirmelerine yardımcı olabilirsek ne mutlu bize…
Bugün insanların çoğu çocukların madde ve makam sahibi olabilmeleri için büyük bir azimle çabalıyorlar. İşte dersanelere giden öğrenciler, yaz tatillerinde futbol klüplerinin yaz kampları. Burada şöyle düşünülüyor olsa gerek: “Eğer çocuğumuz iyi bir futbolcu veya çok para kazanan bir meslek sahibi olursa kendilerini kurtaracaklar…” Kendini kurtarmak da ne demekse?
Ne yapılmalı? Öncelikle anne ve baba güven aşığı olacak sonra da çocuğunda görmek istediği değerleri bizzat kendisi yaşayacak. Telefon çalıyor telefonu çocuk açıyor. Arayan belli ki babasının bir arkadaşı... Baba ise çocuğuna el kol işaretleriyle evde yok dedirtiyor.
Burada dikkatimizi çeken durum şudur: Çocuk babasının bu davranışı üzerine yalan söylemenin normal bir davranış olduğunu bizzat kendi ailesinde görmüş oluyor. Sonra ailelerin şikayetleri başlıyor. “ Bu çocuk kime çekti, yalanı kimden öğrendi?” diye sızlamalar devam edip gidiyor. Genelde aileler çocukları ile ilgili yaptıkları planları anlatırlar. Ailelerin hepsi de şartlanmış gibi aynı cümleleri söylüyorlar. İyi bir üniversite kazansınlar, iyi bir iş sahibi olsunlar, iyi bir evlilik yapsınlar… Soruyoruz “ İyi bir kişilikleri ve güzel bir ahlakları da olsun mu” diye.
“Zaten o başta gelmeli” diyorlar ama bu sadece sözde kalıyor. Bir üniversite sınavını kazansın diye onca çaba harcanıyor. Peki ya çocuğun güzel bir ahlak sahibi olabilmesi için ne yapılıyor? Zannediliyor ki güzel ahlak yalnız kendi başına emeksiz ve zahmetsiz olacak. Oysa uğrunda en çok çaba gösterilecek amaç güzel bir ahlak sahibi olmaktır. Öyle bir aile ortamı düşünelim ki içinde yalanın, hilenin olmadığı, sevgi ve şefkatin ağır bastığı, güvenilir olma hırsına düşen bireylerden oluşan bir aile… İşte biz “İnsan Yüceliğini Gerçekleştirme Derneği” üyeleri olarak bu değerleri gerçekleştirmeye çalışıyoruz.
İnanıyoruz ki çocuklarımıza vereceğimiz en önemli değer, onlara bırakacağımız en değerli hazine, içinde güven, namus, şeref, haysiyet gibi değerleri barındıran kişiliktir. Bunun içinde biliyoruz ki öncelikle bu değerlerin aşığı biz olacağız; ömrümüzü bu değerler uğruna adayacağız. Sonrada sorumluluğumuz altındaki kişilerinde bu değerleri yaşaması için her türlü imkânımızı seferber edeceğiz.
Deniz TONGA
Eğitimci&Yazar |