Bildim Dediğin Sürece İç Dünya Kapıları Mümkün Değil Açılmaz Anaman Kümesi Grup Toplantı Raporu
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Kullanıcı Adı :

Şifre :

Tekil Ziyaretçi : 28920
Çoğul Ziyaretçi : 767089
İp Adresiniz : 38.107.179.216
İygder - Makaleler - Değişen Hayatlar
Bir Yolcunun Günlüğünden-6 - - 2012-01-02 11:58:40

   

Ben Kalemi Elime Aldım Oda Beni Bana Anlatıyor

 

Sohbetten yeni gelmiştim. Banyoda dişlerimi fırçalarken bir yandan da arkadaşın anlattığı bir tespit aklıma gelince “ne var ki bende yapıyorum” diye düşünüyordum. “Ne var ki ben yaparım zihniyeti…” Birden uyandım.

 


Tam bu düşüncedeyken bir bakıyorum, banyonun temizliğe ihtiyacı var. Hem “ne var ki ben yaparım” derken hem de “sabah yaparım” zihniyetinde olduğumu gördüm.Orda birden uyandım.

 


Hemen faaliyete geçip temizliği yaptım. İşte buraların beni yatırdığını “yaptım, yapıyorum” gibi kendi kendimde zannetmelere gittiğimi gördüm. Önceden almış olduğum kulağından yönetilme ilkesi vardı. Oğlum geldi ablasına bir olay anlattığını, ablasının da onu alaya aldığını, küçümser davrandığını söyledi. Dinledim.

 

“Oğlum böyle şeyler herkese anlatılmaz. Bunları sen annenle paylaş” dedim. Ablasına anlatmasına da içimden kızmadım, neden böyle yapmış? Demedim. Suçlamadım ama aklıma ilk gelen düşünce “ceza makbuzunu götüreyim, ihlal ettiği maddeyi bulsun imzalasın, parasını atsın oldu.”

 


Aldım gittim, uzattım ama çok sakinim. Sadece yapmam gerekeni yaptığıma inanıyorum. Kızım “iyide anne o yanlış anladı” dedi. “Kardeşim bana bir olay anlattı, o olayla ilgili birde başkasının yaşadığı bir olayı anlattı. Bende dedim ki, büyüdün bu konulara dikkat et de bir başka yerde başına gelmesin. Ama o küstü.Ona, kocaman oldun bunu nasıl yapıyorsun dediğimi, alay ettiğimi sandı. Üç dört kez açıklama yaptım ama anlamak istemedi. Bende ne yapıyım ben gerekeni yaptım dedim bıraktım.”

 

 Kızımı dinleyince ona dedim ki “benim bir kararım vardı, kulağımdan yönetilmeyecektim. Ama oğlum olayı anlatınca hiç aklıma gelmedi, gidip olayı birde kızımdan dinleyeyim diye. Bana olayı açıkladığın ve beni dinlemeye sevk ettiğin için teşekkür ederim” dedim. Kızımın yüzündeki gülümsemeyi hiç unutacağımı sanmıyorum.

 


Oğluma döndüm kağıdı uzattım ve ekledim “bir sene önceki yaşanan olayın ve insanların evimizde ne işi var?” Açıklayarak maddeleri okudum. Bir olayda iki üç madde birden ihlal edilmişti, kolay değil bir lirayı gözden çıkarmak zorlandı ama karar kesindi dönüş yoktu, imza atıldı, parayla birlikte kumbaraya kondu.Ne yapalım cezayla da olsa eğitileceğiz.

 


Konuşmak öyle bir şey ki konuşurken insan yaptım zannediyor ağzın anlatıyor, vereceksin, paylaşacaksın, o sırada ikram edilecek var kalbe bakıyorum vermekte nasıl zorlanıyor. O zaman daha iyi anlıyorsun eğitimcini, benim eğitilmeye ihtiyacım var, çünkü kalbimde madde var bu madde sevgisiyle can kardeşliği olur mu? Tabi ki olmaz o zaman eğitimci şart oda bulundu. Şimdi geldi uyguya…

 

Esas amaç şimdi başlıyor, ustamız bizlere halimizi açık ve net gösteriyor.Her geçen gün hatta her geçen dakika ustaya olan ihtiyacım artıyor. Öyle değerleniyor ki önceden onun yanına biri gittiğinde, biri ona hizmet ettiğinde sızlayan kalp, şimdi bunu yapanlara sevgiyi ve takdiri görüyor kalbinde. Neden diye soruyorum. Çünkü ustam değerlenmeye başlamış, ben bir tek yetmem onu dört koldan korumak ve kollamak lazım. 

 

İnsan inandığının adına yaşar. O gerçekçinin değeri yüreğe oturdukça kendimde görüyorum ki, herkes o insana koşsun faydalansın istiyorum. İnsanların halini görünce yüreğim sızlıyor, gözüm doluyor yalvarmak geliyor içimden ne olur ona gidin, onun gibi olun o tek dost.

 

Ağabeyimi görünce durgun, suskun, üzgün… Elimle yüzünü okşadım gözlerim doldu. “Canım abim, hayatta bir tek gerçek var oda eğitimcimiz. Evlat da boş, kocada, hanımda boş.  Vallaha her şey boş, o gerçek olan tek olan ne olur ona dönelim” derken, kalbime baktım inanıyor musun bu insanın dönüş yapınca her şeyden kurtulup sıkıca sarılacağına? içten “evet” geldi. İnsana inanmışım. Orda gördüm ki inanıyorum isterse her şeyi arkasında bırakıp dört elle sarılabilir bu güç onda var. Çünkü gördüm ki bu güç bende var.

 

Bir şeyi söylerken genişten söylemek uyandığım, fark ettiğim bir yerde buraydı. Sözü her şekilde ağzımdan çıkarmak benim elimde. Söz öyle çıkmalı ki beni kendi vicdanım yargılamasın. İnsan yargılanmaya dayanamıyor, vicdanında  beraatı almak istiyor.Yargılamaya bile başlamadan hemen beraatı almak istiyor.


Çok kısa sürse de eşime ve çocuklarıma karşı her zaman aynı ferah yürekle olmadığımı gördüm, bir daralma hissediyorsun gereken yapılıyor ama daralarak ferahlılıkla değil. Veya cevaplar veriliyor ama sıkılarak.

 

O basit gibi gördüğüm bir alışkanlığımın beni bu kadar zorlayacağını tahmin etmemiştim. Dışarıdan söylemek kolaymış, iş icraata gelince işte orada ip geriliyor. Şu anda kendimden anladığım kadarıyla mücadelem devam ediyor, ustayla paylaşım yapılacak mücadeleye yön verilecektir.

 

Bir ben var benin içinde, ben kalemi elime aldım oda beni bana anlatıyor. Beraber yazdık, beraber  kapattık, durulu anlar, saadetli geceler…

İnsan Yüceliğini Gerçekleştirme Derneği
Adres : Yaylacık mahallesi Ulubatlı Hasan cd. 16. sok. No:2/15 -- KIRIKKALE
www.iygder.com | iygder@iygder.com
web tasarım ankara