| Bir Yolcunun Günlüğünden-6 - - 2012-01-02 11:58:40 |
Ben Kalemi Elime Aldım Oda Beni Bana Anlatıyor
Sohbetten yeni gelmiştim. Banyoda dişlerimi fırçalarken bir yandan da arkadaşın anlattığı bir tespit aklıma gelince “ne var ki bende yapıyorum” diye düşünüyordum. “Ne var ki ben yaparım zihniyeti…” Birden uyandım.
“Oğlum böyle şeyler herkese anlatılmaz. Bunları sen annenle paylaş” dedim. Ablasına anlatmasına da içimden kızmadım, neden böyle yapmış? Demedim. Suçlamadım ama aklıma ilk gelen düşünce “ceza makbuzunu götüreyim, ihlal ettiği maddeyi bulsun imzalasın, parasını atsın oldu.”
Kızımı dinleyince ona dedim ki “benim bir kararım vardı, kulağımdan yönetilmeyecektim. Ama oğlum olayı anlatınca hiç aklıma gelmedi, gidip olayı birde kızımdan dinleyeyim diye. Bana olayı açıkladığın ve beni dinlemeye sevk ettiğin için teşekkür ederim” dedim. Kızımın yüzündeki gülümsemeyi hiç unutacağımı sanmıyorum.
Esas amaç şimdi başlıyor, ustamız bizlere halimizi açık ve net gösteriyor.Her geçen gün hatta her geçen dakika ustaya olan ihtiyacım artıyor. Öyle değerleniyor ki önceden onun yanına biri gittiğinde, biri ona hizmet ettiğinde sızlayan kalp, şimdi bunu yapanlara sevgiyi ve takdiri görüyor kalbinde. Neden diye soruyorum. Çünkü ustam değerlenmeye başlamış, ben bir tek yetmem onu dört koldan korumak ve kollamak lazım.
İnsan inandığının adına yaşar. O gerçekçinin değeri yüreğe oturdukça kendimde görüyorum ki, herkes o insana koşsun faydalansın istiyorum. İnsanların halini görünce yüreğim sızlıyor, gözüm doluyor yalvarmak geliyor içimden ne olur ona gidin, onun gibi olun o tek dost.
Ağabeyimi görünce durgun, suskun, üzgün… Elimle yüzünü okşadım gözlerim doldu. “Canım abim, hayatta bir tek gerçek var oda eğitimcimiz. Evlat da boş, kocada, hanımda boş. Vallaha her şey boş, o gerçek olan tek olan ne olur ona dönelim” derken, kalbime baktım inanıyor musun bu insanın dönüş yapınca her şeyden kurtulup sıkıca sarılacağına? içten “evet” geldi. İnsana inanmışım. Orda gördüm ki inanıyorum isterse her şeyi arkasında bırakıp dört elle sarılabilir bu güç onda var. Çünkü gördüm ki bu güç bende var.
Bir şeyi söylerken genişten söylemek uyandığım, fark ettiğim bir yerde buraydı. Sözü her şekilde ağzımdan çıkarmak benim elimde. Söz öyle çıkmalı ki beni kendi vicdanım yargılamasın. İnsan yargılanmaya dayanamıyor, vicdanında beraatı almak istiyor.Yargılamaya bile başlamadan hemen beraatı almak istiyor.
O basit gibi gördüğüm bir alışkanlığımın beni bu kadar zorlayacağını tahmin etmemiştim. Dışarıdan söylemek kolaymış, iş icraata gelince işte orada ip geriliyor. Şu anda kendimden anladığım kadarıyla mücadelem devam ediyor, ustayla paylaşım yapılacak mücadeleye yön verilecektir.
Bir ben var benin içinde, ben kalemi elime aldım oda beni bana anlatıyor. Beraber yazdık, beraber kapattık, durulu anlar, saadetli geceler… |