| HAFTALIK AİLE TOPLANTI RAPORU - Şuayip ARSLAN - 2011-12-12 17:54:28 |
HAFTALIK AİLE TOPLANTI RAPORU
02.12.2011 günü saat 19.00 dan sonra Bekir Beyin evinde, başkanımız Ahmet Annakkaya öncülüğünde aile sohbetimiz için toplanıldı. Küçük delikanlılar ağabeylerinin kontrolünde içeri odada muhabbet ederken, hanımlar da Hakkı Beyin evinde sohbet etmekteler. Arkadaşlarla karşılıklı selamlaşmadan sonra toplantıya geçildi. Aslan Bey arkadaşımız İnsan Yüceliğini Gerçekleştirme Derneği üyelerinin uymakla yükümlü olduğu kurallar başlıklı yazıyı okudu. Bu yazının birer örneğini arkadaşlara dağıttı.
Hakkı Bey; Sayın Başkanım, kendimizi nasıl tanıyacağız ? Tanışmak nasıl oluyor ? Biraz bahseder misiniz ?
Başkanımız; Öncelikle zahiri yönlerden tanışmakta yarar var. Bu bizim alaka ve önemimizi gösterir. Tanışmakta asıl olan saygıdır. İnsanın kâinattaki en değerli varlık olduğuna ben inanacağım. Her şeyin insana hizmet için yaratıldığı aşikâr. İnsan, tüm varlığa adalet ve ihsan üzere sahiplik yapmak için yaratıldı. Bu temeller yerine oturursa sen haliyle saygı duyan ve duyulan olursun. Sıfatını ispat edersin. Biz bunu kendimizde ispat edeceğiz. Bizim eğitimimiz bu yüzden çok önemli. Biz önce kendimizi çizgiye getireceğiz.
Hakkı Bey; Bizim sevgimizi kim bozuyor ? Karşı taraf mı ?
Başkanımız; Hayır. Bizim için karşı taraf diye bir şey yok. Biz eğitim ilkelerimizi günlük hayatımıza uygularsak bu dediklerimiz bizim için sorun olmaz. Fikrimiz günlük hayatta uygulanabilir bir fikirdir. Denemesi bedava.
Hakkı Bey; Bizim ön yargılarımız hayatımızda karşımıza çıkıyor. Kendi kafamızın içindekilerle karşılaşıyoruz.
Başkanımız; Eğitimcimiz bir beğenimsizliği tam 10 yıl talim ettiğini söylüyor. Bizim yolumuz çok uzun.
Aslan Bey; Biz nasıl bir yaşayış istiyorsak o yaşayışa kendimiz karar vereceğiz ? Ondan sonra da gereklerini birer birer yapacağız.
Başkanımız; Günlük hayatımızda benim sevindiğim, kızdığım, heyecanlandığım yerler beni ele veren yerler. Buraları takip ederek kendimizi tanıyacağız. İlgilerimiz, alakalarımız nerelerde geziyor ?
Erdoğan Bey; Eğitimcimizin mesleğini meslek edinmemiz lazım.
Başkanımız; Eğitimcimiz, kaba insanın ibadeti bile günahtır buyuruyor. İnce insan olacağız. Kalp Allah(cc) ın evi. Oraya Ondan başkasını koymayacağız. Kendisini seven, başkalarını sevebilir. Kendisine değer veren, başkalarına değer verebilir. Kendisine saygı duyan, başkalarına saygı duyabilir. Bizim mesleğimiz takdirkarlık mesleğidir. Yaptığımız her işin bir anlamı var.
Arif Bey; Günlük yaşantı anlamında neler yapıyorsunuz ? Bizimle paylaşır mısınız ?
Başkanımız; Biz günlük yaşantımızda her halimizi Eğitimcimize benzetmeye çalışıyoruz. Kızmadan, küsmeden günlük gereklerimizi yapıyoruz. Günlük gerekleri yaptıkça, zihnimiz sade gönlümüz rahat yaşıyoruz.
Arif bey:Bir arkadaşımız fikirle tanıştıktan sonra "insanın hayvandan daha değerli olduğunu anladık" diyor. Hayvana benzeyen hiçbir yönüm kalmayacak. Ayrıca maneviyatın insana dayatılan bir şey olmadığını, vücudumun ihtiyacı olduğunu anladım. Güvenin insan hayatındaki yerini fark ettim" diyor. "İnsanik değerlere ne kadar önem verirsem o kadar kafam açılıyor. Kendimdeki bekleme hastalığını ve zararlarını tespit ettim" diyor.
Başkanımız; Bizim Amerika yı yeniden keşfetmemize gerek yok. Eğitimcimizi izlersek bu bize yeter.
Başkanımız; Oku okut, döne döne oku.. İlkemizin uygulaması ile ilgili neler yaptık ?
Erdoğan Bey; Benim çok okuma yönüm yoktu. Bu ilke sayesinde günlük kitap okumaya başladım. Güne olumlu başlıyorum, olumlu yaşıyorum. Malayani işler bizi sıkmaya başladı. Eskiden gayet rahat yapıyorduk. Yaptığımız işleri en güzel şekilde yapmaya çalışıyoruz. Televizyonu hayatımızdan çıkardık. Daha önceden hür olmadığımı anladım. Esaret içinde yaşıyor muşum. Toplantılarımızdan zevk almaya başladım.
Hasan Yiğit Bey; Ben sabah namazlarından sonra artık yatmıyorum. Önceden namazdan sonra yatardım. Bu defa da işe geç kalıyordum. Geç kalmasam bile her işimi aceleye getirerek yapıyordum. Şimdi rahat rahat kahvaltımı yapabiliyorum. Ferah bir şekilde hazırlanıp çıkıyorum. Zihnim karışmıyor. Eskiden çocuklara ders çalışın derdim, ben televizyon açardım. Şimdi söylediğim şeyleri ben kendimde de uygulamaya çalışıyorum.
Yusuf Bey; Çok kitap okuyorum. Ancak şu an bakıyorum ki, her okuduğum kitabı yeniden okuyor muşum gibi geliyor. Artık bildiklerimizi hayatımızda uygulamaya başlıyoruz. Artık çevremizdeki olaylar geçmişteki gibi bizi kızdırmıyor. Huzurumuzu kaçırmıyor. Doktorun yazdığı bir ilacı bulup almak için Eczane Eczane dolaşmak, kiminin bu ilaç üretimden kalktı, kiminin bizde yok, kiminin bunun parasının tamamını devlet ödemiyor, kiminin ise bu reçeteyi değiştirmen lazım demesi bizi bozmuyor. Gereği neyse onu yapmaya başlıyoruz. Tüm olayları tabiliğinde karşılamaya başladık. Kulağımızdan yönetilmiyoruz. Eskiden olsa bu olaylar karşısında kızmadığımız kimse kalmazdı.
Selami Bey; Bu toplantıda sizinle birlikte olmaktan dolayı gerçekten mutluyum. Çalıştığım site yönetiminde başkanımız geçen gün, senin yüzünden komşularımızla görüşemez olduk arkadaş dedi. Hayırdır dedim. Eskiden sorunlar bitmezdi. Komşularımız şikayete gelirdi. Biz de o vesile ile görüşürdük. Şimdi sorun yok. Kimseyle görüşemiyoruz” diye ince bir takdir yaptı bize. Hayatımızdan memnunuz.
Melikşah Bey; İnsan kâinatın misali musaggarıdır. Bizimde uygulamalarımızdan edindiğimiz faydalarımız oldu. Mesainin bitimine çok az bir zaman kala iş buyuran amirime içimden kızmadım. İş neyse gereğini yaptım. Huzurum bozulmadı. Hatta üstüne bir de amirlerimden takdir gördüm.
Aslan Bey; İş yerimizde bir hafta boyunca dinlemeyi talim ettik. Çalışanlarımızın sıkıntı ve şikayetlerini dinleyip nasıl çözüm üretebiliriz, onun derdinde olduk. Geçen Cuma günü oğlum Bekir in okul çantasından veli toplantısı bilgilendirme kağıdı çıktı. Annesi hemen kağıdın kendisine neden bildirilmediğini ima ederek ne zaman verdiler bunu? dedi.
Baktım ki, hanım kendisine geç haber verdiği için kızacak, çaktırmadan hemen bak dedim. Çocuğumuz yalan söylemiyor. Senin kızmandan kurtulabilmek için diyebilirdi ki bu gün aldım. Ama o Çarşamba günü aldığını söylüyor. dedim. Etrafımızdaki olumsuz gibi görünen hallerin içinde takdir edilecek yönler bulduk.
Ahmet Demirbaş; Bu fikirle tanıştıktan sonra insanlara hizmet etmekten zevk almaya başladık. Uhud Savaşı beni çok etkilemiştir her zaman. Böyle gurubun içerisinde payımıza ne düşerse, ne görev verilirse yapmaktan büyük mutluluk duyuyorum.
Osman Bey; Bazı kararlar aldım hayatımda. Televizyonun ne kadar zaman kaybettirdiğini fark ettim. Bir haberlere bakayım diye açıyordum. Bir bakıyorum ki saat 23.00 olmuş. Televizyonu hayatımdan çıkarmaya karar verdim. İşyerimde kişilik gereklerine dikkat ediyorum. Laf aralarında, basit gibi görünen diyaloglarda ne kadar kolay yalan söylediğimizi fark ettim. Bunları bitirmek yönünde kararlar aldım.
Berat Bey; Kimseye kızmadan, küsmeden eğitimimize devam ediyoruz.
Şuayıp Bey: İşyerinde olumsuz konuşmama, dedikodu yapmama ve yaptırmama talimine devam ettik. Arkadaşlarımıza bu insan kimsenin arkasından konuşmaz ve konuşturmaz kanaatini kısa sürede verdik. Bize muhatap olan insanlara ümit, gayret aşılamaya çalışıyoruz. Vaktimizi azami derecede verimli kullanmak yolundayız.
Arif Bey; Bize iş için 1-2 ay önce verilen teklif dosyasını telefonla isteyen bayana, dosya saklama yükümlülüğümüz olmamasına rağmen araştıracağımızı söyledim. Buna rağmen bayanın sert ve kaba halleri beni bozamadı. Ertesi gün dosyasını bulup teslim ettiğimizde bu defa bayanın nezaket küpü kesilmesi de bizi etkilemedi. Herkes nasıl olursa olsun, ben etkilenmeden gerekliyi yapmaya çalışıyorum.
Oğuz Bey; Eşimizle, çocuğumuzla daha çok ilgilenip zaman ayırmaya çalıştık. Bir insanın tüm ailesi ile böyle bir fikrin içinde bulunması gerçekten çok güzel. Çocuğumla olumlu ve güzel şeyler tasarlayarak oyunlar oynadım. Sorularına hep olumlu yanıtlar verdim. |