| Bilgiler Fikir Sahibi Olmaya Giderse Yaşayışa Geçer - iygder - 2011-12-12 12:29:15 |
26.11.2011
• İyi, güzel ve doğru dediğimizin çoğunu yapamıyoruz. Bunların bilgiyle bir alakası yok. Zaten biraz ciddi eğilenler fark eder ki dinin zahiri olarak bir iki yönünü yapmakla huzur bulamazsın. Sen Efendimizin dediği büyük cihada başlayacak ve istediklerini yapabilecek bir yere geleceksin. İşte bu ilimle, ibadetle olmaz. Onlarsız olmaz derken onları yapma demiyoruz, bu işleri kendinde halletmiş olan bir insanla ahbaplık edeceksin. Sen yüce değerlerin değerini bildiğini zannediyorsun ama bilmiyorsun. Çünkü her hal ve şart karşısında yapmaya devam etmiyorsun. İşte burada bizim okulumuzun altın anahtarı takdirkârlıktır. Çünkü insan değerini bilmediği bir bilgiyi yaşayışa geçiremez. Sen hiç 200 lira verip 50 lira üstü aldın mı? Hayır. Neden, sen burada hangi paranın ne değer ifade ettiğini biliyorsun. Onun için de o alanda aldanmıyorsun. İşte takdirkârlık okulunda okuyacaksın ki doğruluğun, samimiyetin, candanlığın, cömertliğin değerini gerçekten duyacak ve yaşayışa geçireceksin. Bu, yeni baştan yaratılma, mümin olma yoludur.
• Marifet bir zeytinle üç ay yaşamak değildir. Zaten örneğimizin de bununla ilgili bir tavsiyesi yok. Sen doğru dürüst yaşamayı başaracaksın. Dedikodusuz, kinsiz, hasetsiz bir yaşayışa ulaşmayı amaçlayacaksın. İşte esas marifet budur. Efendimiz der ki: “Aldatan bizden değildir.” İşte marifet aldanmadan, aldatmadan yaşamaktır.
• İlmin dinlisi, dinsizi olur mu? İlim Allah’ın bir sıfatıdır. İlim her konuda en derinliklere kadar tanımayı ve keşfetmeyi amaçlar. Dini ilimler ön plana alınacak diye kolumuzun yarısı kesilmiş. Sonra hızlarını alamamışlar Mevlana’ya, Yunus Emre’ye çatmışlar. Hâlbuki bu yüce insanlar insanları güzel ahlakla, sevgiyle yaşamaya çağırmışlar ve bir süre sonra gerçeğin önü kapanmış. İş keşif keramete kalmış. İslam’ın gerçek yüzüne baktığımızda insan gündelik yaşayışta Peygamber Efendimiz’in örnekliğini ettiği insanca yaşayışa ulaşacak.
• Adam dağları çok seviyor ama dağa tırmanmaya başlayınca soğuk bir taraftan, yorgunluk diğer taraftan. Bir de bakıyorsun ki adam dağa tırmanmaktan vazgeçiyor. Doğrulukta aynen bunun gibi. Hayat içerisinde doğru olacaksın, meydan göreceksin. Bakalım direncin nereye kadar? Yani sahaya ineceksin. Yoksa zaten ben biliyorum deyip geçersin. İşte biz ısrarla buranın üzerinde duruyoruz ve konuştuklarımızı hayatımıza aktarmaya çalışıyoruz. Yoksa bir insanın konuşması ama yapmaması uykudur. Onun için “iyi, güzel ve doğru olanı anlatmayı bırak artık, anlattığın insan ol.” Çevrende görmek istediğin değerleri sen kendinde görmeye çalış.
• Eğitimin ilkeleri, uygulamanın içerisinde döne döne yapmaktan gerçekleşecek. “Kulağından yönetilme” deniliyor. Şurada da mı inanmayacağız dersen olmaz. Bu yola girdiysen, ilkelerin hepsiyle her hal ve şart karşısında vücutlanmaya çalışacaksın. Sen söylenenin doğru olduğunu nereden biliyorsun? Kendin tespit ettin mi? İşte buraları ancak kendin inceleyecek ve araştıracaksın, uygulayacaksın ve bu sende bir bilinç olarak oluşacak. Yoksa kulağından yönetilmeye devam edersin.
• “Aldatan bizden değildir.” diyor Efendimiz. Peki, sen neden malını kusuruyla satmıyorsun? Araban var, satacaksın, neden allayıp pulluyor, süslüyor ve kusurlarını kapatmaya çalışıyorsun. Onun için bilgi sahibi olmaktan çok, fikir sahibi olmaya koşacaksın. Bilgiler ancak fikir sahibi olmaya götürülürse yaşayışa geçer.
• Sen gide gide bir taraftan da Allah’ın rızası nerelerde saklı oraları keşfedeceksin. Mesela bir araba sattın, pazarlık yaptın. Sabah adam geldi ve cayacak gibi gözüküyor. Sen hemen adama kolaylık sağlayacak ve rahatlatacaksın. İşte Allah’ın rızası insanların memnuniyetinin içerisindedir. Çünkü Efendimiz der ki “Satıcılar alıcılara kolaylık sağlasın.” İşte biz Peygamber Efendimizin dediklerini tuttukça Allah’ın rızasını kazanacağız.
|