Bildim Dediğin Sürece İç Dünya Kapıları Mümkün Değil Açılmaz Anaman Kümesi Grup Toplantı Raporu
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Kullanıcı Adı :

Şifre :

Tekil Ziyaretçi : 28920
Çoğul Ziyaretçi : 767073
İp Adresiniz : 38.107.179.218
İygder - Makaleler - Küme Çalışmalarımız
Bu Hafta Neslihan Hanımdayız - Derleyen: Aysel Yiğit - 2011-12-01 17:59:31

İnsanlığımızı konuşmanın, yaşamanın, anlatmanın özlemiyle geliyoruz sohbet meclislerine.

 

Arkadaşlarımızın gözlerine bakmak, o güzel yüzlerini görmek, o güzel ağızlarından çıkan o güzel sözleri dinlemek. Dersimiz pratik gereklerin ikincisi;

 


 “Sözünde durmamak, vaadini yerine getirmemek, randevusuna sahip olmamak, kararlarını bozmak yasaktır.”

 


Eda Başkanımız, bu hafta gelemeyen arkadaşımız  Arzu Hanım’ın telefonla sunduğu  tespitlerini anlattı.

 

Arzu Hanım:


“Önceden birçok kararlar alıyor uygulamada zorlanıyordum. Şimdi ise az ve öz kararlar alıyorum ve sürekli uygulama gayretindeyim.                                                           

 

Bu hafta sözünde durmak, vadini yerine getirmek diye genel karar alınca aklıma çok önceden verdiğim bir söz geldi. Hemen sözümü yerine getirdim. Allah’ım nasıl hafifledim, cebim boşalmıştı ama gönlüm heyecandan, sevgiden, verdiğim sözü yerine getirmenin gururuyla dopdoluydu.” 

 

                                                                                                                           
Özden Hanım Kalfa:

 

“Başkalarına verdiğimiz sözleri çok rahat tutuyoruz. Fakat birde kendi kendimize verdiğimiz sözler var. Bende bu hafta bunun üzerinde durdum. Kendime verdiğim sözlerde ne kadar samimice durabiliyorum?

 

Başkalarına mahcup olmamak için verdiğim sözlerde hemen hassasiyet gösterirken kendi kendime karşı küçük düşmemek için aynı hassasiyeti gösterebiliyor muyum? Kendimin değeri kendimde var olacak ki, kendime verdiğim sözlerin arkasında durayım.

 

Yine kendi kendime mahcup düşmemek için gayret göstereyim. Kimseler görsün görmesin, duysun duymasın önemli değil. Ben biliyorum ya o işi yapıp yapmadığımı, kendi gözümde kendimi neden küçük düşüreyim. Yani anladığım içerde kendim, dışarıda başkalarına karşı verdiğim sözlerde sağlam olacağım ki hem kendime güvenim artsın, hem de etrafıma güven telkin edeyim.

 

Randevularımda da sözleştiğimiz saatten 5 dakika önce gitmeye çalışırım ki kimseyi bekletmeyeyim. Çünkü zihinleri karıştırmanın büyük suç olduğunu burada öğrendik.”

 


Gül Hanım Kalfa:


 “Sabah günümle ilgili plan, program yapıyorum. İşte kendimden çıkan kararlara kendim uyduğum zaman içim kıpır kıpır oluyor, çok hoş hissediyorum kendimi. Dışarının sana ne dediği hiç önemli değil. O his zaten doğallığına oluyor.

 

Benim bana verdiğim sözlerde ben ne kadar ciddiyim, samimiyim ona bakıyorum. Biz yüce dosta söz verdik. İnsan olacağız, sözümüzdü de tutuyoruz, insanlık yolunda her gün adım adım ilerliyoruz.”

 


Aysel Hanım Kalfa:


“Ne deyim ki mest oldum, sizlere bütün kalbimle katılıyorum. Ne kadar düşündüğüm, söyleyeceğim şeyler varsa hepsini aynen arkadaşlarımda söylediler. Yaşıyorlar, anlatıyorlar...  

 

Bizde yüce dost sayesinde insan olma kararı aldık, dışımız neyse içimizi de uydurma azmine düştük. Dışımız, şeklimiz, hareketlerimiz, sözlerimiz müslümanca; duygularımız, duyumlarımız, hislerimizde Müslüman olma yolunda Elhamdülillah.   

 

Ben kendimde gördüm ki benim nefsim üslenmeyi heyt-hüyt diyerek susturmayı seviyor. Bende ona sevdiğini vermeme kararı aldım. Toprak gibi alçakta kalmayı tercih ediyorum. Alttan almayı, peki demeyi, insanlık ilişkilerinde bir adım geri atmayı seçiyorum ve bu kararımı ömrüm olduğu müddetçe uygulayacağım.”

 


Güler Hanım:


 “Bende arkadaşa daha önce verdiğim bir sözümü yerine getirdim. Bana biraz külfet oldu ve yordu ama o sözümü yerine getirmenin rahatlığı her şeye değerdi.                                                           

 

Diğer taraftan yine verdiğim bir söz vardı baktım üzerine uygulamak için gitmiyorum, hemen harekete geçtim. Arkadaşımı davet etmiştim. Hemen tekrar arayarak kesinleştirip hazırlığımı yaptım. O gelen insanların memnuniyeti ,verdiğim sözü yerine getirmenin memnuniyeti her şeye değerdi.”  

 


Hatun Başkan:


“Ben öyle şu kararları alacağım diye uğraşmam. Anlık kararlar alırım, bitti yapmıyorum derim ve yapmam. Mesela şu çayı içmeyeceğim derim daha kesinlikle içmem.”

 


Ebru Kızımız:


“Bende bir ay önce aldığım insanlık kararımın faydalarını görmeye başladım. Geçenlerde, aramız soğuk olmasına rağmen bir akrabamızın gidip işlerine  yardımcı oldum. Bu hareketi içimden gelen isteğe uyarak yaptım.

 

Diğer taraftan bahçedeki arkadaşlara sevgimin aktığını ve onlarla birlikte olmaktan gerçekten artık çok mutlu olduğumu gördüm. Sizleri çok özlüyorum, sizlerle konuşmak, muhabbet etmek beni mutlu ediyor.   

Ayrıca da dersimizi hemen yazıyorum, aynanın önüne asıyorum ve her gelip gittiğimde görüyorum ve uygulama şansım daha çok oluyor.  

Herkesi olduğu gibi kabul etmenin en güzel eğitim yeri bu sohbetler. Allah’ım ne güzel herkes görüşünü ortaya koyacak, faydalanan faydalanır ve insanlık yarışı devam eder.”

 


Biz burada güven yarışı veriyoruz. Herkes hayatında bir şeylerin hırsına düşmüş bizde güven hırsına düştük. Elinden, dilinden, her halinden emin olunan insan olmak hedefimiz. Yani Peygamberimize benzeyeceğiz inşallah…

 


Haftaya dersimiz “işini sağlam yapmamak, ciddiyetle tutmamak, bugünün işini yarına bırakmak, üzerine alıp başladığı işi mutlaka sonuçlandırmamak, emanetleri titizlikle korumamak yasaktır.”

 


Dersimizi 1 hafta uygulayacağız. Haftaya buluşmak ümidiyle.   Durulu anlar..

 

                                      Derleyen: Aysel Yiğit 

İnsan Yüceliğini Gerçekleştirme Derneği
Adres : Yaylacık mahallesi Ulubatlı Hasan cd. 16. sok. No:2/15 -- KIRIKKALE
www.iygder.com | iygder@iygder.com
web tasarım ankara