Bildim Dediğin Sürece İç Dünya Kapıları Mümkün Değil Açılmaz Anaman Kümesi Grup Toplantı Raporu
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Kullanıcı Adı :

Şifre :

Tekil Ziyaretçi : 28920
Çoğul Ziyaretçi : 767063
İp Adresiniz : 38.107.179.218
İygder - Makaleler - Yaşayış Ölçüleri
Kim Nasılsa, Konuşmasından Anlaşılır - iygder - 2011-11-03 21:29:56

İyi insan iyi şeyler konuşur kötü adam da kötü şeyler konuşur. Prensibimiz kötü söylentileri kesmek olmalıdır. 

 

Kendini kabul ettirmek istiyorsun, belki bunu biliyorsun  belkide farkında değilsin. Farkına mı varmak istiyorsun? Peki öyle ise çabalarını izle...

 

İsteklerin arkasındaki isteklerini takip et, iyi bak. Göremedinse biz söyleyelim. Nahoş olayları istemiyor gibi anlatışımız şikayet değil de ne?Tabi ki kişinin istemediği, sevip hoşlanmadığı olayları ve davranışları söylemesinin adına şikayet derler.

 

Şikayet eden ne için eder? “Ben öyle şeyler yapmıyorum da, öylesi kötü şeyleri sevmiyorum da, ben öylesilerden değilim. Siz beni anlayın iyi insan olarak kabul edin” demek ister.

 

Şikayetlerin altındaki anlam bu anlamdır. Kötülerini anlatayımda, benim iyi olduğumu oranlayıp ona göre kabul edin demektir. 

 

Evet kim olursa olsun, kendisini kabul ettirme isteğini bilsin veya bilmesin şikayeti olan kimseler, kendisini iyi diye kabul ettirmek harisliği ile şikayet eder. 

 

Oysaki bu düşünce bugün için tersinedir. Yani şikayet edeni hiç de iyi saymazlar. Çünkü iyi adam iyi şeyler konuşur. Kötü adamda kötü şeyler konuşur. Devrimiz zeka devridir. Herkes uyanık. Kim nasılsa, konuşmasından anlaşılır. 

 

Köyümüze bir sılacı geldi. Tabi hepimiz hoş geldine gittik. Gittiği yerin güzelliklerini anlattı, hem zahir hemde mana olarak bizi doldurdu. İyi adamdan şikayet yok. Kim nasılsa oraya gider.

 

Yani karnı acıkan yemek yiyecek bir yere gider. Karnını doyurmak için. Tabiki namaz kılan camiye gider. Kumar oynamaya giden de kumarcıları görür. Vee.. kendisini beğendirmesi, kabul ettirmesi içinde kumarcıların kötülüğünden söz eder.

 

Neden  onları kötüler. O kötülere oranla kendisini beğensin iyi kabul etsinler diye. Halbuki bu hileli davranış artık geçmiyor. Kim ne söyledi ise kendi durumunu söylediği açıkça ortadadır.

 

Prensip kötü söylentileri kesmek, konuşmamak, konuşturmamaktır. Ortamından şikayet edenlerin, kendileri şikayet edilecek kimselerdir demiştik. Hemen kafamız allak bullak olmasın. Kendimize gelelimde günlük yaşantımıza bir düzen verelim. 

 

Şimdi sizinle fikir münazarası yapalım. Sor, kafa tut bana!... Açık ol. Deki ben iyi bir adamım. Bulunduğum ortamda kötü olayları görürsem, o olaylardan şikayetlenirsem ben nasıl şikayet edilecek adam olurum?

 

Evet aklınızdaki buydu değil mi? Kasaplar çarşısındaki adamlar, kuyumcular çarşısındaki olayları bilmez. Çünkü semtleri, mevzuları farklı. 

 

Siz çok iyi kimse olabilirsiniz. Kötüleri görmemek için gözünüzü kapatacak değilsiniz. Kabul. Çarşıları gezip, her yerdeki olayları  görüyorsunuz. Tabiki bunların size etkisi oluyor. İyileri hoşlanarak, kötüleri de şikayet ederek anlatıyorsunuz. Kabul.

 

Kötüler kınanır tabii... Kınadığınızı hemen bir süre sonra siz yapmıyor musunuz.?Buna cevabınız ne olur? Hayır ben kınamam diyemezsiniz, zira insan yapısı buna müsait değildir. İnsan kınanacak olumu kınar. 

 

Ne çareki; insanın kınadığı şeyde muhakkak başına gelir. Hiç yolu yok. Kim dese ki ben şu olumu kınadım da başıma gelmedi, yahut aynı duruma düşmedim, o boş bir iddia... Kınayan kınadığının durumuna düşer. 

 

Şimdi yapacağımız bir iş var. Islah edeceğimiz kötülükleri görelim, ıslah edemeyeceğimiz kötülükleri görmeyelim, ama nasıl? Anlamadınsa kendine gel. Önemli meseledir bu konu. Günlük yaşantımızın her anı bu konu ile yoğrulmaktadır.

 

Bu yoğrulduğumuz olayla neşemiz kaçıyor. Aşkımız bozuluyor, sevgimiz kayboluyor, zihnimiz bulanıyor, saydıkça çoğalır.  Bana ne diyemeyiz, her olay bizimle çalkalanıyor.

 

Mesela; rüşvetin kötü olduğunu bize anlatan bir yakınımız, uzayan bir işini bir miktar vermekle hallettim diyor. Vur abalıya şimdi bey. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu. Siz üç gün önce rüşvetin kötülüğünü ve insana yakışmadığını anlatıyordunuz. Şimdi siz neden bu hataya düştünüz? Neyse olmuş bir kere.

 

Hadi şimdi üç gün önce kınadığına üç gün sonra uğradı diye bizde onumu kınayacağız. Hayır öyleyse kusurları yaymamak ve çoğaltmamak için ne yapacağız?

 

Şikayet eden ve yaramaz havadis verenleri hemen susturmaya ve söyletmemeye çalışın deriz. Ön tavsiyemiz budur. Sadece bununla mı kalıyoruz? Hayır, hayır biz şikayetçi olmayacağız. Kesin çizgimiz bu. Şikayet etmemek için, tabii ki  şikayet dinlemeye son verdik.

 

Bizi şikayete götürecek ne olursa olsun onu yerinde kesip kurutacağız, bunu prensip haline getireceğiz. Bu prensibi samimiyetle tutarsak kulağımıza sahip oluruz. Ağzımızı da yerinde kullanırız. Gerekli sözleri yerinde kullanmayı o zaman başarır, şikayet konularını bir yandan yok ederiz.

 

Hatalı davranışların sözünü kesersek, davranışlar azalır. Yapılmasını istemediğimiz olumların sözünü kesersek, işitilmeyen davranışlar, sözler unutulur yapılmaz.

 

Şikayet edilecek adam olmamak için ilk prensibi anladık. Gelelim kendimize, iyi düşünelim. Şikayet konularını başkalarına söyletmemeğe gayret eder, prensip edersek, kendimiz şikayet edebilirmiyiz? Elbette edemeyiz.

 

Şimdi kaldı unutup eski alışkanlığa düşmemek. Onuda sapasağlam kişiliğimizi elde etmekle gerçekleştiririz.Yaşayışımızı ciddiye alalım. Başkalarının eksik ve kusurlarıyla meşgul olmayı bırakalım.  

 

Kendimizi yetiştirelim. Aksi halde huzur hasreti içinde ömrümüz biter. Bize de geriye sadece pişmanlık kalır. 

 

İnsan Yüceliğini Gerçekleştirme Derneği
Adres : Yaylacık mahallesi Ulubatlı Hasan cd. 16. sok. No:2/15 -- KIRIKKALE
www.iygder.com | iygder@iygder.com
web tasarım ankara