| Fikrimize Göre Şikayet Eden Makbül Değildir - İygder - 2009-12-18 03:22:03 |
05 Aralık 2009
• İnsan nereye yoğunlaşırsa oranın inceliklerine vakıf oluyor. Akıl odaklandığı yerde çalışıyor.
• Eğitimin bir amacı da ön yargılardan kurtulmaktır. Yoğunlaşılmadığı vakit bilgiler yüzeyde kalıyor ve derinlere gidilemiyor. Ancak hedefine amaçlanan kişi derinlere gidebiliyor.
• Bilgi kullanılmadığı zaman aklın önüne engel oluyor. İnsan yıllar önce bir şey öğreniyor. Şimdi karşılaştığı benzer bir duruma o öğrendiği bilgiyle yaklaşıyor. Oysa şartlar değişik, kişiler farklı. Dolayısıyla da farklı bir tepki verilmesi gerekiyor. Oysa akıl çalışsa insan nerede, nasıl davranması gerektiğini öğrenecek.
• Aklı tüm imkânların ötesinde bir imkândır. İnsan aklını kullanamadığı zaman diğer mahlûklara benziyor. Sıkıntılar da buradan geliyor.
• Tüm toplumda hazır imkân güzel ve faydalı olarak algılanır. Ancak kaç kişi bu hazır imkândan dolayı sıkıntı içerisinde yaşamaktadır. Burası görülmüyor. Onun için hazır imkân başa bela oluyor. Ancak yokluğun içinde olan kişi gayretini, azmini harekete geçirme fırsatı buluyor ve çok şeyin sahibi oluyor. Sonra o kazandıklarını kendi kazandığından, sahip olduğu şeylerin değerini biliyor ve koruyor.
• Aklın besini müspet inanç, suyu da sevgidir.
• İnsanları beş derece seversen, parayı da on derece seversen gün gelir parayı insana tercih edersin, insanları para için incitirsin. Onun için insanın sevgisiyle harekete geçtiğini ve en çok sevdiğini diğer sevdiklerine tercih ettiğini unutma.
• İnsan zihni o kadar değerlidir ki beş dakika meşgul olmaya hiçbir şey değmez.
• Kendimizin, insanın üstünde ne değer yüklemişsek kayıptayız.
• Sevginin belirtisi ilgidir. İnsan neyle çok ilgileniyorsa, onu seviyor demektir. İlgilenen tanır, tanıyan sever.
• Bir öğrenciye burs vermek, bir aileye yardım etmek güzel bir iştir. İnsanlara kendilerini tanıtmak, sevgi dolu yüreklerle yaşamasını öğretmek ise kıyaslanamayacak değerde güzel bir iştir.
• Her şeyi takdir edeceğiz. Aynı zamanda taktir eden kendimizi de taktir edeceğiz.
• İnsan kendi ihtiyacını kendi karşılamazsa muhakkak bir başkasından o ihtiyacı bekler. Her ihtiyacımızı kendimiz karşılayacağız. Onun için kendi taktirimizle kendimizi doyuracağız ki kimseden bir şey beklemeyelim.
• Biz peygamberimizin halifesi olacağız. Yani yaşayışımızla onu temsil edecek yere gelmeyi amaçlayacağız.
• Kuru kuruya Allah’a iman yok. Peygamberine mi inandın, kitabına mı inandın, meleklerine mi inandın? Dön de inanç sitemine bir bak bakalım Allah’ın neyine iman ettin?
• Beğenimsizlik, kınama, eleştirme, kusur görme, ayıpları arama, ibret için dahi olsa kötü konuşma neden yasak? Çünkü bunlar seni sevgi dolu bir yaşamdan alıkoyuyorlar.
• İnsanın kendine saygı duyabilmesi için öncelikle eğitici fikrin eğitim ilkelerini ve pratik gereklerini gündelik hayatta uygulaması ve değerini görmesi gerekir.
• Gündelik hayatta kendimize dönük yaşarsak görürüz ki bilgi ancak yaşayışa geçerse bir işe yarar.
• Hangi kavram ve değer olursa olsun hepsini irdelemeli ve mutlaka içlerini peygamberimize göre doldurmalıyız.
• İnsan ancak, kendine dönüp kendini tanıma ile uğraşırsa kendi ile barışma fırsatı bulabilir.
• Kim ne yaparsa kendine yapar.
• En büyük başarı nefse sahiplik etmektir.
• Alışkanlıkları terk etme aşamasında zorluklar yaşanabilir. İşte bu sıkıntılara göğüs geren kişiler o alışkanlıklardan kurtulurlar.
• İnsan kendi kendini kontrol edecek yere gelecek ki bir başkasının kontrolüne ihtiyaç duymasın.
• Gündelik hayatta kendini takip ederek nerede ne tepkiler verdiğini, neye ne kadar değer verdiğini göreceksin. Sonra da bunları eğitici fikrin ilkelerine göre kontrol edeceksin.
• Rahat ve huzurlu yaşamak için kendinle ilgili her şeyi düzen intizam altına alacaksın.
• Suçlayan kişi suçlanacak kişidir. Şikayet eden kişi şikayet edilecek kişidir. Bunlar temel kanunlardır. Biri şikayete başlarsa hemen kestirip atmak gerekir. Bir eksik gördüysen o gerekliyi kendin yap veya kusurları ört. Böylece birlik ve beraberlik tamam olur. Şeytanın en büyük oyunu sureti haktan görünerek eksiği sana göstermesidir. Sende o eksiği tamamlayacağın yere suçlamaya ve şikâyete başlarsan birliği dinamitlemiş olursun. O kişi eksik tapmıştır. Ancak senin yaptığın o eksikten çok daha büyük bir ayıptır.
• Ne görüyorsan o sensin. O davranış sen de olmayabilir ama başka bir boyutuyla o sıfat sende vardır. Nasıl ki havaya atılan taş düşer, bu bir kanundur. Aynı şekilde insanda gördüğüdür.
• Huzursuzlukların kaynaklarından biri de başkası için yapmaktır. Dön de bir bak bakalım neyi niçin yapıyorsun? Kendi ihtiyacın olarak gördün sahiplendin de mi yaptın, yoksa başkası için mi?
• Bizim amacımız gerçekten insan olarak Allah’ın rızasını ve sevgisini kazanmaktır. Onun içinde Allah’tan başka kimseden hiçbir şey beklemek yok. Onun dostu olacaksak, onun bütün emirlerine uyacak ve bütün yasaklarından sakınacağız.
• Gayret sarf etmeden, sıkıntı çekmeden varılan hedefin değeri olur mu? Böyle vardığın hedefin değeri çok fazla olmadığından bir süre sonra o hedefi kaybedersin.
• Sevgiyle haşrolmayan kalp fesatlık yuvasıdır, bozucudur. Biz en çok sevgimize sahip olmaya çalışacağız ve sevgiyle dolup taşmanın derdine düşeceğiz. Hayatta yürek konuşur. Biz yüreğimizi sevgiyle dolduralım ki hiçbir hareketimiz kırıcı, bozucu olmasın.
• Dünyanın en büyük başarısı insan yüceliğine ulaşma başarısıdır.
İnsan Yüceliğini Gerçekleştirme Derneği |