| İki Zıt Arkadaş - iygder - 2011-10-10 21:33:31 |
Her insan bir şeyin peşindedir. Bende insanlarla günde yüzlerce defa bıkmadan usanmadan konuşan şu iki zıt arkadaşın peşine düştüm bu gün. Bir fırsatını bulsalar birbirlerinin canlarını alacaklar. Ama pekte canciğer gözüküyorlar. Hiçte birbirlerinden ayrılmıyorlar yinede, nedense?
Bir daha içmemeye söz veririz. Bu söze rağmen akşama yine içmeye giderken karşımıza çıkan iki arkadaş var ya işte onların takibindeyim. Meyhanenin yolunu tutacakken;
-Biri bağırıyor, içme!!! Yaptığın iş insanlığa sığmaz. Verdiğin sözde bile duramıyorsun. Bu ne acizlik. Sabahı düşün. Kendini düşünmüyorsan zavallı gövdeni düşün. Sıhhatine kıyma o güzelim evini harap etme. Her tarafını yıkıp viran etme. İnsan kendi evini kendi eliyle yıkar mı?
-Hemen diğeri sessizce karşılık verdi öbürüne duyurmadan. Adam sende şuna bak, ne biçim konuşuyor. Hadi aslanım, arkadaşlar seni bekliyor. Çabuk ol, bütün arkadaşlar şimdiye kendilerini unutmuşlardır. Kafayı tutup kendini uyutmaya, zihnini uyuşturmaya geç kaldın. Sen bakma o iyilikçinin sözlerine.
-Dur!!! Etme eyleme, gitme. Arkadaşların, yaptıklarını yaşamak zannediyorlar. Hâlbuki onlar yaşayan ölüler. Kendilerinden bile habersiz, kendilerini avutuyor zavallılar. Ne yapacaklarını şaşırmış, bunalım bataklığında çırpınıyor, çırpındıkça da habire batıyorlar.
-Bırak kardeşim o sözleri. İnsan dostunun yoluna gidersen her akşam evine gideceksin. Çoluğunla çocuğunla bir sofrada neşeli neşeli yemek yiyeceksin. Ailenle huzurlu olacaksın. Sabahları erken kalkıp işine gideceksin, işlerin yoluna girecek. Öööff ne can sıkıcı şeyler bunlar. İnsanı mutluluğa götüren bu gibi esaretlere dayanılır mı?
-Dur dostum, iyi düşün. Kendini iyi kontrol et. Sen sende göreceksin. Niye içiyorsun? Boşluk içindesin. Tatmin olamıyorsun hiçbir şeyden.
-Bırak dostum, bırak kardeşim o insan dostunun sözlerine kulak asma. Sen dünyaya niye geldin? Yiyip içip gezip tozup uyumaya. Gel gidelim uyumaya. Sonra canın sıkılır yalnız.
-Niye canın sıkılsın dostum? Öyle demişler, seni öyle inandırmışlar. Asılsız bir söze hemen inanman bak seni nelere sürüklüyor?
-Dinleme yahu. Görmüyor musun? Herifçioğlu seni uyuduğun tatlı uykundan uyandıracak. Uyandırıpta gerçek yaşayışı gösterecek.
-Dostum, o yolun çıkar yol olmadığını biliyorsun. Tecrübelerinle gördün. İşte içindesin. Fakat çırpındıkça battığının da farkında değilsin.
-Bak kardeşim o iyilikçinin dediği yola gidersen hep çalışman gerekir. Gayeli bir insan olman icap eder. Hep sana faydalı şeyler yapılır mı usanmadan.
-Dostum, eğer o gideceğin yol sana bir şeyler veriyorsa git. Bir daha, bir daha tecrübe et. Hem insan parasıyla kendisini nasıl uyuşturur, anlayamıyorum doğrusu.
-Ey arkadaş, bana bak. Onun, o iyilikçinin sözlerini dinlersen, kimseye haksızlık, saygısızlık edemezsin. Kimseyle hır gür çıkaramazsın. Herkesi sevmen icap eder. Her insana insan olarak değer vermen gerekir. Bütün vakitlerini değerlendirip insanlığa ve kendine faydalı olacaksın. Bu suretle huzurlu ve mutlu yaşayacaksın, yapılacak şey mi bunlar. Canın sıkılır senin, hem sen bunlara alışkın değilsin gel benimle.
-Hemen diyeceksiniz ki, yeni bir şey mi ortaya koyuyorsun sanki. Bizde biliyoruz bu arkadaşların hangisinin bize faydalı hangisinin zararlı olduğunu.
İşten çıkar çıkmaz, evlerimizin yolunu değil, meyhanenin yolunu tutmanın zararlı olduğunu, hayvanlar bile akşam yuvalarına giderlerken bizim yuvalarımıza gitmemizin ne demek olduğunu biliyoruz. Biliyoruz ki, paramızla şahsiyetimizi kaybediyoruz.
Biliyoruz ki, kendimizi kandırarak avutuyoruz. Biliyoruz ki boşluktayız. Bir türlü tatminkar yaşayışa ulaşamıyoruz. Ama ne çare ki bilmek bizim için bir kıymet ifade etmiyor. Bütün bu zararlı durumları bile bile kendimize yapıyoruz.
Sen bize bunları değil, bu durumları nasıl yapmayacağız? Nasıl kendimize zararlı hareketleri tekrar tekrar yapmaktan kurtulacağız? Nasıl istemediğimiz halde, yinede yaptığımız şeylerin önüne geçeceğiz. Bir yol biliyorsan sen onu söyle.
Çaresiz dert yoktur. Derdinin çaresine düşende elbet dermanını bulur. Yol kısa ve kestirme; Zıt arkadaşlarından iyilikçinin yanına kardeşim. Bizlerin, insanlıklarıyla yaşamak isteyenlerin yeri orası. Kendi derinliklerimizdeki o insan dostu, iyilikçiye ahbap olarak, daima onu sevip onu dinleyip onunla bir tek onunla ahbap olmalıyız. Onu dertlerimize merhem edinmeliyiz. Nice nice can kardeş. |