| Televizyon Seyretmeme Kararım İle İlgili Tespitlerim - Erdoğan Asiloğulları - 2011-08-24 12:46:35 |
Daha sonra düşündüm. Çünkü bu olay birkaç defa daha olmuş ben seyretmekte kararlı olunca belli bir süre sonra kararını bozuyor ve bana uyuyordu.
Kendi kendime düşünürken “Erdoğan usta kendinden utan senin öğretmeninin gayesi ne, sen ne yapıyorsun” dedim ve seyretmemeye karar verdim.
Bu arada diyet yapan insanların akıllarının yemekte kalması veya ekmek yemeyi sevenlerin ekmekte akıllarının kalması gibi benimde aklım dizilerin gününde kalmıyor değildi. Aklıma geliyordu “acaba Memati bu hafta ne yaptı, Polat ne yaptı” diye. Kendi kendime “usta ayıp olmuyor mu?” Deyince kayboluyordu. Belli bir süre sonra tamamen o isteler de kalmamaya başladı.
Dini kanallar dediğimiz kanallar bile olumsuzluk, karamsarlık, insanları birbirinden soğutma, kusur görme, bizim eğitim ilkesine ters olduğunu gördüğüm için tamamen seyretmeme kararımın ne kadar doğru olduğunu tespit ettim.
Yenisini doldurana kadar gün boyunca o düşüncemde kafamda oynayıp duruyor, en çok da namaz kılarken geliyor beni benden uzaklaştırıyor. En çok da hayalde meçhulde ve zan dünyasında yaşadığımı fark ettim.
Şimdi ise insanın ALLAH (c.c.)ın bir canını taşıdığını, burnunun bile kanamasına tahammül gösteremiyorum. Bütün canlı varlıklara karşı bakışımın değiştiğini fark ettim.
Sizin peygamberiniz “afet, kusur görme, sevgi bozucu, kin ve nefret uyandırıcı, ümit kırıcı, güven sarsıcı, moral bozucu insanları birbirinden soğutucu konuşma yapma” diyecek, ben de haber seyrediyorum diye bunları gözümden kulağımdan içeri alacağım.
Artık TV seyretmedikçe kulağımdan, gözümden kusur görmeler, olumsuz, karamsarlık, ayıp şeyler girmiyor öyle olunca zihnimin sade, gönlümün rahat ve huzurlu olduğunu hissediyorum.
Bu arada beynimin etki merkezini, fırsat buldukça gerçekçiyle doldurmaya başladım. İçinde bulunduğumuz çalışmadan sadece öğretmenimizin yanında haz duyuyor, daha sonra ayrıldıktan sonra şarzım bitti diyoruz ya, aslında sonradan gözümüzle, kulağımızla aldıklarımız gerçek değerlerle kısa devre yapıyor, böylelikle de neşemiz gidiyor hiçbir şeyden zevk alamıyoruz.
Öğretmenimizin sohbetlerinden nasıl haz alıyorsam arkadaşlarımla olan sohbetlerde de aynı coşkuyu ve sevinci yaşamaya başladım. Elhamdülillah. ALLAH beni ne güzel insanlarla arkadaş etmiş.
Kendim TV, uydu, montajcılığı yaptığım için kendim seyretmeyince seyreden kimselerdeki etkilerini dışarıdan daha iyi görmeme nasıl elini, kolunu bağlayarak kendimizi hapishaneye koyduğumuzu fark ettim. Şimdi ise hürüm hapishaneden çıktım Elhamdülillah.
Bana en güzel kazancıda bulunduğumuz fikri çalışmanın ne kadar büyük bir çalışma olduğu insanın ne kadar yüce bir varlık olduğunu öğretmenimizin de sayesinde her gün bir yönünü görüp takdir etmeye başladım.
Şeker rahatsızlığım, şekerin yükselmesinde uykusuzluğun, stresin ne kadar etkili olduğunu gördüm ve eser kalmadı Elhamdülillah. Bana en büyük zararı da unutkanlık yapmak imiş.
Unutmayayım diye parmağıma bir şey bağlasam bile ne için bağladığımı unuturken kafa huzuru bulunca unutkanlığım %80 olarak azaldı. Bu sayede gerçek değerlere ve gerçekçiye daha çok değer vermem gerektiğini fark ettim.
Namazlarımı şimdi daha huzurlu ve zevk alarak kılıyorum. En güzeli de evimize huzur geldi. Eşimin ve çocuklarımın da seyretmemesi bana çok büyük destek oldu.
Beraberce gerçek değerlere doğru koşuyoruz.
En önemlisi de senelerdir acaba uyanır da kendilerini bulmaya, özlerine koşarlar mı diye maddi ve manevi tüm her şeyi ile bize örnek olan güzel insana ne kadar teşekkür etsem azdır.
Erdoğan Asiloğulları
|