Zekanın hedefe aşık olduğuna kendi hayatımda tespitler yaptığım için artık inanıyorum. İnsan zekası fizyolojik veya ruhsal kalıcı bir hastalık olmadığı sürece çok sağlıklı çalışır. İnsanın her konuda istediğini yapabilecek yeteneği vardır. İnsan aklı gerçek insan sevgisiyle çok büyük gelişmeler kaydedebilir.
Koşulsuz sevgi insan hayatında çok önemlidir. “Ne olursan ol, kim olursan ol seni çok seviyorum ve senin sen olman yeterli” mesajı insana büyük bir enerji veriyor. İnsan her şeyi kullanmayı öğrendiği gibi aklını ve aklına bağlı merkezleri de tanıyıp nasıl çalıştığını, nasıl korunduğunu, nasıl temizlendiğini ve nasıl geliştirildiğini bilip ona göre aklını kullanmayı bilmedir.
İnsan aklı çok karmaşık ve insanın kendinin bile anlamakta çok zorlanacağı bir yapıdadır. Bizler onu tanımadığımız için biz onu kullanacağımıza o bizi kullanıyor. Akıl karmaşık ve çok güçlü bir mekanizma. Eğer onun bize faydalı çalışmasını istiyorsak onu kullanmayı insan ustasından öğrenmeliyiz. İnsan ustası bizi aklın oyunlarından kurtarıp, sağlıklı çalışmasını öğretir. Gerçek insan sevgisi ve insanlık iddiası bizim aklımızın gelişmesini ve temizlenip sağlıklı çalışmasını sağlar.
Başka özenti ve sevgiler aklın körelip kendine zarar vermesine bile sebep olabilir. Çevremizde ve geçmiş hayatımızda bunu çok gördük ve yaşadık. Şimdi ise artık aklımız daha verimli ve sağlıklı çalışıyor. Aklımızı kendimize kullanıp gereksiz yere yıpratıp onu yormuyoruz. İnsanca yaşamanın tadıyla artık aklımızı vicdanımızın istek ve direktifleri sayesinde doğru işletiyor ve onun oyunlarını çabucak fark edip hası-bası seçebiliyoruz.
Akıl kendiside madde olduğu için gövdeselliğe programlı ve gövdeyi düşünüyor. Kendini de madde algılayıp manevi yapısını göz ardı ediyor. İnsanın ruhsal yapısı akıldan bağımsız ve tamamen yaratıcıyla bağlantılı olduğu için akılla çok ters çıkabiliyor. İnsan akla ters gelse bile içine uyarsa huzuru yakalayabiliyor. Huzurunu takip edende aklını öziçgüdüsüne uydurmak zorundadır.
Huzurlu yaşamanın tek yolu budur. Eğitimcinin rolü burada çok önemlidir. Öziçgüdünün isteklerini onun sayesinde seçebilir ve uymayı öğrenebiliriz.
Öz içgüdünün isteklerine uydukça elde ettiğimiz faydaları gören akıl daha sağlıklı çalışmayı öğrenir. Bu şekilde akıl gelişip verimli olur.
Gerçek insanın değeri de daha artarak hayatın merkezi durumuna erişir. İnsanlık iddiası insanı yaratılış gayesine kilitleyerek akıl ve merkezleri bu yönde sağlıklı kararlar alarak olağanüstü çalışır.
Ayşegül Kazıcı
Tekn.Tasarım Öğrtmeni