Bildim Dediğin Sürece İç Dünya Kapıları Mümkün Değil Açılmaz Anaman Kümesi Grup Toplantı Raporu
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Kullanıcı Adı :

Şifre :

Tekil Ziyaretçi : 28920
Çoğul Ziyaretçi : 767009
İp Adresiniz : 38.107.179.217
İygder - Makaleler - Yaşayış Ölçüleri
Neye Nasıl İnanacağız - İygder - 2011-07-30 08:58:40

Kimin kalbi ne ile doluysa onun has ( gerçek) dini odur.

 

Kimin kalbi ne ile doluysa, O kalbini dolduranın dindarıdır.

 

İnsan yaratılışında; bir şeye inanıp, o inandığının dindarı olmak zorunluluğu vardır. Bu hal, yaratılışın mecbur ettiği bir gerçektir. Dinsizlik bile ona inananın dinidir.

 

Öyleyse biz, bize yetki ve huzur getirecek, bizi insanca saadet içinde yaşatacak, manevi kuvvetler alınacak bir dinin sahibi olalım. Çünkü; İnanç ve dinin kuvvetiyle insan kendisine yön çizer ve başarılı olur. Bu husus hayatımızın en önemli meselesidir.

 

İman ve dinden maksat; İnsanın, kendi insanlığının icabınca yaşamasını sağlamaktır. İnsan yaratılışının icaplarında öyle ince noktalar vardırki, bu incelikler insana sevinç ve saadet getirir. Bu incelikler dikkate alınmazda lüzumsuz görülür basite alınırsa insan neye sahip olsa yine hayatından hoşnut olamaz.

 

Bugün için gerçek veçhesiyle inanç ve dinin ne ve ne için olduğunu analarımızda, babalarımızda, hocalarımızda bilemiyor. Bizede gerçekliği ile öğretmemişler. Ama biz artık hayatın bu temel konusunu ve insanın en temel ihtiyacı olan inanç ve din meselesini büyük bir önemle ciddiye almak zorundayız.

 

Muhakkaktırki, insana bir dayanak lazımdır. İnsanın en temel ve önemli ihtiyacıda budur.

 

İnsan, huzur ve emniyet ister. Kalben tatmin olmak ister. İç huzuru ister. Saymak sayılmak, sevmek sevilmek, inanmak inanılmak, yetkili olmak, başarılı olmak ister. Yapmak istediğini yapabilmek, yapmamak istediğini de kat’iyen yapmamaya muvaffak olmak ister. Emin istikbal, birbirlerine inanan, birbirlerini seven, beğenen, gerçek samimiyetli ortam ister. Söz verenin sözüne, ahbabın ciddiyetine, samimiyet ve feragatine emniyet ister. Aldanmadan, aldatmadan yaşamak ister.

 

Bunların hepside gerçek bir inanç ve kalben güven kesinliğiyle olur. Bunun için; En önce gerçek bir dayanağa dayanmak şarttır.

 

Her kritik dalgalanmada, dayandığımız zaman müsbet sonuçlar alacak dayanım ihtiyacımız, ekmeğe, suya olan ihtiyacımız kadar vardır.

 

Bütün bunların gerçekleşmesi kalbi iman ve kalbi imanın yaptırdığı gerçek imanla olur. Şimdiye kadar anladığımız ve yaptığımız gibi; Kalıp camide, kalp başka yerde biçiminde kalıp diniyle ve hayali inanımla olmaz.

 

Bugünkü iman ve din anlayışının önemsiz görünmeside bu esasların anlaşılmamasındandır. Kalp ile olacak işleri kalıp ile yapmaktandır.

 

Öyleyse bizler gerçekçiler olarak neye nasıl  inanacağımızı ciddiyetle tesbit edelim. İmanın ve dinin önemini gerçekten takdir ederek kalıp dindarı olarak içsiz yaşamaktan kendimizi kurtaralım. Gerçek dindarlar olalım.

 

O halde inanç nedir? İman nedir? İmanın temel ilkeleri nelerdir?

 

Neye nasıl inanacağız?

 

TEMEL İNANCIMIZ VE İNANÇ İLKELERİMİZ

(NEYE NASIL İNANIYORUZ?)

 

A-) Bizim inancımızın ana esasları, temel ilkeleri vardır. Düşüncelerimiz bu temel ilkeler istikametinde biçimlenmiş ve kabullerimiz bu noktalarda kesinleşmiştir.

 

B-) ÖZET ESAS: Bir Allah (C.C) vardır. Bütün varlık ve hepimiz ona dayalıyız ve onun işlerinin sebepleriyiz. Biz, özümüzde bizi yaşatan Allah (C.C)’ a dayanırız. Ona inanır, ona güvenir ve ona kulluk ederiz.

 

C-) İLKELERİMİZ:
      1-) Allah (C.C) birdir. Bütün varlığı ile birdir. Her şeyi varından var eder. Bütün varlığı yaşatan sevk ve idare eden odur. Sonsuz hayatı ile tüm varlığı içlerinden yaşatır. Bizide ( insan) sonsuz hayatı ile yaşatmaktadır. Biz (insan) nefes alıp verdiğimiz noktadan onun külli hayatına dayalı yaşamaktayız. ( Allah (C.C) birdir.)

 

2-)Biz (insan) Allah (C.C)’ ın en şerefli varlığı ve sahiplik sıfatıyız    (yetkisiyiz)  Bütün mahlukatını adalet ve güzellikle sevk ve idareye memuruz. (Allah (C.C)’ ın malikiyet sıfatıyız.)

 

3-) Bizim (insan) bu şerefli sahiplik görevini adalet ve güzellikle yapmamız şarttır. Bunu ise ancak öz yapımızın güdümlerine  uygulu yaşayarak yapabiliriz.
( İç dünyamızı okumalıyız.)

 

4-) Öz yapımıza uygun yaşayabilmemiz içinde öz yapıyı bilen bir gerçek inanç ustasına çırak olup onunla candan ahbap olmamız şarttır.

 

5-) Gerçek hayat dış dünya yaşayışı değil, iç dünya yaşayışıdır. Gerçek insanda gövdesi değil iç dünyasıdır. (Güdümler, duyumlar, duygular, hisler, düşünceler ve tezahürat. ) (Ahiret)

 

6-) Diğer bütün varlık bizim (insanın) emrimizde ve hizmetimizdedir. Ve takdirimiz nisbetinde kullanıma tabiidir. ( İyi, kötü takdirimize göredir.)

 

D-) TEMEL EĞİTİM İLKEMİZ: (UNUTULMAYACAK)

 

1-) Biz bu yolda yani şerefli sahipliğimizi gerçekleştirme ve iman tamlığına ve kesinliğine ulaşma yolunda giderken karşımıza  dıştan ve içten bir sürü aksilikler, terslikler, engeller çıkabilir. Bunların sebebini dışta değil, kendi sahipliğimizi yaşayamadığımızda arayacağız. Ve  bu ilkeyi hiçbir zaman unutmayacağız. 

İnsan Yüceliğini Gerçekleştirme Derneği
Adres : Yaylacık mahallesi Ulubatlı Hasan cd. 16. sok. No:2/15 -- KIRIKKALE
www.iygder.com | iygder@iygder.com
web tasarım ankara