Bildim Dediğin Sürece İç Dünya Kapıları Mümkün Değil Açılmaz Anaman Kümesi Grup Toplantı Raporu
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Kullanıcı Adı :

Şifre :

Tekil Ziyaretçi : 28920
Çoğul Ziyaretçi : 767002
İp Adresiniz : 38.107.179.220
İygder - Makaleler - Küme Çalışmalarımız
Hedef Kümesi Toplantı Raporu - Atilla TAŞKIN - 2011-07-08 14:33:57

Sohbetin Genel Özeti

 

1) Küme başkanımız sayın Ekrem ÇELİK toplantıya katılan arkadaşlarla kısa kısa genel sohbet etti.

 


2) Arkadaşlarımıza hafta boyunca tespit ettikleri konular soruldu ve bu konular üzerinde sohbet edildi. Tespitlerimizi paylaştıkça arkadaşlarımıza faydalı olduğumuz görüldü.

 


3) Bu hafta ciddiyetle üzerinde durduğumuz talimimiz tek tek arkadaşlarımıza soruldu ve şöyle tespitler ortaya çıktı;

 


 Sayın Samed ŞENTÜRK :

- Kusur görüldüğünde nefretle bakmamak gerektiği gibi kınamamak gerektiğini,

- Muhatabı kusuru görünce küçük düşürmemenin önemli olduğunu,

 - Sahipliliğimizi yapıp kusuru görünce onu örtmemiz gerektiğini bizlerle paylaştı.

 

Sayın Ahmet Rifat ZORLU :


- Her şeyin, iyinin, güzelin ve doğrunun Allah tan geldiği,

- Her şeye evet demenin güzel olduğunu fakat gerektiği yerde hayır demeyi bilmemiz gerektiğini,

- İlk önce kusuru dille söylemeyeceğimizi, sonra görmememiz gerektiğini en sonunda düşünmememiz gerektiğini, bu ilkeyi tam anlamıyla yapmanın devamiyet ve bu sıralamadan geçtiğini,

- Kusur görmenin muhabbet bozduğunu  bizlerle paylaştı.

 

Sayın  Atilla TAŞKIN :

- Bu ilke üzerinde durmanın ilkeyi ciddiye aldığımızda çok zor olduğunu fakat zorluk zevk haline geldiğinde bize verdiği ferahlığı ve zihin sadeliğini,

- ilk zamanlarda ikileme düşüldüğü ve bu ikilemi dostun sözü olan ‘ zıttımızdan güç almak’ sözüyle aşıldığın,

 - Kusur görmenin muhabbeti bozduğu gibi kendimizi geliştirmemizde, hedefe yürümemizde bize en büyük yardımı sağlayan zihin sadeliğini de ortadan kaldırdığını bizlerle paylaştı.

 

Sayın Ziya CAN :


- Sahipliliğimizi yapmamız gerekmekte. Pergel misali bir ayağımız noktadan ayrılıp kusur görsekte diğer ayağımızı sağlam basıp, yerimizden ayrılmamamız gerektiğini bizlerle paylaştı.

 

Sayın Ekrem ÇELiK :

 

- Ekrem beyi etkileyen bir hikaye okundu, ‘olumsuzluklara kulak tıkama ’ bu hikayeden tespitlerimiz ;

 - İnsan olarak gücümüzün farkına varıp, hedefimizi seçip özgüvenimizle kulağımızdan yönetilmeden başarıya ulaşabiliriz. Kesin kararlı olup kendimizi olumsuzluklara kapalı tutmamız gerektiği tespit edildi.

 

4) Bu haftaki yazılı ödevlerimiz okundu.

 

5) Olumsuzluğun bizim bakış açımızdan kaynaklandığı tespit edilip bu hataya düşmememiz gerektiğinin üzerinde duruldu.

 

6) Olumsuzluğu kaybetmek için muhatabımızı sert bir şekilde eleştirmeden ziyade onun hoşlandığı şekilde onu kırmadan uyarmamız gerektiğinin üzerinde duruldu.

 

7) Bahçe sezonumuzun açılması sebebiyle Eğitim bahçemizde yarım bırakılan işleri, ortalığa bırakılan malzemeleri, şikayet etmeden bizim toplamamız gerektiğini ve arkadaşlarımızın yüzüne vurmadan “ben bunları hallettim haberin olsun” diyerek arkadaşımızı hem rahatlatacağımızı hem de kibarca uyaracağımızı, bu şekilde davranırsak ikili ilişkilerimizin de bozulamayacağının üzerinde durduk ve biz bu güzel davranışı yaptığımızda eğitim bahçemizin, tam eğitim bahçesi olacağını tespit ettik.

 

8) Bahçe işlerimizin kamu işi olduğu, bu nedenle de gerekirse sert bir şekilde uyarmaların yapılacağını, yalnız bu uyarıları bizim değil dernek başkanımızın yapacağının kararına vardık.

 


9) Severek yapılan işin sevgi bozmamak adına yanlış olsa bile yarıda bıraktırılmayacağının üzerinde durduk. Tahir bey, uzun yıllar önce  Ekrem arkadaşımızla yaşadığı bu konuyla ilgili olayı şöyle dile getirdi;

“Uzun yılar önce ben bahçede bir iş yapıyordum. O zamanlarda malzemelerimiz bu kadar çok değildi, çoğu zaman malzemeleri kullanabilmek için beklerdik. Ben işin başından az bir süreliğine ayrılmıştım.

 

 Döndüğümde baktım ki Ekrem bey bütün malzemeleri toplamış  el arabasıyla malzeme dolabına götürüp güzelce yerleştirmiş. Ben de yarıda kalan işi hemen yarına erteledim, “niye götürdün? işim bitmemişti daha, yarım kaldı, git tekrar getir malzemeleri” demektense teşekkür edip “aferin” dedim.


Çünkü gördüm ki ortalığı dağınık gördü ve düzenlemek için yaptı bunu. Ters bir davranışım onu kırabilirdi, diyerek anısını bizle paylaştı. Bizde bu kısa ama etkileyici bir şekilde ders veren olaydan hemen dersimizi çıkarttık.

 


10)  Arkadaşımızı yanlışlıktan kurtarmak için gerekirse gördüğümüz kusuru da arkadaşımızla uygun bir dille paylaşıp yaptığının yanlış olduğunu göstermemiz gerektiğini tespit ettik.

 

11) Dostumuzun bize yaptığı gibi, hataları yüze vurmadan değişik yollar izleyerek karşımızdakini kırmadan ona hissettirip gerekeni yapacağız, konusu üzerinde durduk.

 


12)  Ustamızın yaşantısının üzerinde duruldu.

 


13) Tahir bey fikrimizle ilgili tecrübelerini bizlere anlattı. Yüce Dostun yaşayışı, bizlere davranışı, arkadaşlarımızı iş yerlerinde ziyaret ederek onları onore etmemiz gerektiği, gençlerin diyaloglarının candan olması gerektiği, birlik ve beraberliğin şart olduğunu bizlerle paylaştı.

 


14) Kusurla hatanın birbirine karıştırılmaması gerektiğini tespit ettik.

 

15) İnternet sitemizden sayın Çelebi BÜYÜKARSLAN’ ın yazısı okundu.

 

16) Muhammed’ ül emin kitabından altıncı ve yedinci sayfalar okundu.

 

17) Eğitim ilkelerimizi de okuyarak toplantımıza son verdik. 

 

Bu hafta üzerinde ciddiyetle duracağımız


ÖDEVİMİZ;

"Ayıpları örtücü ol. Başkalarının ayıp ve kusurlarıyla meşgul olma."

 

 

                                                                                           Küme başkanı adına hazırlayan;

 

                                                                                                                 Atilla TAŞKIN

 

İnsan Yüceliğini Gerçekleştirme Derneği
Adres : Yaylacık mahallesi Ulubatlı Hasan cd. 16. sok. No:2/15 -- KIRIKKALE
www.iygder.com | iygder@iygder.com
web tasarım ankara