| Fikrimize Göre İnsan İnancı - İygder - 2011-06-27 18:36:38 |
18.06.2011
• Üç beş tane pinti adam bir araya gelir ve beraber rahatsız olmadan kendi kendilerine yaşarlar. Çünkü hepsinin yüreğinde aynı değer vardır. Aralarına bir cömert geldiğinde bir süre sonra rahatsız olurlar. Çünkü cömertlik insan derinliklerinden gelen güzel bir davranıştır. Cömert, cimrilerin yanında olunca onlar da bu duyguyu yaşarlar ve rahatsız olurlar. Çünkü cimrilerin yüreğinde madde olduğundan onların değer yargıları da bu istikamette çalışır.
• Çok bilgi edinmek insanı yaşamaya götürmez. Sen, bozuk olan inançlarının üstüne yeni bilgileri yüklediğin sürece yaşamın değişmez. Oysa altta olan inançlardır, işi yapan. Onun için bilgi yığmak yerine o inançlar değişecek. İnsan iyi, güzel ve doğru diyor ama dediklerini yaşayamıyor. Neden? Ağız iyi, bilgiler güzel. Ama kişinin kalbinde, değerler dünyasında bunun bir değeri yok. Onun içinde yaşamaya geçmiyor. Onun için, vücut inançtır. Öncelikle inançlar tashih olacak.
• Kapı deyince dört harflik bir kelime… Bu dört harf midir kapı? Yoksa kapıyı ifade eden bir kelime midir? Yani kelimenin ötesinde gerçekten bir kapı vardır. Aynı şekilde insan kavramı da beş harflik bir kelimeden ibaret değildir. İnsan duygusu, duyumu, hissi, güdümleri, alışkanlıkları, öz yapısı, aklı, inançları olan bir varlıktır. Yüzeyde kalırsan insan der geçersin ama insan kavramına derinlemesine gidersen bu kesin ve gerçek bilgi olur. Ama insan der ve bunun hakkında fikir sahibi olmazsan buna hangi bilgi diyeceğiz?
• Bize göre bilgi eyleme geçiren şeydir. Yaşama geçirmeyen bilgi gerçek bilgi değildir.
• İnsan üç yaşında, beş yaşında şimdi bile kabul ettiği değerleri ve inançları kendi iç dünyasına alıyor. Ondan sonra da kurtul kurtulabilirsen. İşte biz kişilik eğitimine bu insana yakışmayan inançlardan kurtulup, yerine insana yakışır inançlarla donanmak için geliyoruz.
• İnsanın kendinde gördüğü olumsuz duyguları kendine samimi olarak dönmesi ve tövbe etmesi yetmez. Hemen ardından o duyguya yol açan inancı bulup, kökünü kazımadıkça o duygular yaşanmaya devam eder. Allah cömert ol diyor. Sen cömertlik yaptıkça sıkıntı duyuyorsun. Neden? Kalbinde madde sevgisi var. Senin kalbinde madde sevgisi varken, dünyaca dua etsen bir işe yaramaz. Cömert olabilmen için cömertliğe inanman gerekiyor.
• İnsan inancı müthiş bir güce sahiptir. Sen, hiç var olmayan, değeri olmayan bir şeyi bile değerli gibi inanıp kafana sokarsın. Sonra da canın sıkılır.
• Nefes alıp vermek zaruri bir ihtiyaçtır. İnsanın da bir barınma, dinlenme, yeme ve içme ihtiyacı vardır. İnsanlar yıllarca çıplak ayak gezinmiş, sonra ayakları zarar görmesin diye ayakkabıyı bulmuşlar. Yani bu normal bir ihtiyaç. Ama insan bu basit ihtiyacı karşılarken bile kendini sıkıntılara atıyor. “Şu marka olmalı, bu marka olmazsa ben giyemem” gibi etkiler ise sonradan kafanın uydurduğu sanal ihtiyaçlardır. Sonra o istekler olmayınca da insan sıkıntılara gömülüyor.
• İnsanlar genel olarak eserlere bakıyor. Ama eseri ortaya koyan kişiye bakılmıyor. Bugün insandan ziyade insanın yaptıkları hayranlıkla seyrediliyor. 800 metrelik bina yapılmış deniliyor. Oysa onu da yapan bir insandır.
• İnsan, çevresini yüreğindeki değerlere göre değerlendiriyor. Yüreğinde maddeyi seven adam, hiç insana değer verebilir mi?
• Sevgi denince soyut ve yuvarlak bir kavram akla geliyor. Oysa sevgi, ikramla, ilgiyle somutlaşıyor. İnsan sevdiği birine güzel duygularla hizmet ederken hissettiği güzel duyguları, sevmediği birine hizmet ederken hissedemiyor. İkisinde de hizmet var ama sevdiğin insana hizmet etmenden duyduğun hisler, diğeri ile aynı değil.
• İlgilendiğin konuları gerçeğe ve müspete bağla ve gerçek değerini duy. Gerçek değerini duy ki ona göre sevgin oluşsun. İşte sevginin kaynağı bu kesin inançtır. İnsanın inancı sağlam olmazsa sevgi bozulmaya mahkûmdur.
• Everest dağına çıkılır mı? Çıkılır, işte çıkanların resimleri ve görüntüleri var. Şimdi sen buna inandın mı? Sen Everest’e çıkabilir misin? Aynı şekilde insan yücedir diyorsun ve yüce insanı da görüyorsun. Şimdi sen yüce bir insan mı oldun? Buna gerçekten inanıyorsan, bunu yaşayışınla ispat etmen gerekiyor. Yoksa Everest’e çıkanları görmen seni Everest’e çıkarmaz.
• Allah’a inanan bir insanın herhangi bir şeye salt olarak zararlı demesi kadar tuhaf bir şey olmaz. Kafayı çekmek için morfin alırsan bu zararlıdır. Ama diş çektirirken morfin alırsan canın yanmaz ve bu iyi bir durumdur. İş tamamıyla senin kullanımına, senin değerlendirmene bağlı.
• İnsan kendinden başka her şeyi övüyor. Arı bal yapıyor diye öve öve bitiremiyorlar. Arı binlerce yıldır bal yapar, başka? İyi de Allah’ın insanı milyonlarca şey yapıyor ama insan hakkında herhangi bir övgü yok. Hâlbuki arıyı da kullanan insandır. Onun için Allah’a giden yol insan kalbinden geçer. |