Bildim Dediğin Sürece İç Dünya Kapıları Mümkün Değil Açılmaz Anaman Kümesi Grup Toplantı Raporu
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Kullanıcı Adı :

Şifre :

Tekil Ziyaretçi : 28887
Çoğul Ziyaretçi : 765878
İp Adresiniz : 38.107.179.216
İygder - Makaleler - Değişen Hayatlar
URFA DAN ESİNTİLER - Selçuk Başbuğa - 2011-06-25 23:34:20

 

Seminer dolayısıyla Ş. Urfa merkezde kalmam gerekiyordu. Günler öncesinden polis arkadaşımın referansıyla polis evinde on günlük rezervasyon yaptırdık. Köyden Urfa merkeze gelmek her zaman mümkün değildir. Yan köyden tüccar bir amcamızla yol arkadaşlığı yaptım. Yaptığım yolculuklarda eğitim ilkelerimizden birini yol boyunca yaşamaya çalışıyorum.

 

Polis evine geldim, rezervasyonumun olduğunu söyledim. İşlemler yapılırken öğretmen olduğumu belirtmiştim. Arkadaşım da rezervasyon esnasında söylemişti ve kabul edilmişti. Resepsiyondaki görevli “seni alamayız, etik olarak uygun değil” dedi. Bir an bocaladım. Etik derken neyi kastetti?

 


“Şimdi seni iki polisin kaldığı odaya vereceğiz. Onlar polis sen sivilsin. Onlar silahlarını bırakıp dışarı çıkıyorlar, uygun olmaz” dediler. Bende odaya kalemimi bırakıp çıkacağım, neden bu şekilde düşünüyorsunuz, neden rezervasyonu kabul edip sonradan iptal ediyorsunuz, dedim?

 

Beni almadılar, uzatmadan teşekkür ettim ve oradan ayrıldım. İçimden suphanallah dedim ve diğer kurumlarda boş yer aramaya başladım. Dört kuruma gittim almadılar. Yer yok, sporcular gelecek, dediler. Öğretmen evinin kafeteryasına çıktım. Küçük kitaplarımızdan bir tanesini okumaya başladım.

 

Saat 22.00`a geliyordu. Kalacak yer yoktu. Telefonum çaldı, köyden bir abimiz ne yaptığımı sordu. Durumu kendisine anlattım. Yan masada iki kişi oturuyordu. Yanıma geldiler, “hocam çay içelim buyurun” dediler.
Önce kendimi tanıttım. Biraz muhabbet ettik. “Kalacak yer arıyorsun galiba” dediler.

 

Evet dedim. “İl Özel İdaresi Misafirhanesi Müdürünü arıyorum, orda kalabilirsin” dediler. Nasıl olur, ben orayı aradım yer olmadığını söylediler dedim. “Sen valizini al, geç olmadan git” dediler.  Gittiğimde yer ayrılmıştı. Odaya yerleştim, düşünmeye başladım.

 


Vardığım sonuç; sahipli  yaşamak bu olsa gerek dedim. Hiçbir etkilenme yok. Sonuçlar menfiydi. Suphanallah diyerek, sızlanmadan  yoluma baktım ve bütün kilitli kapıların bir bir açıldığını tespit ettim. İki gün sonra misafirhane müdürü yanıma geldi. “Telefon eden beyefendiyi nerden tanıyorsun?” dedi.

 

Tüm samimiyetimle olanları anlattım. İki saate yakın muhabbetimizin ardından, “hocam kapımız sonuna kadar açık, istediğiniz zaman kalabilirsiniz” dedi. Müdür beye olanları tüm doğallığımla anlattığım için bir güven ortamı oluşmuştu.

 

Her olay karşısında Suphanallah diyebilmek meziyetler medeniyetinde yaşamakla mümkündür. Bu medeniyette yaşamakta ancak ve ancak bir Allah dostunu sevmekle mümkündür. Dost bize kendimizi yaşatır. Başkalarını yaşamamızdan kurtarır, bizi kendi öz yapımızda yaşatmaya imkân sağlar.

 

Onun tüm meziyetlerini yaşamak bizim iç dünyamızın diri bir yapıda çalışmasını sağlar.
İbrahim peygamberin diyarı balıklı gölde dile getirmek istediğim şey; sahipli yaşamak,  Yüce Dost ile güçlenmek. Neşeli  anlar…

 

                                                                                                                        Selçuk Başbuğa

 

                                                                                                                              Öğretmen

 

İnsan Yüceliğini Gerçekleştirme Derneği
Adres : Yaylacık mahallesi Ulubatlı Hasan cd. 16. sok. No:2/15 -- KIRIKKALE
www.iygder.com | iygder@iygder.com
web tasarım ankara