Bildim Dediğin Sürece İç Dünya Kapıları Mümkün Değil Açılmaz Anaman Kümesi Grup Toplantı Raporu
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Kullanıcı Adı :

Şifre :

Tekil Ziyaretçi : 28886
Çoğul Ziyaretçi : 765864
İp Adresiniz : 38.107.179.217
İygder - Makaleler - Küme Çalışmalarımız
Bu Hafta Döne Hanımdayız - Derleyen: Aysel Yiğit - 2011-06-17 11:28:48

Heyecan, sevgi, saygı ile Allah’a kul, Peygambere ümmet olmak amacıyla kapısını çaldık arkadaşımızın. Sevinçle kucaklaştık, hasretle bakıştık, neşeyle sohbete başladık Elhamdülillah, şükürler olsun kavuşturana.

 

Eda Başkanımız, rahatsızlığı nedeniyle olmadığı için Aysel Hanım Kalfa sohbeti idare ediyor.
Muhabbete daha güzel insan olmak amacı ile başlıyoruz.

 

Arzu Hanım;
Ben bu sohbet meclislerinde  esas çeyizlerimizi öğreniyorum. Eskiden çeyiz diye sandıklarımızı doldururduk, şimdi ise çeyiz diye biz kalplerimizi güzel ahlakla, anlayışla, hoşgörüyle , sevgiyle dolduruyoruz.

 

Bu manevi çizgiler bir kızda kesin olması gerekenler. Bunları kızken öğrensek daha iyiydi ama olsun Rabbim evliliğimin ilk yıllarında nasip etti çok şükür. Bu eğitim ocağında bu manevi çeyizleri alıp uygulama fırsatı verdi.

 

Diğer taraftan ailemizde eğitimimizi uygulamayı sürdürüyoruz. Bir çalışma durumum var. Bunun için kayınvalidemler çocuğuma bakmak için bizde kalıyorlar. Kayınvalidemle bütün sorunlarımı aştığımı fark ettim.

 

O benim annemdir deyip kabul edince sorun kalmadı. Ama görümcem bir genç kız, işte onda zorlandığımı hissettim. Yediğini toplamayınca, yardımcı olmayınca ona kızdığımı fark ettim. Hemen ustamla müşavere ettim ve besmele çekip bu rahatsızlığımı halletme kararı aldım.

 

Eskiden ona şöyle yap, böyle yap derken bu sefer neyi gördüysem kendim yapmaya çalıştım, kalben de ona kızmadım. Birkaç gün sonra görümcemde değişiklikler olmaya başladı. Yediğini topluyor, ev işlerinde bana yardımcı oluyordu. Ben onu insan etme, düzeltme derdinden kurtulup kendimi insan etme derdine düşünce ve bunun gereklerini ustamla müşavere edip uygulayınca hem kendime faydam oldu hem de yanımdaki insanlara.

 

Ne güzel Allah’ım iyi ki bu eğitim ocağını nasip ettin de kendimizi insan gibi yetiştirmeye çalışıyoruz.

 

Güler Hanım;

Bu hafta uyanışlar yaşadım. Bir kere sahipliğin ne demek olduğunu öğrendim. Sahiplik insanın üstüne düşen görevi yapması, gerekliyi görmesi, gördüğü gerekliyi kendisinin yapması, başkaları tarafından yapılmayınca da kafaya takmamasıymış.

 


Eskiden eşim, çocuklarım benim anlayışımda olsunlar, fark etsinler, yapsınlar derken şimdi bu anlayışı bıraktım, kendim fark ettiğimi yapıyorum ve gerisine karışmıyorum. Örnekliğimi yaparak, yaşayarak gösteriyorum.

 


Son haftalarda fark ettim ki  kızıma fazla meyillenmişim ve bu arada oğlumu ihmal etmişim. Geçerli sebep olarak da o erkek, 20 yaşına geldi artık o başının çaresine bakar düşüncesi etkili olmuş. Bunu fark edince hemen oğlumla ilgilenmeye başladım, ilk olarak da ona sevgimi gösterdim.

 

Gün içinde sık sık sarıldım, öptüm ve onu çok sevdiğimi söyledim. Birkaç gün sonra oğlumda bana sarılmaya, benimle ilgilenmeye en önemlisi de sorunlarını benimle paylaşmaya başladı.

 


Demek ki, büyük-küçük demeyeceksin. İnsan olan herkesin ilgiye, alakaya ve sevgiye ihtiyacı var. Bizde de bunlar Peygamber ocağı sayesinde çokça var, öyleyse bunları verelim, ne diyor Allah(c.c.); Siz verin ki nimetlerimi artırayım. Verdikçe çoğalıyor. 
Teşekkürler ustam iyi ki varsın.

 

Necla Hanım;


Ben evimde bu hafta peygamberimin sünnetlerini yaşadım. Neyi fark ettimse kendim yaptım.
Kızımı tanımışım yatağını kapatmadan çıkmaz odadan.

 

Baktım herhalde acelesi vardı kapatmamış yatağını hemen ben kapattım, kızım gelip görünce anneciğim ellerine sağlık deyince öyle mutlu oldum ki görülmeye değer. Kızım evde olduğu için vakitlerde bulaşığı hep o yıkar, bu hafta o yıkıyor ise ben duruladım ve kalkıp gördüğümü yaptım.

 

Nihal Hanım;


Bende yeni kararlar aldım hayatımda. Allah bana böyle bir eğitimi nasip etmiş, o zaman en önce yakınlarım bundan nasiplenecekler diye düşündüm ve bu düşünceyi harekete geçirdim.

 


İngiltere’den gelirken ilk uzak olmalarına rağmen kayınbabam ve kayınvalidemin yanına gittik, eğitimimin gereği ne varsa yapmaya çalıştım. O güzel insanları mutlu bırakarak Ankara’ya döndüm.

 

Burada abim ve yengemin misafiriyim, onların zihnini meşgul edecek hiçbir hareketi yapmamaya özen gösteriyorum. Çocuğuma şefkatimi artırdım.

 

Şu zihniyeti kendimde yerleştirmeye başladım, Peygamberimizin sünnetlerini yaşayacağım, buna da en yakınlarımı zihnen, kalben, bedenen rahat ettirerek başlayacağım.

 

Emine Hanım;


Bu hafta evdeki sevgi hareketlerini kuvvetlendirmek için adımlar attık.
Annemde de, bende de birbirimize sarılalım, öpelim sevdiğimizi söyleyelim yoktu. Manevi anlamda annemde bu konuda bir adım attı, bende.

 

Bir de baktım ki orta noktada buluşmuş, birbirimize sarılmış öpüşüyoruz, birbirimize sevdiğimizi söylüyoruz. Neslihan ablamla böyle bir problem yok. O kendi gelir sarılır, öper. Demek ki problem yapmayan olunca çıkıyor, o zaman bizim o konuda daha çok gayret sarf etmemiz gerekiyor.

 


Aile toplantısı yapıyorduk, sohbet bitince amcam(Kayınpederi) soruyor söylemek istediğiniz bir şey var mı? Diye, sıra bana gelince ben de hepinizi çok seviyorum dedim. Bu sefer herkese söyledim, inşallah eğitimde ilerledikçe o güç ve güven sahibi oldukça amcamın yüzüne “seni seviyorum amca” diyeceğim.

 

Büyük oğlum çok hareketli bir çocuk. Bunu yapma, otur, kalk, derken ona çok bağırıyordum. Birgün aşağı komşumun çocuğuna bağırdığını duydum, birden dikkat kesildim sanki kavga eder gibi geliyordu sesleri ve birden uyandım demek ki benim sesimde komşularımı böyle rahatsız ediyor diye düşündüm. Kendi kendime biraz mahcup oldum ve çocuklarıma karşı daha sakin ve sessiz olma talimine başladım.

 

Hatun Başkan;


Eşim Kırıkkale’deydi. Çok geç saatte eve gelecekti. İki gündür evinden uzaktaydı. Bir uyku bastırdı birden, hayır dedim uyumayacağım diye ayağa fırladım.

 

Eşim çayı çok sever ocağa çay koydum, onu kapıda karşıladım. Birden şöyle onun  gözünden kendime baktım, o saatte hanım ayakta, eşini karşılamış, güler yüzle buyur etmiş, birden en sevdiği çayı önüne getirmiş şu hanım sevilmezde ne yapılır, ben olsam bende severim böyle hanımı diye düşündüm ve şükrettim Allah’a böyle bir eğitimi bize nasip ettiği için.

 

Neslihan Kızımız;


Doktorluğa başlayacağım bazı belgelerin olması gerekiyor. Sağlık raporu, savcılıktan belge derken çok yoğun bir hafta geçirdik.

 

Genel anlamda herkes işimi çabucak yaptırayım gidiyim düşüncesinde. Sen insan gibi yapar, bitirir gidersin diye düşündüm.

 

Bir yerde sıradayız önümdeki kişiyle memur sohbete daldılar, kafamı uzattım lütfen biraz çabuk olalım dedim. Benim dememle birlikte baktım ki işler hızlandı. Hem kendime hem de ümmeti Muhammed’e sahip çıkmıştım. Yerinde ve zamanında yapılan bir hareket insanı nasıl rahatlatıyor.

 

Ben doktorluk yapmaya başlayınca saat öğlen 12:00 ‘ye kadar para için; 12:15 ‘e kadar çalışacağım son 15 dakikada Allah rızası için olacak diye karar aldım.
Son ana kalmış, işi acele olan, soluk soluğa kapıya gelmiş olan hiç kimseyi geri çevirmeyeceğim.

 

 

Demet Hanım;


Bu hafta kendimde fark ettim ki herkesi çıkar için seviyormuşum. Eşimi,oğlumu, kızımı, yakınlarımı dediğimi yaptıkları sürece, bana iyi dedikleri sürece seviyormuşum.

 

Bana ters çıktıkları zaman, dediğimi yapmadıkları zaman sevmediğimi fark ettim.Demek ki insanı olduğu gibi kabul etme yok, insanı Allah için sevmek yok, bu imansızlığımı fark edince eğitimcime başvurdum.

 


Kalbimi insan sevgisiyle nasıl doldurabilirim? O imana nasıl gelebilirim onun talimine başlayacağım.
Geçen hafta beklemek hastalığını kendimde fark edince evimizde neyi fark ettiysem ben yaptım. Eşimden de, kızımdan da bir şey beklemedim.
Bu ne özgürlük Allah’ım bu ne güzel şey. Teşekkürler Allah’ım teşekkürler…

 

Aysel Hanım Kalfa;


Bu haftada arkadaşımın bana olan sahipliğini yaşadım. İnsan o an fark edemese de Allah insanın en yakınıyla insana sahip çıkıyor.

 


Kırıkkaleli arkadaşlarımız Onkoloji Hastanesine gelecek, yanına bende gideceğim ve ona yardımcı olacağım diye sözleştik. Fakat benim dişim kırıldı doktora gitmem lazım ama gitmek aklıma bile gelmiyor. Çünkü ertesi güne arkadaşa sözüm var. O sırada arkadaşım aradı.

 

Sen dişine git, ben arkadaşın yanına giderim dedi. Ben gitmem lazım , önce dişime gider oradan arkadaşa yetişirim deyince arkadaşım bana benim için kızdı. Hemen dedi sen yarın dişine gidiyorsun. Ben de senin sözünü yerine getiriyorum ve hastaneye gidiyorum.

 


Bir kere daha iman ettim ki Allah’ım kulunu çok seviyor ve sahip çıkıyor. Kul kendine sahip çıkmazsa da Allah diğer bir kuluyla sahip çıkıyor.
Nasıl şükretmem Allah’a bana ne güzel arkadaşlar vermiş, beni benden çok düşünen ve seven insanlar var. İşte gerçek dostluk, işte Allah için olan arkadaşlık.

 


Bu arada ödevimi de zorlada olsa uygulamıştım. İşi ehline bırakmak, arkadaşım hastanede doktor işlerinde ehildir. Bizde ehil olana peki dedik kurtulduk.

 


Haftaya olan dersimiz;


Arkadaşlarının her yönünü tanımak ve onlara karşı ciddiyetle davranmak (aile durumu, çocukları, sevdiği yemekler, gömlek ve ayakkabı nm. sevdiği renkler, hoşuna giden ve girmeyen hususlar vs..) şarttır.

 


Ahbaplık gereklerine gösterilen ciddiyet ve ehemmiyet (Alakası, ikramı, hediyeleşmesi, yardımlaşması, ziyaretleşmesi, haberleşmesi, hasta ziyareti vs.) gün geçtikçe artan bir seyirde gerçekleşmelidir.

Haftaya buluşmak ümidi ile Durulu Anlar.

 

                                    Derleyen: Aysel Yiğit

 

 

 

 

 

 

İnsan Yüceliğini Gerçekleştirme Derneği
Adres : Yaylacık mahallesi Ulubatlı Hasan cd. 16. sok. No:2/15 -- KIRIKKALE
www.iygder.com | iygder@iygder.com
web tasarım ankara