Bildim Dediğin Sürece İç Dünya Kapıları Mümkün Değil Açılmaz Anaman Kümesi Grup Toplantı Raporu
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Kullanıcı Adı :

Şifre :

Tekil Ziyaretçi : 28886
Çoğul Ziyaretçi : 765858
İp Adresiniz : 38.107.179.216
İygder - Makaleler - Yaşayış Ölçüleri
GERÇEK MANEVİYAT VE ÖLÇÜLER - İygder - 2011-06-09 18:59:32

Maneviyat; içten hükümlü olmayı, hiç bir etki ve dış tesir altında kalmadan, vicdan emirlerine göre, özgürce yaşamayı temin eden iç dünya kuvvetidir.

 

Maneviyat kesin karar, müspet inanç ve gerçek sevgi gibi iç dünya besinlerinden alınır.

 

Gerçek manevi güç imandan, iman da takdirden doğar. Bugün ise, maneviyat tamamen yanlış anlaşılıyor.

 

Maneviyat denilince akla; önce ölmüşlük, kaygısızlık, tembellik, iddiasızlık, acizlik, ve miskinlik geliyor.

 

Maneviyatı hiç bilmeyenler ve ezberinde olanlar maneviyat dâhisiyim diye ortaya çıkarak; insanları hayale, zanna ve meçhule yöneltmişler. Zihinleri açacak yerde daha çok köreltip kapatmışlar. Hür düşünceyi öldürerek, zihin hassasiyetini yok etmiş, tefekkür kapısını kapatarak gerçeklerin üstünü örtmüşlerdir.

 

Bugün maalesef maneviyatı afyonkeşliğe benzetiyorlar. Halbuki gerçek maneviyat; insanları uyanık, atik, buluşçu, gece gündüz çalışan, enerji küpü, dirençli bir zeka sahibi yapar. Tüm aldanmalardan kurtarır.

 

Gerçek maneviyat; insanları, aktif enerjik, güçlü, hükümlü, azimli, kararlı, iddialı, mücadeleci, yılmayan, karşısına çıkan her engeli aşmak için hayatın her türlü şartlarıyla mücadele eden ve bunlardan zevk duyacak hale getirir.

 

Gerçek maneviyat, insanları geniş görüşlü, ferah yürekli, esirgeyici, bağışlayıcı, kalbi sevgi dolu hale getirir.

 

Gerçek maneviyat, düşüncelerin vicdana göre biçimlenmesi, fikirlerin insan yaratılışının gerçek kanunlarına göre tashihi, inançların bu yönde müspetleşmesi ve kesinleşmesi çalışmasıdır.

 

Gerçek maneviyatçı; inanırlığını, güvenirliğini, şahsiyetini, haysiyetini, namusunu ve saygınlığını büyük bir önem ve ciddiyetle her an koruyan ve vicdan özgürlüğünü her şeyin üstünde tutarak yaşayan insandır.

Uyanık olalım. Elimize gerçek ölçüleri alalım.

 

Aldanmayalım...

 

ÖRGÜNÖZÜ KABUL EDEN

 

İnsan iç dünyasına ciddiyetle eğilmesinden,

 

Kişilik bilgisini öğrenmeye koşup, kişiliğini yüceltmek hırsına düşmesinden,

 

Öğrendiği kişilik gereklerini, kendi hayatında uygulamak çabasından,

 

Eksiklerini samimiyetle kabul edip, tamamlamaya koşmasından,

 

Şikâyet ettiği, beğenmediği olumları, kendisinin yapmamasından,

 

Beğenimli konuşmasından ve gayret verici olmasından belli olur.

 

DİNİN KAYNAĞI VE DİNDARLIKTA ÖLÇÜ

 

Hayat; gerçek iman saadetine ulaşmak, o saadeti korumak, ona çağırmak ve ona imrendirmek yolunda, faziletlerin ve meziyetlerin meydan muharebesidir.

 

Faziletlerde ve meziyetlerde muhabbet ciddiyeti tam olmayan, bu muharebede yenilir ve savaşı kaybeder.

 

Böyle bir ciddiyet ve ihlâs ile yaşamayan, meziyetler yarışında geri kalır da harbi kaybederse, kaybeden ihlâssız olduğu için kaybetmiştir.

 

Zafer; Yüce Allah’ın içten vicdan yoluyla, dıştan kelamı kadiminde kelimeyi kerimleri ile en ince teferruatına kadar bildirdikleri emri ilahiye samimiyet ve ciddiyetle uygulu yaşamakla kazanılır.

 

Yüce Allah’ın ilahi duyurularından biri, insanın iç dünyasından vicdan yoluyladır. Onu herkes duyamaz. Öbür türlü yüce duyuru da Muhammed (A.S) ahir zaman peygamberinin yüce ağzıyladır.

 

Vicdan emirlerini duyamayanların, kelamı kadim kitabının kanunlarına uygulu yaşamaları şarttır. Bu uyguda yaşamak hakiki insanca yaşamaktır ve gerçek dindarlıktır.

 

Saadetle yaşamak isteyen insanlar, ancak tam olarak dinin gereklerine uygun yaşamakla mesut olurlar ve gerçek saadetlerine ererler.

 

Din; insanları yaratılışlarınca yaşatan ilahi kanunlar bütünüdür.

 

Din; insanca yaşayışın kalpten düzenidir. Sahtesine aldanılmasın.

 

Örgünöz Fikrine Göre

 

Gerçek Dindar İnsan;

 

1. Dininin bütün icaplarını ve zahiri gereklerini eksiksiz yapar.

 

2. Ayırımcı olmaz, birleştirici ve barışçı olur.

 

3. Dilediği ahlak ve fazileti başkalarından beklemez, kendisi ahlak ve fazilet küpü olur.

 

4. Her yerde iyilik ve ciddiyet önderi olur.

 

5. Tenkit etmez, takdir eder. Beğenimsizlik yapmaz, kusur ve eksik aramaz, gördüğü eksiklikleri kendinde düzeltir.

 

6. İşittiğine inanmaz, gerçekten tespit eder, müspete inanır.

 

7. Düşmanlarının bile arkasından kötülüğünü konuşturmaz, dinlemez, konuşmaz, ima etmez. Kime ne söyleyecekse açık söyler.

 

8. Aldanmaz, aldatmaz. Aldatıcıya ve yalan havadislere yüz vermez.

 

9. Yalan söylemez. Verdiği sözü hayatı pahasına da olsa yerine getirir. Sözünden asla dönmez.

 

10. Hiç bir surette riyaya kaymaz.

 

11. Dosdoğru olup, herkesin mutlaka emniyetini kazanır. Güven sarsıcı en ufak bir davranışı olamaz.

 

12. Her yönüyle merttir, adildir.

 

13. Emanet üzerine tir tir titrer. Hakkı sahibine teslim eder.

 

14. Samimiyetin tiryakisidir.

 

15. Edep ve hayâ onun baş tacıdır.

 

Dindar insanın her hali ve ahlakı, yaşayış düzeni iç açıcı, gerçekten onur kaynağı olur. Gerçek dindar, her yönden, her yerde saygıdeğerdir.

 

Bu haller gerçek bir inancın dinidir. Gerçek inancı olmayan dindarlar temsil ettikleri dinin sahibi değillerdir. Görünüşe aldanmayalım.

İMANDA ÖLÇÜ ve GERÇEK MÜMİN

 

İman; bütün ilahi kıymetleri incelikleriyle düşünmek, duymak, kıymetlerin değerini tesbit edip o değerleri kesin bir karara bağlamaktır.

 

İşte böyle tüm kalbi dolduran kesin kararın insana verdiği etkinin adına iman denilir.

 

İnsanı iman yaşatır. Hareketleri iman yaptırır. Müspet ve sağlam iman sahibi kendisini yüce Allah’ın (C.C.) neşir sebebi olarak kabul eder. Ayrıca kendisini hesaba katmaz. Bunu ben yaptım diyemez. Çünkü gerçek iman sahibi bilir ki her şey Allah’a (C.C.) aittir. Ayrıca insanın kendisine ait hiçbir şeyi yoktur, olamaz da...

 

Mümin demek; Allah (C.C.) ve Resulü Muhammed Aleyhisselama gerçekten iman etmiş insan demektir.

 

Allah’a (C.C.) inanmış bir kul gerçekten mümin ise, bütün hattı harekâtı aynı ahir zaman peygamberi

 

Muhammed Aleyhisselam’ın hareketleri ve ahlakı gibi temiz ve insanlık yararına olur.

 

Mümin; gizli, açık her yerde aynı adap ve aynı terbiyede olur.

 

Mümin; her insana gereken muameleyi aynı ciddiyetle yapar.

 

Mümin; üzerine aldığı her işi canı gönülden ihlâs ile yerine getirir. Yaptığı işle ilgili kimseler içten ve kalpten hoşnut ve razı olurlar.

 

Mümin; hiç kimseye karşı adalet ve ihsandan ayrılmaz.

 

Mümin; elinden, dilinden, ahlak ve faziletinden her türlü hareketinden emin olunandır.

 

Mümin; bildiğini en gizli yerde tatbik edendir.

 

Mümin; huzur kaynağı demektir.

 

Mümin; ne kimseden incinir, ne kimseyi incitir. Müminler birbirleriyle bir vücut gibi olurlar. Çünkü aynı şeye inananlar aynı şeyin adına yaşarlar...

İnsan Yüceliğini Gerçekleştirme Derneği
Adres : Yaylacık mahallesi Ulubatlı Hasan cd. 16. sok. No:2/15 -- KIRIKKALE
www.iygder.com | iygder@iygder.com
web tasarım ankara