İnancın Gücü Kıratın Yanında Duran Ya Huyundan Ya Suyundan . . .
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Kullanıcı Adı :

Şifre :

Tekil Ziyaretçi : 24870
Çoğul Ziyaretçi : 630736
İp Adresiniz : 38.107.179.219
İygder - Makaleler - Fikir Bahçesi
Fikrimiz Açısından İnsan Zihni, Aklı, İnanç Dünyası - İygder - 2009-12-18 03:06:07

                                               02 Mayıs 2009  

 

• Bilmek, ön kabul ve yapmak inanç anlamına gelmez. Ancak bunlar insanı inanca götürebilir.

 

•Küçüklüğünden beri birçok alışkanlıkla yaşıyorsun. Madem bu alışkanlıkları beğenmiyorsun terk edeceksin o zaman. Onların yerine tam tersi olarak kazanmak istediğin alışkanlıklara yöneleceksin. Israrla üzerinde duracak ve yeni inançlarını kesinleştireceksin. İnsanın mücerret vücudu, esas vücudu inançlarıdır, ağzın ne söylediğinin bir önemi yok.

 

• Siz Malatyalı’sınızdır. Birisi gelir ve Malatya hakkında sizden daha çok şey bilebilir. Ancak sorsan belki de Malatya’ya hiç gitmemiş olabilir. Söyledikleri ansiklopedik bilgidir. Biz de aynı şekilde konuştuğumuz, sözünü ettiğimiz değerleri derinliklerine girip, inceliklerini tanımazsak, değerini duya duya yaşayamazsak her şey bilgi de kalır.

 

• Beğenimli ve takdirli düşünce sevinç kaynağı diyorsun. Ama sevinç içinde yaşayamıyorsun. Neden? Çünkü o söze inanmıyorsun. Döneceksin kendine ve beğenimli yaşamanın yollarını arayacak ve mücadele edeceksin.

 

• Ezbere yaşamak diyelim. Sen dönüp ezbere yaşamanın zararını, mahcubiyetini kesin tespit etme yoluna gitmezsen, bu durumun kesin olarak getirisini ve götürüsünü tespit edemezsen eğer ezbere yaşamaktan kurtulamazsın.

 

• Mevcut yapımızda bir karışıklık var. Buradan çıkmak için bir örnek insan bulacaksın. Ondan aldığın tavsiyeleri uygulayacak ve yaratılışına uygun yaşayacak yere geleceksin. Yoksa insanlığın kokusunu dahi alamadan göçer gidersin.

 

• Bir şeyi yapıyor ve yapmayan diğer kişiyi kınıyorsan eğer sana da keşke yapmasaydın derler.

 

• İnancın değişmesi çok ince ve çok emek gerektiren bir süreçtir. Bu da ancak bir eğitimle mümkündür. Eğitimsiz fikir hiçbir işe yaramaz. Sen eğitilmeye karar vereceksin. Kendi kararını sen vermedikçe, kararının değerini sen bilmedikçe hiç kimse sana bir şey yapamaz.

 

• Kişi kendine bir hedef koyuyor. Ancak bir süre sonra harekete geçilmediği için “yok canım bu iş olmaz” denilip vazgeçiliyor. Oysa o hedefe ulaşmak için her türlü gerekliyi yapmadan, sıkıntılara göğüs germeden hiçbir şey kendi kendine olmaz. Bedava ekmek yok.

 

• Seni alışkanlıkların, huyların yönetiyor haberin var mı? Sen ortada yoksun haberin var mı? Yaptıklarının da çoğunluğunu zorunluluktan yapıyorsun. İşte buralardan çıkmak için mücadeleye girişip her aldığımız bilgiyi uygulamaya geçireceğiz. Cimri olduğunu fark ettin diyelim ve cömert olmak istedin. İlk başta muhakkak zorluk olacaktır. İşte o zorluğa göğüs gerersen amacına ulaşır ve cömert bir insan olursun.

 

• Kendini yetiştirmek derdine düşüp de kalbini insan etme hedefini seçmeyen isterse kral olsun, isterse milyarder olsun, imkân yok ki o kişi huzur yüzü bulamaz. Huzur bulabilmek için kişi kendine dönüp derinliklerinden beri kendini tanımak zorunda. İnsanın sorunlarını para veya makam çözmez. Ancak kendini gerçekten tanıyan kimse dünya ahiret sorunsuz yaşar.

 

• İnsan gittiği yolun değerini bilmeli ki eğitim çalışmasının değerini duyabilsin. Böyle olursa kişi eğitimcisiyle, eğitimiyle övünç duyar; bu da sevinç kaynağı olur.

 

• Kendini beğenmemek, kendini hiçe saymak en büyük felakettir.

 

• Biz kendi aklımıza, bilgimize güvenmek yerine Allah’a(c.c) güvensek her sorunun çözümü bulunur. Birisi bize bir derdini anlatıyor. Biz hemen bildiklerimize veya tecrübelerimize gidiyoruz. Hâlbuki baksak o kişi başkadır, biz başkayız.

 

• Kesin olarak uygulayıp kesin sonuç almadan kesinlikle kimseye tavsiye de bulunmamak gerekir.

 

• Kişinin zihni o kadar kalabalık ki özünden, gönlünden gelen mesajları alamıyor. Öyle ya posta kutusu doluyken yeni mesaj gelebilir mi? Zihin arınacak ki gelen bilginin içimizde nereden geldiğini fark edebilelim.

 

• Bir çuval ekmek mi değerlidir yoksa bir çuval altın mı? Bu soru yerine ve zamanına göre değerlendirilir. Düştün ormana, yolunu kaybettin ve iki gündür de açsın. Sen tutup altını istiyorum diyebilir misin? Dersen açlıktan ölürsün. Senin hayatta kalabilmek için öncelikle orada ekmeğe ihtiyacın var. Onun için hayat içerisinde kavramları değerlendirirken zamanına ve şartlarına göre davranmak gerekir.

 

• Yerine göre yapmak, gerekliyi yapmak insan fıtratının gereğidir. Yaratılan başka hiçbir canlı da böyle bir özellik yoktur.

 

• Bir başkasına baktın ve kusurları dizdin. Bu sana ne kazandırır? Birazcık kendine gelsen o kusur görmenin senin huzurunun ve mutluluğunun düşmanı olduğunu göreceksin. Onun için de kusur gören zihniyetinden kurtulmaya çalışacaksın.

 

• Sorunu yaratan mevcut zihninle nasıl olacak da çözüm üreteceksin? Birazcık dikkatli baksan aklının sorunları sorun olarak algılamadığını göreceksin.

 

• Aklını sağlıklı hale getirmeyecek ve bildiklerini değiştirmeyeceksen eğitime ne ihtiyacın var? Çünkü mevcut zihnini terk etmeden sana hiçbir şey dolmaz. Onun için değişmek istiyorsan eğer öncelikle bildiklerinden çıkman ve aklını gerçekten insanlık değerlerine kullanman lazım.

 

• Bilgiyi yığıp depolamakla hiçbir şey elde dilemez. Ancak sen bilgiyi alır derinlemesine inceleyip yaşamaya çalışırsan eğer o bilgi sana fayda eder.

 

• Biz çaba sarf etmeden, biz gayret etmeden mi güvenilir, samimi insan olacağız?

 

• Bak bakalım gerçekten Allah’a mı tapıyorsun, yoksa zihninde oluşturduğun zanni ve hayali bir Allah’a mı tapıyorsun?

 

• Bilinçlenmeye ve değer bilmeye gitmeyen insan eski halini de kaybeder. Onun içindir ki dünyanın bütün günahlarını bir kefeye, takdirsizliği bir kefeye koysan takdirsizlik ağır basar. Çünkü değer bilememek girdiği yeri kurutur, yok eder.

 

• Ciddiyet gerçekçilik güdümü ile el ele verip her şeyin en gerçeğine ulaşılacak. Yoksa insan geldiği yeri en gerçek zanneder ve daha ileriye gidemez.

 

• Kondisyon bisikletine binerken bir yerlere gidiyorum sanmak aynen konuşup hareket etmemeye benzer. İnsan konuşur konuşur ama bir yerlere ulaşamaz.

 

• Kişi bir şeyi istiyor ama neden istediğini bilmiyor, ya da isteği güçlü bir istek değil. Onun için de nasıl sorusu boşa çıkıyor. Çünkü niçin sorusunun cevabı boşta. Belki o niçin sorusunun içi dolsa insan daha kolay harekete geçecek. Onun için bir şeyi istiyorsak eğer öncelikle onu değerlendirip önemini artıracağız. O şey bizim için ihtiyaç ve önem arz etmeye başladıkça hareket kolaylaşacak.

 

• Sen kendi yamalarla, eksiklerle dolu aklını beğenirken nasıl olacakta huzur bulacaksın? Oysa aklını eklerden, yamalardan kurtarmaya koşsan, aklını büyütsen cidden huzur bulacaksın. Ama öncelikle aklını sağlıklı hale getirmek senin için en önemli ihtiyaç bunun farkına varmalı, önemini duymalısın.

 

• İnsan ihtiyacının önemi nispetinde harekete geçiyor. Onun için harekete geçmek istiyorsan ihtiyacını net olarak tespit et.

 

• Küçük akılla büyük hedeflere ulaşma şansın yok. Zekâ hedefe âşıktır. Aklını sağlıklı hale getirmeyi istemek de güzel bir hedeftir. Çünkü seni her türlü hedefe taşıyacak olan vasıta akıldır. Onun için senin aklını büyüten ve sağlıklı gale getiren Eğitimcini her şeyden değerli tutman bunun için gereklidir. Eğitimci tutma amaçlarından biri de budur.

 

• Sen Eğitimcine ehemmiyet vermeden onun ehemmiyet verdiği şeyler sana geçmez. Boş yere ömrünü harcama. Eğitimciden faydalanmanın en önemli yolu ona çok önem vermektir. Çünkü oluştaki insan yüceliğine ulaşmanın başka yolu yoktur. Yüce insana değer veren insan yüceliğine ulaşabilir.

 

• İnsan geçmişteki anılarına giderek ölüyü diriltmeye çalışıyor. Ölüler âleminde geziliyor. Geçmişe gidilerek şu anın içindeki değerler görülemiyor. Zihin çok dolu olduğu için pek çok fırsat da kaçıyor. Zihnimizde eskilere takılıyoruz. Hâlbuki şişe kırılmış ve süt lavaboya dökülmüş. Artık yapacak bir şey yok, biz en iyisi şu ana bakalım. Hayatta geçip giden her şey hayaldir. Kalıcı olan hayat-ı ilahidir.

 

• İnsan hâlihazırda kendini geliştiremediği için geçmişe geleceğe gidiyor ve o yaşadığı sevinçleri arıyor. Oysa kişi kendini eğitse onun yüz katı daha güzel duyguları hissedecek.

 

• Zihnin durduğu noktada başka bir yaşayış başlıyor. Ancak insan sessizliğe alışmadığı için sürekli bir şeylerle meşgul oluyor. Dikkat edelim alkol ve uyuşturucu alanlar o zihnin etkisinden arınıp kısa da olsa sade bir yaşayış yaşıyorlar. Ama ayıkınca huzursuzluklar devam ediyor.

 

• Bugün insanın her şeyi tamam olduğu halde hep insanlar birbirlerini karışıklığa itiyor. Çünkü insanların çoğu boşta yaşıyor.

 

• Nasıl olsa öldüğün vakit her şey elinden uçup gidecek, neden bu kadar derdine düşüyorsun?

 

• Kafamızda madde, makam, şöhret ve şehvet gibi değerlerin bir yeri var. İşte bu geçici değerlerden kurtulup Allah’ın insanını tek değer alacağız. Eğitim bunun için.

 

• İnandık diyoruz ama %50 veya%60. Bu oran kesinliği ifade etmez. Biz bu inancı %100 ‘e taşıyacağız işte o zaman kesin inançtan bahsedilebilir.

 

                                      İnsan Yüceliğini Gerçekleştirme Derneği

                                    

İnsan Yüceliğini Gerçekleştirme Derneği
Adres : Yaylacık mahallesi Ulubatlı Hasan cd. 16. sok. No:2/15 -- KIRIKKALE
www.iygder.com | iygder@iygder.com
web tasarım ankara