Bu hafta ki aile toplantımızı çocukları dinleyerek geçirdik. Kızımız, okuduğu kitaptan en çok etkilendiği bölümü anlattı. Büyük bir zevkle gözünün içine bakarak off! bile demeden dinlemenin güzelliğini yaşadık.
Ardından, oğlumuzun anlattığı fıkraları her ne olursa olsun “bu mu!” demeden saygıyla dinledik.
Yorumsuz, küçük görmeden, akıl vermeden beğenimli söz ve davranışlar gerçek dinlemenin en güzel yoluymuş.
Özellikle karşı tarafın gözlerinin içine bakarak, ona değerli olduğunu hissettirerek dinlemek, kendini dinletmeye de bir basamakmış onu anladık.
Aile bireyleri kendi aralarında bunu başarırsa tüm insan ilişkilerinde de başarılı olmuş demektir. Aldığımız kişilik eğitimi gereğince tüm aile bireyleri bir birimizden hoşnut olarak bir araya geliyor, asla beğenimsizlikleri evimize sokmuyoruz.
Uyguladığımız eğitim gereğince, ailemizde bizim dışımız da bir başka şahsın asla olumlu olumsuz muhabbeti geçmez. Sadece yapmamız gerekenlerle ilgilendiğimiz için bir başkasıyla uğraşacak boş vaktimiz yoktur bizim.
Böylelikle çocuklar ne kişilerle, ne olaylarla uğraşmazlar.
Her hafta olduğu gibi dualayarak muhabbetimizi neticelendirdik.