| İnsan Hertürlü İhtiyacını Karşılayacak Güçte Yaratılmıştır - İygder - 2011-05-14 17:03:33 |
16.04.2011 • İnsani değerleri yaşayan kişi ile yaşamayan kişi arasında sadece tercih farkı vardır. Örneğin bir kişi üniversiteye girer. Sonra oradan öğretmen olarak çıkar. Öğretmenlik görevine başlar, oradan da emekli olabilir. Başka bir kişi de öğretmen olarak çıkmıştır ama akademik çalışma yapar ve üniversitede akademisyen olur. Aradan yıllar geçer biri profesör olur ve mesleğinde derinleşir. Diğeri ise öğretmen olarak çalışmaya devam eder. İşte öğretmen ile profesör arasındaki fark tercih meselesidir. Hayatımız bizim yaptığımız tercihlerle şekilleniyor. Her insanın öz yapısı güzel ve eksiksizdir. Önemli olan burayı tercih ederek, gereklerini yerine getirmektir.
• Bize Peygamber Efendimizin yaşayışını, inanç sistemini en güzel şekilde anlatan ve tanıtan Örgünöz Fikir Sistemi’dir. Şimdi biz kafamızı bu ilkelere uyduracak ve gündelik yaşayışımızda bunlarla donanmaya çalışacağız.
• Peygamber Efendimizin bize örnek olan kısmı gündelik yaşayışıdır. O, evde, işte, toplumsal bir hayatta bir insanın nasıl yaşaması gerektiğini örnekliğiyle ortaya koymuştur. Şimdi biz yaşayışımızın her köşesinde Efendimize benzemeye çalışacağız. İnsanın kendine saygı duyabilmesi için ve çevresinden de saygı duyabilmesi için peygamberimize uygun yaşaması gerekiyor. İşte bu insanın kendini güzelleştirmesi çalışmasıdır.
• İnsan neden kendine dönecek. Dışa dönük insan kendinden uzak yaşar. Onun ilgisi, dikkati hep dışarıda ve başkalarındadır. Onun içindir ki kendine dönmeyen insan kendini tanıyamaz, ihtiyaçları nelerdir bilemez. Gerçek ihtiyaçlarının neler olduğunu bilmeyen insan hep aç yaşar. Dolayısıyla da yaşam sıkıntılarla geçer. Onun için kendimize dönmek zorundayız.
• İnsan bir yolu kendi isteği ile seçerse o yolun gereklerini yapmak zor veya baskıymış gibi gelmez. Onun içindir ki dıştan içe dönelim ve kişiliğimiz şahsiyetlenmesi yolunu bizzat kendi isteğimiz ve takdirimizle seçelim. İşte bu seçim kendimizin olursa yolun gereklerini de gerçekten yerine getirebiliriz.
• İnanmak için tespit ve takdir lazım. Kendin tespit edeceksin, yaşayarak kendin göreceksin. Kendin yaşayıp görmezsen, istediğin yaşayışı da elde edemezsin. Bu sebepledir ki insanik yaşayışın getirilerini, insanca yaşamamanın zararlarını kendi hayatında kendin tespit edeceksin. Onun için de takdirin altın bir anahtar olduğunu anlayacaksın. “Aşk imandan, iman da takdirden doğar.” İnsanın bir şeye inanabilmesi için o konu da adı kadar emin olması gerekiyor.
• Çalışmaya başlayan takdir öncelikle geçici değerlerden, kendi insanlığını tanımaya dönecek. Yani insan hayatında birinci plana maddeyi, makamı, şöhreti değil; insan yüceliğini almayı takdir edecek. İşte bu takdiri insanın kendisi yapacak. Ve en önce burası gerçekleşecek. Kalan kısmı sonra bu kararla gelecek.
• Sen Peygamber Efendimize dönmezsen ve onun temsilcilerini bilmezsen, insanın gerçek ihtiyaçlarından, insan yapısından ve Muhammedi ahlaktan haberin olmaz.
• Gide gide göreceksin ki Örgünöz Fikir Sistemi’nin en ufak bir tavsiyesine uymayış bizi iç dünyamızda gelişmekten alıkoyar. Onun için amacımız, bu ilkeleri sağlamca tespit edip, her ilkeyi uygulamak olmalıdır.
• İnsan her türlü ihtiyacını karşılayabilecek güçte ve donanımda yaratılmıştır. İhtiyaçları bir başkasından beklemek nereden çıktı? Sez aciz bir varlık değilsin ki. Tozlanan lambayı ancak insan silerse temizlenir. Aynı şekilde insan sevgi, saygı bekliyor, tozlanan lamba gibi. Koca insan eşyalık makamına düşüyor. Beklemek ve mazeret üretmekte insana yakışmıyor. Öncelikle bileceksin ki ne istiyorsan karşılayabilecek güçtesin. Bütün mesele kendi gücünün farkına varabilmen de…
• Şimdi insanlar insanın ne kadar büyük olduğunu hayretlerle birbirlerine anlatıyorlar. Bireysel gelişimciler bunu yeni fark etmeye başladılar. Oyda kutsal kitabımız bundan 1400 sene önce insanın ne kadar güçlü ve değerli olduğunu bildirmiş.” Biz Adem’e her şeyi öğrettik”. Ancak insan değil; Allah’ın insanı. Şimdi biz Abdulkadir Duru Bey’in fikir sistemi ile bu güce ulaşmaya çalışıyoruz. Biz bu gücü elde etmek istiyoruz. Çünkü biz bu güç ile Peygamber Efendimize uygun yaşamak derdindeyiz.
• Bugün her alanda büyük bir bolluk olmasına rağmen şükür kıtlığı var. Neden? Tüm imkânlar artarken şükür neden artmıyor? Demek ki zahiri gelişim de bir anlamda önemli değil. İnsan ancak insanlık yüceliğini anlarsa şükürlü yaşar ve kendi halinden memnun hale gelir. Buradan da anlaşılıyor ki tüm imkânlar artmasına rağmen sıkıntıların ortadan kalkmamasının sebebi şükür yoksunluğudur.
• Güç imandan ve inançtan gelir. Zahiren elimiz olduğu gibi mücerret yapımızda da inancımız elimiz gibidir. Neyi gerçekleştirmek istiyorsan ona inanman gerekiyor. Zihin sadeliği için her konuda emin olacağız. Kesin olarak inanılan konunun zıttın da bir düşünce gelmez.
• İnsanın kendisinin yapabileceği işleri Allah’a havale etmesi kendisini inkâr etmesi demektir. Kendini inkâr eden kişi Allah’a nasıl iman edecek? Sendeki güç kimin, kimden geliyor? Onun için bostanı ekip koruma işini Allah’a havale etmiyoruz. Biz bostanı Allah’ın bize verdiği güç ile koruyoruz. Kendini inkâr edenin de Allah’a mü’min olamayacağını iddia ediyoruz.
• Tabiî ki iddiası olan adamın karşısına engel çıkacak. İddiasız, pasif, çizgisiz adamın karşısına ne engel çıkacak? |