| Fikrimiz Açısından İnsanlığını Yaşamak - İygder - 2009-12-18 03:02:49 |
18 Nisan 2009
• Sadece fizik yapın değil, aynı zamanda zihnin, kalbin ve gönlün de var. Gövdenin ihtiyaçlarını karşılıyorsun. Peki diğer ihtiyaçlarını kim karşılayacak?
• Bir yerin inceliklerinin sana geçebilmesi için o yeri hayatının birinci sırasına alman ve oraya çok ehemmiyet vermen gerekiyor. Aynen elektrikli bir cihazın çalışabilmesi için fişi prize takman gibi.
• Kişilik eğitimi diyor ki: “Emek ve masraflarını insanlık yolunda kullan.”
• Bu yolda bildiğini uygulamazsan, yoluna olan inancını artırmazsan, gerçekten dava adamı olmazsan, kendini yetiştirme derdine düşmezsen bir süre sonra için geçer ve takdirden düşersin.
• Hiçbir fikir tek başına kendini kabul ettirememiştir. Ancak o fikre inanan, samimi insanlar fikri yaymışlardır. Üstün olan fikir değildir. Üstün olan o fikrin tavsiyede bulunduğu iyi, güzel ve doğru davranışları yaşayarak örneklik eden insandır.
• Dava adamlığı fedakârlık ister, feragat ister, kafanın çalışmasını ister. Bunlar olmadan gelişme sağlanamaz. Hakikatçiler davaları için her şeylerini feda ederler. İşte bu davasına inanmanın ürünüdür. Özüne tabii insanlar, insanlıklarını en güzel şekilde yaşarlar. Bu yaşayış dünyadayken cenneti yaşamaktır.
• Kutlu doğum haftası olduğu için her yerde Peygamber Efendimizin güzel meziyetleri anlatılıyor. İşte o bahsedilen güzellikleri yaşamak bizim de amacımız olacak.
• İş içinde eğitim kişiliğin şahsiyetlenmesi için yapılır.
• İnsanların işleri olduğunda sana yaptırmıyor seni geçiyorlar. Yani seni saymıyorlar. Acaba sen daha önce ne gevşeklik yaptın ki onlarda sana iş vermiyorlar? Üzülmek yerine daha sağlam olmaya çalışmalısın.
• İnsanın dini olur. Başka hiçbir varlığın dini yoktur. O yüzden temelde dindarlığı insan olan yaşar.
• Hayvanlar rekabet ederler ama insan bir başka insan ile didişmez, uğraşmaz. İnsan o ki; paylaşan, yardımlaşan ve kendinden önce bir başkasını düşünen kişi demektir.
• İnsan her şeye bedeldir. O birleştiricidir. O çekilince herkes kendi yeteneklerine gömülür, maksatı kaçırır. Örneğin; bir temizlik görevlisi, bir validen hep aşağı olarak görülür. Ama o bir gün çöplerimizi almasa, sokaklarımız temizlemese halimiz ne olur? O yüzden şu işi yapan bundan daha aşağıdadır gibi kısıtlamalar ortadan kalkmalıdır. İşte ortadan insanı çektiğimiz zaman böyle dar bakış açıları içerisinde sıkıntılarla yaşar gideriz.
• İnsanın dünyaya açılan iki penceresi vardır. İşi ve sözü. Eğer bir kişi işini yüzeyden yapıyorsa, söz ciddiyeti yoksa, yani verdiği sözleri tutmuyorsa o kişide şahsiyetten söz edilmez. Örneğin öğrenci okumak için şehir dışına gidiyor. Ailesi de şartları zorluyor ve çocuk rahat etsin diye tüm imkânlarını seferber ediyor. Böyle bir durumda öğrenci öğrenciliğini en güzel şekilde yapmıyor da boş işlerle uğraşıyorsa o kişiye güven duyulabilir mi, o kişi etrafa da huzursuzluk neşretmez mi? Hayvanlar yularından, insanlar sözlerinden tutulur. Söz verip sözünde durmayan gölgedir, yani en alçak sıfatta yaşayan kişi demektir gölge. İşte koca sultan olan, yaratılmış en değerli mahlûk olan insan bundan dolayı hiçe sayılıyor. Aynı şekilde koca insan kendini saymaz ve kendini değerli yapmaya koşmazsa onu kim candan sevip sayabilir?
• Bizim çalışmamız insanı kendi yüceliğine çağırıyor. Geri kalan tüm çalışmalar insanı kendine lazım olanlara çağırıyor. Yani biz insanı amaç kabul ederken diğerleri insana lazım olanları amaç kabul ediyor. İşte aradaki en büyük fark budur.
• Medeniyet denilen kavram tek başına gövde rahatlığını içermez. Medeniyet denilen yerde, eminlik, huzur, saadet, düzen, intizam gibi kavramlar vardır. Gerçek ölçüleri elimize alalım ve insanlığı sömüren, insanlık dışı olumlarda yaşayanları medeni gibi görmekten vazgeçelim.
• Kendi gözümüzün değerini bildiğimiz için kimseye gözüyle ilgili şaka yapmayız. Aynı şekilde haysiyetin, şerefin değerini de bilsek kendimizin ve diğer insanların haysiyetini kıracak veya şerefine zede getirecek bir tutum içerisinde olmayız. Hatta kişi şerefine halel getirecek bir şey yapsa ona engel olmaya çalışırız. Bir arkadaşımız kendi kendine zarar vermeye kalksa ona engel olmaz mıyız?
• Kimse kafasında oluşturduğu kulaktan dolma, hayali ve ezbere bildiği anlayışa sevgi demesin. Sevginin belirtisi ilgidir. Bizim yolumuzda insansever ne demektir? Kişi eğer iç dünyasıyla, düşünceleriyle, inançlarıyla, güdümleriyle yani kendisiyle çok uğraşıyorsa o kişiye insansever denilir.
• Bir arkadaşın terfi etti. Sende onu tebrik etmek için ziyarete gittin. Ama bir anda içinin bozulduğunu fark ettin. İşte orada dönüp kendine bakacaksın neden bozuldum diye. Altında kıskançlık mı var, çekememezlik mi var? Bunu sen tespit edip bu huyundan kurtulmaya da sen çabalayacaksın. Yoksa sen kendine dönüp neye bozulduğunu bile tespit edemezsen kim tamir edecek seni ve sana sıkıntı verecek bu olumdan seni kim kurtaracak?
• İnsan kâinattaki tüm canlıların sıfatını taşır. Bir hayvan, örneğin aslan insan müdahale etmediği sürece hep aslan sıfatının gereğini yerine getirir. İşte insan iç dünyasıyla, sahip olduğu zihniyetlerle Eğitimcisinin yardımlarıyla mücadele edecek ve tek sıfatta, insan sıfatından yaşamaya çalışacak. Ve bilecek ki bu yolda yapılan ibadetler, çalışmalar ve gayretler hep insanın kendine dönmesi içindir. Hayvanlara baktığımız zaman kimisi etobur, kimisi otobur. Etoburun önüne bir ot koyduğumuzda geri döneceğimizde biliriz ki halen yerinde durur. Çünkü o ot yemez deriz. Yani güveniriz ona. Ama içi insan olmayan insana güvenemeyiz, onda her mahlûkun sıfatı vardır. Nerde ne yapacağı belli olmaz.
• İnsan kendini ne kadar tanırsa bir başkasını da o kadar tanır. İnsan kendine ne kadar değer verirse başkasına da o kadar değer verir.
• “Yaratılanı hoş gördük, Yaratandan ötürü…” diyorsun. Hani nerede? Sadece sözünü etmek yeter mi?
• İnsan ölmez. Gövde ölür. Yani sen öbür tarafta iç dünyanla beraber yaşayacaksın. Onun için iç dünyanı güzelleştirmeye ve yaratılışına uygun yaşamaya çalışmak en akıllı yatırım olsa gerek.
• Yüce insana insan yüceliğine ulaşmak için gelinir.
İnsan Yüceliğini Gerçekleştirme Derneği |