Bildim Dediğin Sürece İç Dünya Kapıları Mümkün Değil Açılmaz Anaman Kümesi Grup Toplantı Raporu
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Kullanıcı Adı :

Şifre :

Tekil Ziyaretçi : 28886
Çoğul Ziyaretçi : 765827
İp Adresiniz : 38.107.179.218
İygder - Makaleler - Fikir Bahçesi
Fikir Sahibi Olabilmenin Önemi - İygder - 2011-05-02 11:50:27

                                              02.04.2011
                  FİKİR SAHİBİ OLABİLMENİN ÖNEMİ
•    Ezbere yaşayan insanın hayattan zevk almasına imkân yoktur. Çünkü ezbere yaşayan insanın gördüğü her şey aynıdır. Onun hayatında değişen bir şey yoktur. Ancak tespitli ve takdirli yaşayan insan olayların ve kişilerin yeni yönlerini fark eder, fikir sahibi olmaya gider. Bu da hayatı zevkli ve anlamlı hale getirir. Can sıkıntısının bir sebebi de ezbere yaşamaktır.

 

•    Sen “İnsan sahiptir” derken bu söze gerçekten inanıyor musun? O zaman kendine dön ve bak bakalım nelere ve hangi yönlerine sahipsin? Onun içindir ki söylemek yaşamak anlamına gelmez. Sözleri kendi hayatında ispata getir.

 

•    Bizim Eğitimcimiz bize kafa çalıştırmayı talim ettiriyor. Diyor ki; kafan çalışırsa hayvanca yaşayıştan çıkarsın ve insanik değerlerin değerini ve önemini anlarsın. Kafan çalışmazsa satıhtan yaşarsın. İnsani yaşayışta derinleşebilmen için kafanın çalışmasına ihtiyacın var. Zaten gündelik yaşayışta gösteriyor ki ezberik bilgi yaşayışı ortaya çıkarmıyor. Ancak kafası çalışan insanın fikir sahibi olma şansı var. Fikir sahibi olan insan da harekete geçebiliyor.

 

•  Gündelik yaşayışta öfkelenmemizin sebeplerinden biri de öfke hakkında fikir sahibi olmayışımızdır. Fikir sahibi olamadığımız için öfkenin huzurumuzu kaçırdığından haberimiz yok. Gerçekten öfkenin huzurumuzun düşmanı olduğunu bilsek öfkemizi gelişi güzel bırakır mıyız? Neden dedikodu yapıyoruz? Zararları hakkında fikrimiz yok. Aksine dedikodu insana tat veriyor. Onun için insanın gerçek anlamda bir şeyi yapabilmesi ve zararlıdan da kaçabilmesi için fikir sahibi olması gerekiyor. Fikir sahibi olmaya gitmiyorsan, ne yaparsan yap, hayatından tat alamazsın.

 

•    Bir şeyin iyi veya kötü olmasındaki ölçü Allah rızasıdır. Elektrik yararlı mıdır, zararlı mıdır? Sen elektriği alır da aydınlanma, ısınma ve benzeri alanlarda kullanırsan yararlıdır. Ama çıplak elle elektriğe dokunmaya çalışırsan zarar görürsün. Aynı şekilde sen alır da maddeyi Allah rızası için insanların hizmetine sunarsan madde iyi bir şeydir. Ama sen alır da maddeyi kendin için yığmaya çalışırsan madde başına bela olur. Onun için bir şeyin iyi veya kötü olması senin elinde, senin sahipliğindedir.

 

•    Bizim çalışmamızda Ustaya kafa çalıştırmak için gelinir. Sen onda olanlara bakarsan elin boş geri dönersin. O senin değer yargının çalışmasına yardım ederken buna engel olan zihniyetleri de ortadan kaldıracak. Örneğin, O diyor ki; “Anlayış göster, anlayış bekleme.” Bir süre sana anlayışla davrandıktan sonra seni eğitebilmek için anlayışsız davranacak. Bunu anlarsan onunla talime devam edersin ve anlayış beklemez yere gelirsin. Yoksa kendisi bile anlayış göstermiyor diyerek Ondan yararlanamazsın. Onların eğitimi bizim kafamıza göre değil. Onlar bizim değer yargımız çalışsın diye her şeyi yaparlar. Mesele, senin Ustanın maksadını anlayabilmendir.

 

•    Fikir insanına rast geldikten sonra üç sene, beş sene, sekiz sene onunla ahbaplık edecek ve onun hakkında bir intiban oluşacak ve bu intiba kesin olacak. Bu intiba ve güven kesin olmazsa ondan yararlanamazsın. Bileceksin ki bu insandan dünya ahiret sana zarar gelmez. Onun aklı da benim aklımdan üstündür. Bu aşamadan sonra da onun her tavsiyesini uygular ve akıl katmazsın. Sen gerçekçi insana ne kadar güven duyarsan, o kadar yararlanırsın. Yoksa ondan sana söz geçmez, transfer gerçekleşmez. O insan olmadan yaptıklarının doğru olup olmadığını nereden anlayacaksın? O insan olmadan sorunları yaratan aklınla sorunları nasıl çözeceksin?

 

•    Gerçekçi insanların tek bir yaşayış amacı vardır. O da insanları insanlık yüceliğine ulaştırmaktır. Onlar bu amaç için her yolu ve her vasıtayı kullanırlar. Ancak dikkat çekici bir durum vardır. Onların kendi nefisleri ve çıkarları için istedikleri bir şey yoktur. Bu da gösterir ki onlar gerçek dosttur.

 

•    Bütün mesele insanın derinliklerinden beri vicdanının sesini duyarak onun isteklerini yerine getirmesidir. İşte o sesi duymana ve o sese uymana, o sesi duyan ve o sese uyan bir inanç ustası sana yardım edecek. Sen inanç ustasına ne kadar güvenirsen, vicdan sesini o kadar kolay duyarsın.

 

• Tarihte peygamber efendimizin dediklerini yapmadan, ona uymadan Allah’a iman etmiş kimse var mı? Kafana göre gidersen yaratıcı da bir sürü kusur bulursun. Bu kış günü tsunami de nereden çıktı dersin. Hâlbuki kafandan çıkar ve peygamber efendimize uyarsan Allah(c.c.)’ın her yaptığının yerli yerinde olduğunu anlarsın.

 

•    İnsan manevi bir eğitime girdi mi kafası, düşünceleri ve değer sistemi değişmelidir. Yoksa sen kendini zaten tamam hissediyorsan eğitime ne ihtiyaç hissedeceksin? Eğitim demek, yenilenmek demek, değişmek demektir. Sen şimdi ayıp arayan bir insansın, eğitimle ayıp aramak bir tarafa ayıpları örtecek yere geleceksin. Sen şimdi bekleyen bir insansın eğitimle beklentilerden kurtulabilecek bir yere geleceksin. Sen eğitilmek istemedikten sonra bir yere 40 sene gitsen de oradan sana hiçbir şey bulaşmaz.

 

•    Her yolun bir dersi ve gereği vardır. Bizim yolumuzun dersleri de başlanan işlerin en güzel şekilde sonuçlandırılması, emanete sahip çıkılması, kimseden hiç bir şey beklememek, dedikodu yapmamaktır.

 

•    İnsan şekli ve biçimsel davranışları daha kolay yapıyor. Namaz kılmak ve oruç tutmak insanlara daha kolay geliyor. Tefekkürden kimsenin haberi yok. Biz namaz kılınmasın demiyoruz. O kesin yapılacak. Ancak tefekkür olmadan namazlardan bir şey anlamazsın.

 

•    İnsanın kafası çalışır ve değer yargısı ne kadar işlerse o kadar geniş görüşlü olur. İnsan fikir sahibi oldukça nerede ne yapacağını bilir. Yaptıkları yerli yerinde olur. Şartlanan insan ise şartlar farklı olsa da hep aynı davranır. Arabanda yaralı hasta var. Kırmızı ışıkta geçilmez dersen hasta ölür. Kafan çalışsa kimseye zarar vermeden kırmızı da geçersin ve hastayı hastaneye yetiştirirsin. İşte bu insiyatiftir. Ancak değer yargısı çalışan insan insiyatif sahibidir.

 

•    Bir insana dünya ahiret yapılacak en büyük iyilik, onun kafasının çalışmasına yardım etmektir.

 

•    Bizim ustamız diyor ki;”Benim dediğim de dâhil kimsenin söylediğini tespit ve tecrübe etmeden kabul etmeyin. Bu söz onun fikrine ne kadar güvendiğinin ispatıdır. Sen tespitli ve takdirli yaşamayı öğrenirsen onun bütün fikri senin olacak.

İnsan Yüceliğini Gerçekleştirme Derneği
Adres : Yaylacık mahallesi Ulubatlı Hasan cd. 16. sok. No:2/15 -- KIRIKKALE
www.iygder.com | iygder@iygder.com
web tasarım ankara