O, Abdulkadir Duru gibi bir kamili dost edinmiş, onun fikir adamı olarak ortaya koyduğu Gadirbilim fikrini hedef seçmiş, malını, canını, emeğini, nefesini gramına kadar bu yola samimi olarak koymuş DAVA ADAMI.
Aynı derdin dertlisi, aynı sevdaya düşmüş, aynı hedefe yönelmiş, kendi ile adeta şahsiyet yarışına soyunmuş, kişilere ayrı sevgi besleyen SEVDALI.
Söylediklerini hayata geçirmiş, hatta bir talebe ciddiyeti ile halen adım adım kendini takip eden, içinin güzelliği yüzüne akseden, olum ve hareketleriyle adeta büyüleyen CAZİBE KAYNAĞI.
Baba gibi koruyucu, anne gibi şefkatli, sevgili gibi sırdaş, samimi bir arkadaş CAN DOST.
Ayrıntılara önem veren aksine başta bunların çözümü ile neticeye ulaşılacağının SAVUNUCUSU.
Kendine yönelenlere sırtını dönmeyen, egosu olmayan, tepeden bakmayan, çev resine gelen kişilerin hür-gür olmalarını sağlayan ve herkesin anlayacağı dilden konuşan HATİP.
İnsan eğitimini misyon edinmiş, etrafına toplananların ”İnsan Yüceliğini Gerçekleştirme Derneği” adı altında, yasal olarak, bir araya gelmelerine vesile olmuş, fikir ve faaliyetlerinin titizlikle TAKİPÇİSİ.
Yaşının ilerlemesine rağmen diri, dinamik, pozitif, ENERJİ KÜPÜ.
Aşkında kararlı, ciddi, samimi olmasını her an sergileme potansiyeli gösteren, coşku ve neşe dolu, emin adımlarla davasında derinleşen AYDIN.
Kimseden bir şey beklemeyen, imkanlarını insanlara sunmaktan haz duyan, HOŞGÖRÜ SAHİBİ, ENGİN, MÜTEVAZİ.
Doğrularında engel tanımayan, duruşundan taviz vermeyen, lafını esirgemeyen, oyuna gelmeyen CESARET SAHİBİ.
Bu güne kadar kendine merhaba diyen her kişiye “iyi insan, efendi, zarar gelmez dedirten, bulunduğu her ortamın havasını değiştiren, onunla iletişim sürecinde “bütün yönlerine hakim olmaya başladığını, isteyipte atamadığın kabusun olan huylarının yok olduğunu gösteren TASARRUF SAHİBİ…
DOĞRUSU;
O’nda gördüklerimin yazmakla bitmeyeceğini fark ettim. Çünkü O’na her dikkat kesildiğimde farklı yönlerini gördüğüm gibi, diğer yanına gelenlerinde farklı farklı yönlerinden etkilenerek yaşamlarına anlam ve ahenk geldiğini gözlemledim.
AÇIKÇASI;
Böyle bir insanın satırlara hapsedilmeyeceği ortada. Yazılanlar olsa olsa ona duyulan hayranlığın sadece bir ifadesi.
Onu anlatmanın tek yolu; ancak onun gibi olmaktan geçmekte.
Saygılar- selamlar…
Çelebi Büyükaslan