Bu haftaki aile sohbetimizi peygamber efendimize ayırdık. Onun sünnetlerini ne kadar kendimizde ve ailemizde uyguluyoruz hep birlikte değerlendirdik.
Bir baktık ki hayatımıza belki pek çok şeyi uyguluyoruz ancak ne kadar değerini görerek ve hissederek yaşıyoruz? Deyince herkes düşünceye daldı. Hayatımızda sıradanlaşan, ne için yaptığının bilincini kaybeden her şey, zevk değil sıkıntı verir. Bunu için her geçen bilinçlenmemiz lazım diyerek görüş birliğine vardık.
Annem artık bizi yemeğe çağırırken “sünneti uygulayıp sofraya gelelim” diyerek ellerimizi yıkamayı hatırlatıyor. Dışarı çıkarken “Peygamberimiz abdestsiz sokağa çıkmazmış” diyerek abdestsiz göndermiyor.
Babam, “arkadaşına küs olarak yaşayan insan, hiç peygamberini sevdiğini iddia etmesin. Çünkü Peygamberimiz küslüğü kesinlikle men etmiştir. Onun sevgisine inanılmaz” diyerek küskün gönülle yaşamamızı engeller.
Okulda yıl sonu mezuniyet balosu yapılacaktı. Önce gitmeyi çok istedim. Sonra annem “ kendin karar ver kızım. Biliyorsun Peygamber çizgisine uyan her şey için sana izin var. Ancak çizgiye uymuyorsa mutlak orda zarar vardır. Seninde zarara uğramanı istemeyiz” deyince düşüncem değişti.
Ne kadar büyük rahatlık. Eğer hayatımızda bir çizgi olmasa annem- babam istemiyor diye onlara belki kızacaktım. Ama şimdi bizim bir örneğimiz varsa ona uygun yaşamak zorundayız diye kendimize peygamberimizi ölçü alıyoruz.
Ne mutlu, hayatında Peygamber ölçüsünü uygulayanlara…