| Bugün Meryem Hanım Kalfadayız - Aysel Yiğit - 2011-04-30 16:12:48 |
Bir hafta geçti. Hasretle ve sevgiyle kucaklaştık, selamlaştık.
Dava arkadaşlarımızla dersimizi vermek üzere sohbet salonuna toplandık. Hepsinin yüzleri ışıl ışıl, insan olmanın Allaha kul olmanın gururuyla parlıyor.
Dinleyeceksem kendi eğitimim için dinleyeceğim. Konuşacağımız zamanda da, hep başkaları için konuştuğumuzda, kendimizden uzaklaşıyoruz. Benim herkese ne sahipliğim varsa yaparım. Geriye çekilirim.
Döne Hanım:
Torunum hakkı Tarık bir gün koşarak ve ağlayarak yanıma geldi. Bir şeyler anlatmaya çalışıyor benim aşağı inmemi istiyordu. Biz dubleks’in yukarı katında oturuyoruz, oğlum aşağıda.
Önceden hani şikâyete gelmesin diye “git işini annenle hallet” diyordum. Ama baktım çocuğun kendini dinleyecek anlayacak birine ihtiyacı var. Yemeği dökmüş annesi de kızınca soluğu yukarda almış. Beraber aşağı indik, annesi oraları temizliyor. Ben sordum “Hakkı Tarık kazamı oldu?”
Annesine “zaten temizlemişsin bak, kaza olmuş, oğluma kızma,kusurları kapatıcı olalım” dedim.
Torunuma dönüp “kazamı oldu?” diye sormam, onunda dili yettiğince bana cevap vermesi, kendini bayağı rahatlatmıştı. Bütün derdi dinlenilmek, anlaşılmak ve olayın kaza olduğunun bilinmesiymiş. Demek ki dedim bize biri ihtiyaçlı geldiyse başımızdan savmadan onu dinleyeceğiz, onu anlamaya çalışacağız ve çözüm üreteceğiz. Kapımı çalanı geri çevirmeyeceğim. Diye kendi kendime “dinleme” kararı aldım.
Öznur Hanım kalfa:
Ve o andaki halini düşünerek hareket etmeyi öğrendim. Belki karşımdaki insanın o an sadece boşalmaya ihtiyacı var.
Akıl almak gibi bir niyeti yok. Veya çare aramak için konuşmak istiyor. Ön yargısız dinleyerek yaklaştık mı insanlara, sorunlara çözüm olabiliyoruz.
Kimse bilmiyor ama bendeki ben biliyor. Kendi değerimi kendi gözümde nasıl düşürürüm? Yani “Hayâ” konusunda daha çok inceleceğimiz yerler varmış.
Aysel Hanım kalfa:
Sen dinlerken o an da anlayış, sevgi, hoşgörü güdümlerin çalışıyor. Dinlerken, fark edemediğin bir yeri fark edip hayatında uygulama şansı yakalıyorsun.
Bir Müslüman Hanım her zaman hazır ve nazırdır. Kapın çalabilir anında bir yere gitmen gerekebilir. Bu yüzden de artık evimizde eteğimizi giyiyoruz.
Örtümüz başımızda her an hazır vaziyette duruyoruz. Bu şekilde de zihin meşguliyetinden de kurtulduğumu fark ettim.
Ben susup dinlediğimde de “hayırdır Gülay hanım kırgın mıyız?” deyince bunu anladım. Birde dinlemenin en çok faydasını oğlumda gördüm.
20 yaşında oğlum var ve her akşam eve geldiğin de olup biteni benimle paylaşmak istiyor. Ona durmadan akıl verseydim anlatmazdı. Bu eğitim sayesinde dinliyorum, gerekirse, oğlum çözüm sorarsa fikir beyan ediyorum.
Ne demek bu zamanda 20 yaşında erkek çocuğunun her şeyini paylaşacağı insan olmak teşekkürler eğitimime ve eğitimcime…
Züleyha Hanım:
Kızım okula giderken dedi ki, “anneciğim ben okuldan gelince yemeği yapacağım. Yemek yapma”. Gelince malzemeyi aldı mutfağa girdi. Ben de bu arada kendimi kontrol ediyorum.
Baktım hiç karışmadım ve karışma gereği duymadım. Kendime aferin dedim. Çok iyi gelişmelerin var. Kızım yemeği yapmış bir güzel karnını doyurmuş.
Bize de ayırmış. Mutfağa bir girdim tertemiz. Annesinin kızı dedim, kendime bir takdir çektim. Ne güzelmiş insanları biraz özgür bırakmak. İnsan o zaman kendini de özgür hissediyor.
Emine Hanım:
Derleyen: Aysel Yiğit
|