Bildim Dediğin Sürece İç Dünya Kapıları Mümkün Değil Açılmaz Anaman Kümesi Grup Toplantı Raporu
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Kullanıcı Adı :

Şifre :

Tekil Ziyaretçi : 28886
Çoğul Ziyaretçi : 765819
İp Adresiniz : 38.107.179.219
İygder - Makaleler - Küme Çalışmalarımız
Bugün Meryem Hanım Kalfadayız - Aysel Yiğit - 2011-04-30 16:12:48

 

Bir hafta geçti. Hasretle ve sevgiyle kucaklaştık, selamlaştık.

 

Dava arkadaşlarımızla dersimizi vermek üzere sohbet salonuna toplandık. Hepsinin yüzleri ışıl ışıl, insan olmanın Allaha kul olmanın gururuyla parlıyor.

 


Arzu Hanım:


İnsan konuşarak, anlatarak kendinden çok şey kaybediyormuş. Ağzımı açsam her zaman hayır konuşamıyorum. O zaman eğitimim diye susuyorum. Sustuğum zaman sözümün esiri olmuyorum.

 

Dinleyeceksem kendi eğitimim için dinleyeceğim. Konuşacağımız zamanda da, hep başkaları için konuştuğumuzda, kendimizden uzaklaşıyoruz. Benim herkese ne sahipliğim varsa yaparım. Geriye çekilirim.

 

Döne Hanım:


Eşimle fikir sohbeti yaparken zamanlar bize yetmiyor. Eskiden eşimi dinlerken sıkılıyordum, şimdi ise büyük keyif alıyorum. Çünkü eşim kendinde fikri yaşıyor.

 

Torunum hakkı Tarık bir gün koşarak ve ağlayarak yanıma geldi. Bir şeyler anlatmaya çalışıyor benim aşağı inmemi istiyordu. Biz dubleks’in yukarı katında oturuyoruz, oğlum aşağıda.

 

Önceden hani şikâyete gelmesin diye “git işini annenle hallet” diyordum. Ama baktım çocuğun kendini dinleyecek anlayacak birine ihtiyacı var. Yemeği dökmüş annesi de kızınca soluğu yukarda almış.

Beraber aşağı indik, annesi oraları temizliyor. Ben sordum “Hakkı Tarık kazamı oldu?”


“evet” dedi. 

Annesine “zaten temizlemişsin bak, kaza olmuş, oğluma kızma,kusurları kapatıcı olalım” dedim.
O anda şunu fark ettim.

 

Torunuma dönüp “kazamı oldu?” diye sormam, onunda dili yettiğince bana cevap vermesi, kendini bayağı rahatlatmıştı. Bütün derdi dinlenilmek, anlaşılmak ve olayın kaza olduğunun bilinmesiymiş.

Demek ki dedim bize biri ihtiyaçlı geldiyse başımızdan savmadan onu dinleyeceğiz, onu anlamaya çalışacağız ve çözüm üreteceğiz. Kapımı çalanı geri çevirmeyeceğim. Diye kendi kendime “dinleme” kararı aldım.

 

 

Öznur Hanım kalfa:


Aslında toplumun ortak sancısı dinlemekten uzak hep konuşmaya çalışmak. Karşımdaki kimse özellikle onun gözlerinin içine bakarak, ona değer verdiğimi hissettirerek, yorumsuz dinlemeye çalışıyorum.

 

Ve o andaki halini düşünerek hareket etmeyi öğrendim. Belki karşımdaki insanın o an sadece boşalmaya ihtiyacı var.

 

Akıl almak gibi bir niyeti yok. Veya çare aramak için konuşmak istiyor. Ön yargısız dinleyerek yaklaştık mı insanlara, sorunlara çözüm olabiliyoruz.

 


Ayrıca bu hafta “edeb hayâ “konusu üzerinde biraz yoğunlaştım. İç dünyam da nasıl yaşadığımı tespite çalıştım. Tıpkı üzerimin açıldığında haya edip utandığım gibi, birini kınayıp ayıpladığımda veya Allah’tan gayrı birinden bir şey beklediğimde de kendi kendime yüzüm öyle kızarmalı dedim.

 

Kimse bilmiyor ama bendeki ben biliyor. Kendi değerimi kendi gözümde nasıl düşürürüm? Yani “Hayâ” konusunda daha çok inceleceğimiz yerler varmış.

 

 

Aysel Hanım kalfa:


Bu hafta dinleme konusun da birkaç tespitlerimiz oldu. Dinleyen insan karşının durumunu anlayabiliyor, neye ihtiyacı var görebiliyor, hissedebiliyor.

 

Sen dinlerken o an da anlayış, sevgi, hoşgörü güdümlerin çalışıyor. Dinlerken, fark edemediğin bir yeri fark edip hayatında uygulama şansı yakalıyorsun.

 


Edep hayâ konusunda bu hafta baktım ki bizim kapı çalınca telaşlanıyorum. Niye, çünkü üstüm müsait olmuyor. Bu böyle olmaz diye düşündüm.

 

Bir Müslüman Hanım her zaman hazır ve nazırdır. Kapın çalabilir anında bir yere gitmen gerekebilir. Bu yüzden de artık evimizde eteğimizi giyiyoruz.

 

Örtümüz başımızda her an hazır vaziyette duruyoruz. Bu şekilde de zihin meşguliyetinden de kurtulduğumu fark ettim.

 


Gülay Hanım:


Bende elimden geldiğince eşime ve çocuklarıma yorum yapmadan dinleme gayretindeydim. Hatta eşim o kadar alışmış ki o bir şey söylemeden benim bir şey söylememe…

 

 Ben susup dinlediğimde de “hayırdır Gülay hanım kırgın mıyız?” deyince bunu anladım. Birde  dinlemenin en çok faydasını oğlumda gördüm.

 

 20 yaşında oğlum var ve her akşam eve geldiğin de olup biteni benimle paylaşmak istiyor. Ona durmadan akıl verseydim anlatmazdı. Bu eğitim sayesinde dinliyorum, gerekirse, oğlum çözüm sorarsa fikir beyan ediyorum.

 

Ne demek bu zamanda 20 yaşında erkek çocuğunun her şeyini paylaşacağı insan olmak teşekkürler eğitimime ve eğitimcime…

 

Züleyha Hanım:

 

Kızım okula giderken dedi ki, “anneciğim ben okuldan gelince yemeği yapacağım. Yemek yapma”. Gelince malzemeyi aldı mutfağa girdi. Ben de bu arada kendimi kontrol ediyorum.

 

Baktım hiç karışmadım ve karışma gereği duymadım. Kendime aferin dedim. Çok iyi gelişmelerin var. Kızım yemeği yapmış bir güzel karnını doyurmuş.

 

 Bize de ayırmış.  Mutfağa bir girdim tertemiz. Annesinin kızı dedim, kendime bir takdir çektim. Ne güzelmiş insanları biraz özgür bırakmak. İnsan o zaman kendini de özgür hissediyor.

 

 

Emine Hanım:


Salonu temizliyordum. Ben salonu temizlerken çocukları yukarı babaannesine gönderdim. Yavuz Selim gitmedi.  Çekmeceleri karıştırıyor oğlum yapma diyorum. Ama o işine devam ediyordu.O sırada çekmecedeki cama elini kestirmiş.


Elini kaldırdı. “Anne kanımda aynı bayrağımızın rengi gibi kıpkırmızı” demez mi, aferin oğluma dedim. Sonra aradan biraz zaman geçti. Heyecanlı bir şekilde  yanıma geldi.

 

 
“Anne, ben hep sağımı solumu karıştırıyordum. Kesilen sağ elim. Artık karıştırmayacağım. Sorduklarında, sağ elim diye hemen kesilen elimi göstereceğim” dedi.

 


Hepimiz  anaokuluna giden küçücük bir çocuğun, bir olaydan iki hayır birden çıkarmasına hayran olduk. Biz de kendimize Yavuz Selimi örnek alalım dedik. Bu hafta iyiyi güzeli görme eğitimi yapmayı meclisimizde karar olarak aldık. Biz de onun gibi barışık oluruz inşallah.

 


Haftaya derslerimiz:


1. Olumluyu iyi- güzeli talim edeceğiz.


2. Merhametli ve şefkatli olacağız.


3. Dinleme eğitimine devam ediyoruz.

 

 

                                                                                                Derleyen: Aysel Yiğit

 

İnsan Yüceliğini Gerçekleştirme Derneği
Adres : Yaylacık mahallesi Ulubatlı Hasan cd. 16. sok. No:2/15 -- KIRIKKALE
www.iygder.com | iygder@iygder.com
web tasarım ankara