Bildim Dediğin Sürece İç Dünya Kapıları Mümkün Değil Açılmaz Anaman Kümesi Grup Toplantı Raporu
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Kullanıcı Adı :

Şifre :

Tekil Ziyaretçi : 28885
Çoğul Ziyaretçi : 765803
İp Adresiniz : 38.107.179.216
İygder - Makaleler - Fikir Bahçesi
Bir Konu Hakkında Ne Kadar Fikir Sahibi Olursan, O kadar İstifade Edersin - İygder - 2011-04-09 00:50:44

                                                     12.03.2011
BİR KONU HAKKINDA NE KADAR FİKİR SAHİBİ OLURSAN, O KADAR İSTİFADE EDERSİN.

•    İnsan hayatında önemli olan inançtır. İnsanın üzülmesi, sevinmesi, yapması ve yapmaması hep inançlarına göre şekil buluyor. Bak, domuz eti yemek hiç aklımıza gelmiyor. Çünkü onu büyük günah olarak kabul ediyoruz. Neredeyse dinden çıkmakla aynı yere gelmiş. Anamız, babamız ve toplum yemiyor ve bize de bu durum aynen inanç olarak geçiyor. İnsanlar yapmadıkları ve kötü olduklarına inandıkları bir şeyi söylediklerinde diğerleri de bunu yapmıyor. Oysa dedikodu yapmak, domuz eti yemekten daha vahim bir günahtır. Ama biz dedikodunun kötü ve günah olduğuna domuz eti yemenin günah olduğu kadar inanmıyoruz. Onun için de yapmaya devam ediyoruz. Bize bunun kötü olduğunu söyleyen insanlar da dedikodu yaptıkları için tavsiye tutmuyor. İşte insandaki bu güç inançtır. Dua ederken aklımıza hiç “Allahım bizi domuz eti yemekten koru” gelmiyor. Zaten biz onun kötü olduğuna inanıyor ve yapmıyoruz. Ama “Allahım bizi dedikodudan koru, boş söze düşürme” diye dua ediyoruz. İşte yapımızı tanıyalım ki inancın büyük bir güç olduğunu anlayalım ve inanç gücümüzü kullanarak kendimize yakıştıramadığımız hallerden kurtulalım.

 

•    Bütün mesele senin takdir edebilmende, değerlendirebilmende. Sen değer yargını çalıştırıp, kötünün kötülük derecesini kendin görecek ve fikir sahibi olacaksın. Bak, sana insana yakışmaz diye aktarılan şeyler toplum içerisinde gayet rahat yapılıyor. Sen nasıl olacak da dedikodudan, zandan, maleyaniden kurtulacaksın? Sen dedikodunun, zannın, maleyaninin domuz eti yemek kadar günah olduğuna inanacaksın ki o fiili bırakabilesin. O zaman iş senin değerlendirmene kalıyor. Kendin üzerinde duracak ve iyinin iyilik derecesini, kötünün kötülük derecesini kendin tespit edeceksin.

 

•    Bir konu hakkında ne kadar fikir sahibi olursan, o kadar istifade edersin. Bir cep telefonunu düşünelim. 50 tane özelliği var. Sen bunun bir iki özelliğini bilirsen kalan 48 özellik boşa gider. Ama sen bu özellikler hakkında fikir sahibi olursan o özellikleri de kullanabilirsin. Fikir sahibi demek, kavramın içindeki niteliklerin tamamını tanımak demektir. İnsan yalanın kötü olduğunu söylüyor ama bırakamıyor. Neden? Çünkü yalan hakkında fikir sahibi değiliz. İnsanın da 50 tane yönü var. Sen kaç tanesini tanıyor ve kullanıyorsun.

 

•    Sen gerçekten bir şeyi ister, harekete geçer ve buradan sapmazsan, o isteğin gerçek olur. Allah insana böyle bir kudret vermiş. Ve bu güç bizimle sınırlı değil. Bizim ötemizde güçler de bize kararımızın vasıtasıyla hizmet edecek. Senin karşına bin tane de engel çıksa mücadeleyi bırakmayacaksın. Önemli olan senin kararını bozmaman. İşte bu kesin karar seni istediğin yere götürecek. İşte bizim işimiz bu. Biz, iç dünyamızı ve mücerret yapımızı tanıyoruz. Onun için iç dünyamızı çok ciddiye almamız gerekiyor. El ucuyla tutulan işte derinlik ve nitelik olmuyor.

 

•    Üzerinde ciddiyetle durulmayan bir alanda akıl çalışabilir mi? Ondan sonra kafam kendim için neden çalışmıyor diyorsun? Sen, gününün ne kadarında kendinle, iç dünyanla meşgul oluyorsun?

 

•    Kendimizden uzak yaşayışımızın en önemli ispatı, gün içinde gezgincinin evinde çok az durmasıdır. İnsan kendi iç aleminde sanal olarak gezip duruyor. Biz şimdi insan aşığıyız deyip de kendimizle ilgilenmezsek olur mu? Gezginciyi evinde tutacak tek şey amaçtır. İnsan, kendini derinliklerinden beri bilmeyi, bulmayı ve tanımayı amaç haline getirip, bunu da hayatının birinci planına alırsa, gezginci evinde durur ve kendi kıymetini anlamış olur.

 

•    Bizim yaptığımız çalışmanın dışarıdaki hacıyla, hocayla ve tarikatla bir alakası yok. Bizim işimiz kendimizi derinliklerimizden beri bilmek ve tanımaktır. Onun için biz iç dünyamızı ve mücerret yapımızı didik didik ederiz. Onların ise böyle bir tercihleri yok. Onun için de bizim yakaladığımız yerleri görme şansları yok. Yani yaptığımız iş bambaşka bir iş. Meslek farklılıkları var, kulvar farklılığı var. Yollarımızın aynı olma şansı yok.

İnsan Yüceliğini Gerçekleştirme Derneği
Adres : Yaylacık mahallesi Ulubatlı Hasan cd. 16. sok. No:2/15 -- KIRIKKALE
www.iygder.com | iygder@iygder.com
web tasarım ankara