| Sahipliğimiz Gerçekleşmezse - İygder - 2011-03-29 11:49:12 |
SAHİPLİĞİMİZ GERÇEKLEŞMEZSE, SAHİP OLDUKLARIMIZ BİZE HÂKİM OLUR VE BİZİ KULLANIR. "İnsanlar sahiplikleriyle yaşamak zorunu, iç dünyalarından duyarlar.
Bu güdüm; çok itici, çok iddialı, çok hareketli bir duyumdur. Her saniye insanı iter, itiştirir. Gelişigüzel her şeye sahip ettirmek ister.
İçimize tabi olduğumuz için, olur olmaz her şeye sahip oluyoruz. Dedikodudan tutunda, mal sahibi, hatta hükümdarlığa kadar her şeye sahip olma arzusu ve gayreti içindeyiz.
Bu sahiplik güdümü ters istikametlere giderek bizi hiç hükmüne düşürmemelidir. İşte mühim konumuz budur.
Öyleyse bu mühim güdümün itişini nasıl yönetip düzene koyacağız. Bu kadar kapsamlı ve itici güdüm bu insanları en önce neye sahip olmak için itiştiriyor?
Öyle bir sahiplik sıfatına ermek lazım ki; o sahiplikle, gereken sahipliği yapalım, her sahip olduğumuz şey bizi mesut etsin. Tam insan olarak yüce insanlığımızı gerçekleştirelim.
Bu konu çok mühimdir. Öyledir ki; sahip olduğumuz şey, bizim sahibimiz gibi bizi etkisine alıp yönetir de haberimiz bile olmaz. Güya biz o şeye sahip olduk, halbuki o sahip olduğumuz şey bizi etkisine almışta yönetiyor bile.
Hem biz sahip olalım, hem de sahip olduğumuz şey bize sahip olsun, yönetsin, bu nasıl oluyor?
Mesela; parayı, çalışır kazanırız. Onun sahibi oluruz. Sahibi olduğumuz parayı ya tutup yerinde kullanmalıyız, veyahutta tutalım biriksin derken onun etkisiyle, para için yaşıyormuş havası içinde kendi öz yapımızın ihtiyaçlarına bile bakmaz mahrumiyet çekeriz. Böylece hakimiyet paranın eline geçmiş, o bizi kullanmış olur.
Birikmek isterse o bizi bekçi yapıyor. Harcanmak isterse irademizi alıp istediği gibi harcanıyor. Böylece de irademizi kendimiz değil, sahibi olduğumuz para kullanmış oluyor.
Öyleyse ne ile, nelere sahip olmalıyız ki, gerçek sahip olarak yaşayalım.
Kendi yapımıza iyi dikkat edersek derinliklerimizde en çok neyi istediğimizi, neye sahip olmak istediğimizi görürüz. Görürüz ki derinliklerimizden şahsiyetli bir kişi olmak, yüceliğe ulaşmak istiyoruz.
O halde en önce kişiliğimize sahip olmalıyız. O insan yüceliğimizle her şeyimize sahip olabiliriz. Ve diğer sahip olacaklarımız yerli yerinde kullanırız.
Aksi halde yani insanlığımıza, insanlığımızı ifade eden güdümlerimize sahip olmadan neye sahip olsak, onlar bizi etkiler ve kullanır.
Bu da kişiliğini yaşamayı amaçlamakla olur. Aksi halde kişiliğini şerefe erdirmenin değil de, başka şeylere sahip olmanın peşinde koşanlar, o peşinde koştuklarını elde edinceye kadar hizmetkârı, elde ettikten sonra da kölesi olurlar..." |