Bildim Dediğin Sürece İç Dünya Kapıları Mümkün Değil Açılmaz Anaman Kümesi Grup Toplantı Raporu
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Kullanıcı Adı :

Şifre :

Tekil Ziyaretçi : 28885
Çoğul Ziyaretçi : 765791
İp Adresiniz : 38.107.179.216
İygder - Makaleler - Aile ve Çocuk Köşesi
AİLE SOHBET RAPORU - iygder - 2011-03-27 14:55:35

 

 

Bu hafta sohbetimize kitaplarımızı okuyarak başladık. Gerçek Maneviyat ve İnanç Temelleri kitabımızdan, “İnsan Yapısının Mimarı” konusunu okuduk. Konu çok güzel denk gelmişti. Bizde birkaç gün önce babam, kardeşim ve ben yemek yerken bir yandan da sohbet ediyorduk.

 

Babam "anlatın bakalım nasıl gidiyor eğitim, uyguluyor muyuz eğitim ilkelerimizi?" dedi.Kardeşim  biraz dertlenir gibi söze başladı;

 


“Eğitim ilkelerini tespit ederek yaşamaya çalışıyorum ama iş işten geçince aklıma geliyor. Mesela bir hata yapacaksam o hatayı yapmadan önce değil de sonradan aklıma geliyor” dedi. Evet, durum bendede öyleydi.

 

Babam bu durumu yenmemiz gerektiğini söyledi. “fikir kitaplarımıza devam edersek her gün düzenli şekilde okursak boş şeylerin yerine zihnimiz eğitimimizle daha çok meşgul olur. Böylece bir hata yapacakken aklımıza prensiplerimiz gelir o hatayı engellemiş oluruz. Eğitim ilkelerimiz hata yaptıktan sonra pişmanlık duymamız için değil, hataları engellemek için, bizi huzurlu yaşatmak için var” dedi. Bu konuyu okuyunca bunları tekrar değerlendirmiş olduk.

 

Babam salondan çıktı, kitap okuduğum için bölemedim. Sonra baktım elinde meyve tabağı ile salona geri geldi. Kız kardeşime söylemek yerine kendi getirmişti. Meyveleri herkese ayrı tabaklarda hazırlayıp ikram etti. Bu davranış benim çok hoşuma gitmişti. Beklemeyerek aklından geçeni kendisi yapmıştı. Meyvelerin tadı ayrı bir lezzetli geldi.

 

Ne Arıyoruz (24–35) ve İş İçinde Eğitim kitabımızdan “Hayat Çizgisi Olanlar Mutludur” adlı konuyu okuduk. Hepimiz tekrar çizgimizi belirledik, amacımızı gözden geçirdik. Amacımız için daha çok çabaya ihtiyacımız olduğunu konuştuk. Eğitimin hayatımızdaki önemini sorguladık ve eğitimin zaten hayat demek olduğunu anladık.

 


Sohbete haftamızın nasıl geçtiğini anlatarak devam ettik. Babam genel olarak ev içindeki havadan memnun olduğunu söyledi. Kardeşim ve benim ders çalışmaya biraz daha özen göstermemiz gerektiğini söyledi. Söz erkek  kardeşime geçti. Oda bize bu haftayı güzel ve yoğun geçirdiğini anlattı. Fırsatların ayağımıza gelmesini beklemeden, bizim fırsat yaratmamız gerektiğini fark etmiş.

 

Öğretmenlerinden hem derste hem teneffüste yararlandığını, onları hiç boş bırakmayıp devamlı sorularını sorduğunu söyledi. Beklemek yerine harekete geçmenin bize daha uygun olduğunu söyleyip bizi de bu konuda uyandırdı.


Kız kardeşimin tespitleri de şunlar oldu. Genelde lafı geçiştirmeyi tercih ederken bu sefer heyecanla konuşmaya başladı. Okulda öğrencilerin ciddiye almayıp laubali davrandıkları bir öğretmen varmış. Öğretmen Ayşenur un sınıfına da derse giriyormuş. Bu hafta girdiği tüm derslerde Ayşenur hocaya diğerlerinin aksine saygılı davranmış. Hocayı üzecek değil onore edecek şeyler söylemiş.

 

 
Arkadaşları şaşırmışlar zamanla onlarda yaptıklarından rahatsız olduklarını belli etmişler. Öğrencilerin öğretmene, öğretmenin de Ayşenur a olan tutumu değişmiş. Bu olay hepimizi mutlu etti. Babam Ayşenur u takdir etti ‘Bu fikirde olan bir öğrencinin de böyle davranması gerekirdi aferin sana’ dedi.
Nihayet sıra bana gelmişti. Bende Kuran Kursunda başımdan geçen bir olayı paylaştım.

 

Kursa bir teyze gelip bize duaları tecvitli öğretiyordu. Kuran ı sırayla okuyup başka bir odada teyzeye duamızı okuyorduk. O gün sıra bana geldi Kuran ı okuyup diğer odaya dua vermeye gittim. Kapıyı açtım adımımı atmama fırsat olmadan odadakilerin sesi yükseldi. Beş on kişi vardı hocanın başında.

 

 Hepsi bana dönüp açıklama yapmaya başladılar ‘çok sıra oldu.. kalabalık oldu.. biz okuyunca gel!.. vs. gürültüden herkesin lafı birbirine karıştı. Birkaç saniye içinde aklımdan ödevimizin bağırmamak olduğu geçti, Gül teyzemin bahsettiği midelerimizden sabır midem geldi aklıma. Hadi onu doyur dedim kendi kendime, bir özdenciye yakışır davran diyor bir ses.

 

 Onların yaptığı gibi cevap vermemi bekleyen topluluğa baktım, gülümseyip sakince ‘peki’ dedim. Sonra geri adım atıp kapıyı yavaşça kapattım. Odadaki ses kayboldu. Dedem in bir sohbeti de kulaklarımda yankılandı. Peki diyene herkes eğilir demişti. Dost ne söylüyorsa bizim huzurlu yaşamamız için söylüyor. Mutluydum, hem ödevimi uyguladım, hem de sabır ve anlayış midem doydu.

 


Sonra sohbetimize “Ahlakım” adlı kitapla devam ettik. Sohbetten kendimize çıkardığımız dersleri konuşup sohbeti dua ile sonlandırdık.  

       

 

İnsan Yüceliğini Gerçekleştirme Derneği
Adres : Yaylacık mahallesi Ulubatlı Hasan cd. 16. sok. No:2/15 -- KIRIKKALE
www.iygder.com | iygder@iygder.com
web tasarım ankara