Bildim Dediğin Sürece İç Dünya Kapıları Mümkün Değil Açılmaz Anaman Kümesi Grup Toplantı Raporu
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Kullanıcı Adı :

Şifre :

Tekil Ziyaretçi : 28885
Çoğul Ziyaretçi : 765790
İp Adresiniz : 38.107.179.220
İygder - Makaleler - Değişen Hayatlar
Özden Hanımların Çalışmaları - iygder - 2011-03-27 14:16:45

Abdulkadir Duru Beyi Anma Töreni Yazılarından...

 

 


Gerçek Bir Hanımefendi Ve Gerçek Mümine Olma Yolundaki Özden Hanımların Çalışmaları

 

Duru beyin insanlığa sunmuş olduğu pek çok ilkenin hayata geçiş seyrini kısaca özetleyelim:

 


Eğitim faaliyetlerini genel olarak sınıflandıracak olursak;

 

 • Derneğimizin Faaliyet Eğitimleri,


• Huzur Bahçemizde İş İçinde Eğitimler,


• Küme Çalışmalarının Faaliyetleri,


• Hanımların Hizmet Ekibi,


• El İşi Faaliyetleri,

 

• Aile Toplantıları.


Yaz sezonuyla birlikte bahçemizde başlayan iş içinde eğitim faaliyetleri, tam anlamıyla Duru beyin anlattığı eğitim metodunun pratik hayatta ki uygulanışıdır.

 


Bayanlar, düzenli gruplar halinde plan ve program çerçevesinde kışlık erzaklarını hazırlarlar. Konserve, salça, turşu, erişte, kışlık ekmekler, her türlü meyve sebze kurusu…  

 

 Genç kızlar meziyetlerine göre el işleri, ebru sanatı gibi uğraşları icra ederken, bir yandan da donanımlı bir ev hanımının bütün özelliklerini öğrenirler.

 


Yedisinden yetmişine kadar her türlü yaş grubunun mevcut olduğu ortamımızda öğrenip uygulamak temel esastır. Her şey iş içinde talim yapılır. Her genç kız evinde asgari 40 misafiri ağırlayacak şekilde yetiştirilir. Her türlü yemek pişirme, pratikçe az zamanda çok işler yapma, özenli sofra kurma gibi her türlü gerekliyi öğrenirler. Dolayısıyla  özgüven sahibi olarak hayatlarını idame  ettirmeleri sağlanır.

 

Onun dışında yapılan toplu işlerde:

 

• Dayanışmanın gücü

 

• Birlik ve beraberlik ruhuyla az zamanda çok işler yapmanın önemi


• Sabrın ve tahammülün talimi


• İncelik ve zarafetin eğitimi


• Kendinden önce karşıyı düşünmenin gayreti

 

• Paylaşmanın zevki


• Anlayışın ve hoş görünün uygulaması


• Ciddiyetin zevki

 

• Kendini aşarak yaşamanın yolları

 

• Peki demenin, bir başa uygunun talimi


• Egonun zincirlerini kırarak, “ben” den kurtulup “biz” demenin yeri

 

• Sahiplik taliminin her cephesiyle antrenman sahası

 

• Başladığı işi en iyi şekilde sonuçlandırma, yarım iş bırakmama mücadelesi

 

• Dikkati, iddiası ve gayretiyle çalışan zekâsını geliştirip, her türlü yeteneğe sahip olma gücü

 

• Yaptığı işler neticesinde güven telkin eden emin insan olmanın kuvveti

 

• Beceriksizliğin, çaresizliğin ve ben anlamam sözcüğünün arkasına sığınmaktan kurtulup, çareler üreten öz güven sahibi insan olmanın kıvancı.

 

Küçük yaşta eğitime başlayan erkek çocukları sofra kurma ve sonrasındaki temizlik işleriyle başlar, çekiç çivi tutmasına, boya badanaya kadar her şeyi öğrenirler.

 

 İçinde bulunduğumuz pratik hayatın talimini yapan beylerimiz; her türlü tamirat, tesisat, boya işleri, bahçe işleri, eskileri değerlendirip yeni şeyler üretme gibi pek çok konuda kendilerini yetiştirirler.

 


Kişilik yapısının güdümleri olan beğenip- beğendirmek, inanıp- inandırmak, güvenip güvendirmek, sayıp- saydırmak, yapılan işler içinde her an faaliyettedir.

 

Bunun yanında yine Duru beyin 5 li gruplar halinde tavsiye ettiği küme çalışmaları, bayanlar ve erkekler ayrı olmak üzere gruplar halinde faaliyet göstermektedir.

 


Küme çalışmalarındaki uygulamalarda, küme elemanlarının kalkış noktası; kendini yetiştirme, kişilik ve şahsiyet gereklerini öğrenip uygulama ilkesidir. Yine birlik ve beraberlik ruhuyla hareket eden gruplar, hiçbir ihtiyaçlı arkadaşı yalnız bırakmazlar.

 


Hastalık, ölüm, ev taşıma, iş kurma, düğün merasimi gibi her türlü gereklide organize edilen grup iş başındadır.

 


Ayrıca hanımların kurduğu haftalık dikiş günü iş içinde eğitimin başka bir boyutudur. Daha ekonomik bir şekilde kızların çeyizleri yapılıp aile ekonomisine katkı sağlanır. Ayrıca evlenecek olan genç kızlarımızın bütün işleri büyük bir samimiyet ve gayretle yapılır.

 


Kız çocukları ve erkek çocukları ayrı  gruplar halinde başkanlarının gözetiminde eğitim görmekteler. Kız çocuklarımıza kişilik ve şahsiyet noktasını temel almış, iffet ve haya esasları üzerine kurulmuş, mukaddesatına düşkün, geleceğin Anaman kızlarını yetiştirecek yürekte olmalarını sağlayan eğitim verilir.

 

Erkek çocuklarımız, ayrıca gençlerimiz; izzeti nefislerine düşkün, mukaddesatından, peygamber çizgisinden ayrılmayan, milli ve ferdi şahsiyet iddiasıyla dolu, doğruluk ve güven temeli üzerine hayat çizgisini belirleyen bir eğitime tabi tutulurlar.

 


Abdulkadir Duru beyin özellikle üzerinde durduğu konulardan biri de ailenin temel alınmasıdır. Buna mukabil çalışmalarımız da bu eksende hızla devam etmektedir.

 


Her birey, kendi ferdi eğitim çalışmalarının yanı sıra ailesini de işin içinde götürür. Hangi değerler adına yaşıyorsa, çocuklarına yaşattığı ve aşıladığı da aynı değerlerdir.

 

Türk- İslam bilinci, vatan-millet sevgisi, Peygamber aşkı… Bunun yanında söz, emanet, başladığı işi en iyi şekilde sonuçlandırma, asla yarım iş bırakmama, hayatın zorluklarıyla mücadele, paylaşma, tasarruf konusunda küçükten bilinçlenme, kumbara ve fon tutma, alış veriş bilinci, pazarlık yapma, grup çalışmasıyla organize ve disiplini öğrenme gibi pek çok konularda aileden eğitim alırlar.

 

Ailelerimiz; sadece kendi çapında çekirdek aileyi oluşturmakla kalmaz, geniş ailenin de bereketini yaşarlar. Büyüklerimiz, (anne- baba, anneanne, babaanne, dede) bizim için birer lütuf olarak görür, insanlığımızı yaşayıp manen doyuma ermede birer vesile kabul ederiz.

 

Anlayış, hizmet, hürmet, saygı midelerimiz doyarken evlatlarımızda bizlerden görsel eğitim alırlar. Hiçbir bayram bizim için tatil vesilesi değil, büyüklerimizi, sevdiklerimizi ziyaret ederek gönül alma vesilesidir.

 


Aile saadetini yakalamanın yolu hanımdan geçer. Hanımın erkeğine uydukça saygınlık kazandığını, asaletimizin artışından görüyoruz. “Peki” diyenin ezilen değil, yücelen eş olduğunu öğrendik. Anaman kitabımızdaki bohçaları okuyup geçmiyor, bizzat uygulayarak, yaşamaya çalışıyoruz.

 

Yine eğitim sayesinde anneliğin kutsiyetini ve ehemmiyetini öğrendiğimiz gibi hakkını da verme gayretindeyiz.

 

Yine Duru beyin “Fon kurma, eline sahiplik ve tasarruf “ konusundaki tavsiyelerini bilfiil uygulamaktayız. Grup içindeki kurduğumuz fonların dışında aile içinde fonlar oluşturulup denk bütçeler kurulmaktadır.

 

Eşler bir birleriyle müşavereli giderek, rastgele harcamadan uzak, gelir gider tablolarıyla düzene koyulmuş, tasarrufun uygulandığı denk bütçeyi yapmaktalar.

 

Fonlarımız ihtiyaca göre; “eğitim, sağlık, faturalar, yakıt, mutfak, ihtimal, ikram, dava” gibi oluşturulup, her ay düzenli, aynı miktarda ödemeleri yapılmaktadır. Borç alınacaksa dışarıdan değil, kendi fonundan alıp, aynı ciddiyetle de ödenmektedir. Çoğu ailemiz kredi kartı tuzağından kurtulmuş, eline sahip olmanın hazzını yaşamaktadır.

 


Duru beyin “Kadının Toplumundaki Yeri” adlı eserinde vurgulamış olduğu “kadının yeri saygıdeğerliktir” ilkesi gereğince önce kendimizi saygı ile kabul etmeyi sonrada toplumdaki saygınlık yerini almayı hedefleriz.

 

 Daha açıkçası; edep, haya ve iffete olan düşkünlüğümüz, incelik, hassasiyet ve anlayış istikametinde ilerleyişimiz, doğruluk ve eminlik üzere, mukaddesat yolunda yaşayışımız saygıdeğerliğin gereğidir.

 

Toplumdaki bütün sancıların, ast, üst ilişkilerinin, makam kavgalarının, komplekslerin tek nedeninin, kişinin kendi kendisini saygıyla kabul edip, kendinden emin olmamasından kaynaklandığını Duru bey sayesinde öğrendik.

 

Bunu bilgi olarak belki her eğitimci  söylüyor. Ancak biz onun eğitimiyle bunun yaşayış talimini yapıyoruz.

Hiçbir makam sahibinin yanında etkilenerek “sıradan ev hanımıyım” kompleksine girmeyiz. Zira yerimizden, yolumuzdan, insanlığımızdan emin yaşadığımız için yanımızda malıyla veya makamıyla övünenlere karşı gayet rahat oluruz.

 


Göğsümüz kabara kabara “doğruluktan ayrılmam arkadaş, kimseyi kandırmam, kimseyi boşluğa düşürüp, hayal kırıklığına uğratmam veya ağzımdan bir söz çıktımı yerini bulur, sözümün arkasındayımdır veya arkadan konuşup iş çevirmem arkadaş,  insanlara daima ümit ve güven veririm, mertçe yaparım ne yapıyorsam.

 

Ne milletimi ne devletimi suistimal edecek hiçbir şeye müsaade etmem.” diyerek sahip olduğumuz gerçek değerlerle övünürüz.
Yine Duru beyin aynı eserinde “hanımların aile ekonomisine katkısı” bölümünün icraatçısıdır pek çok arkadaş.

 

 Kimi yazın yaptığı eriştesini, tarhanasını pazarlar, kimi dikiş makinesinin başında döktürdüğü hünerlerini, kimi yaptığı el işlerini, kimi arkadaşlarımız da ebru sanatını icra ettiği eşarplarını pazarlar.

 

 Hiç olmadı eskileri değerlendirip yeni şeyler üretmek, elindeki imkânlarla en iyiyi yapabilmek, hemen hazıra dayanmak yerine kendi emeğiyle bir şeyler çıkarmak, israftan kaçmakta aile ekonomisine katkının diğer bir şeklidir.

 

Ayrıca, aile sohbetlerimizi düzenli olarak haftada bir gün gerçekleştirmekteyiz. Aile bireyleri haftanın bir günü bir araya gelip, bir birlerinin gözünün içine bakarak sevgi ve muhabbetle sohbet ederler.

 

 Ailenin genel prensipleri, adabı muaşeret kuralları, peygamberimizin örnek hayatı, tam bir Müslüman’ca yaşayışın yolları meşk edilirken, uygulama esas alınır.

 


Bireyler her hafta uyguladıklarını paylaşırlar. Ailede herkes ayrı bir telden değil, aynı hedef, aynı inanç doğrultusunda, aynı istikamette yol alır.

 

Aile içinden başlayan uygulama sahamız çevremize doğru yayılır. Evlerimiz en eşsiz saadet yuvalarımızdır. Eşlerimiz bizim için dünyanın en eşsiz insanları, evlatlarımız ise Allah(c.c)ın bize sunduğu en güzel emanetlerimizdir.

 

 Eşlerin derdi, karşılıklı birbirlerine kendilerini ispat etmek değil, tuttukları amaçların, savundukları davanın yüceliğini yaşayarak bir birlerine ispattır.
Bizler Duru beyin ilkeleri ışığında eşler arasındaki saygıyı temel alırız.

 

 İlk evlendiğimiz günkü heyecanımız yıllardır artarak devam etmektedir. Biz onlara saygıyla eğilirken, onlar da bizi Allah’ın emaneti olarak kabul eder, saygıda bizimle yarışırlar.

 

Saygıda yarış derken; tabii ki gövdenin ötesinde insanik meziyetleri kastediyoruz. Doğruluk, inan, güven, misafirperverlik, paylaşma, cömertlik, ikram severlik, hamiyetperverlik, sadakat, mertlik ve samimiyet gibi değerler adına eşler bir biriyle yarışırlar.

 

Kendi egolarını tatmin üzere bir birleriyle bencillik kavgasına değil, ortak bir değer uğruna yaşam mücadelesi verirler.
Evlerimiz, her an misafir ağırlayacak donanıma ve düzene sahiptir. Evin bereketini kaçıracak hiçbir bulaşık sabaha bırakılmaz. Mutfağımızda bereket bohçası uygulanır. Ayrıca “bitmiş” diye sıkıntıya ve çaresizliğe girmemek, ansızın gelen misafire karşı rahat etmek için, bir kenara biriktirdiğimiz “ihtimal bohçalarımız” mevcuttur.

 

Zihin sadeliğini her zaman ön plana çıkaran Duru Bey, içinden “eyvah! Ne yapacağım, zamansız geldiler” gibi telaşın yerine, emin ve rahat bir şekilde misafiri kendine yük yapmadan ağırlamanın yollarını sunmuştur bize.

 


Her ev hanımının yakındığı işler, bizlere zevk vermiştir. Neden mi? Çünkü yaptığımız hiçbir işi kendimize yük etmeden, angarya kabul etmeden kendi ihtiyacımız olarak yaparız.

 

Tıpkı yemek yemeye ihtiyacım olduğu gibi manen doyum içinde temizliğe, düzene, intizama ihtiyacım var. Kimse gelmese, görmese de kendime olan saygımdan dolayı temiz ve düzenli olmak zorundayım, ilkesiyle hareket ederiz.

 

 Önce kendimize olan saygımız, sonrada ev halkına olan hürmetimizden dolayı evin içinde salla parti, pijamalarla dolaşıp biri geleceği zaman en güzel kıyafetlerimizi giyip rol değiştirmeyiz.

 


Evlerimizin en güzel odası olan salonumuzda kalabalık eşyalarımızı ağırlamayız. En  sade, en pratik, insana hizmet için ayarlanmış eşyalarımız bize hizmet eder, biz onlara değil. Kullandığımız her şeyde temel amaç; lüks, gösteriş ve  el gördü lükten uzak, sade, zarif, kullanımı kolay, insan hizmetine sunulmuş olmasıdır.

 


Rastgele bir yaşayış hayatımızın hiçbir yönünde görülmez. Güneşi üzerimize doğurmadan güne başlar, günlük plan ve programımızla adeta kendimizle yarışırcasına zamanımıza da tasarruf ederek, içinde bulunduğumuz günün sahibi olmaya çalışırız.

 

Anda güzellikleri yaşama ve mutluluğu elde etmeyi bize öğreten, öğrenmekle kalmayıp bizzat hayatımızda yaşayarak tadını almamızı ve bunu bu gün, gümbür gümbür kıvançla ifade etmemizi sağlayan Abdulkadir Duru Beye, sonsuz şükranlarımızı yine onun bıraktığı eserleri hayata geçirmekle sunmak istiyoruz.

 

            Minnet, Şükran Ve Saygılarımızla…


                                                                                                                                                                          Özden Hanımlar Grubu Adına…
        

İnsan Yüceliğini Gerçekleştirme Derneği
Adres : Yaylacık mahallesi Ulubatlı Hasan cd. 16. sok. No:2/15 -- KIRIKKALE
www.iygder.com | iygder@iygder.com
web tasarım ankara