| Karar Ver, Harekete Geç - İygder - 2011-03-22 09:41:00 |
26.02.2011
• Mustafa Kemal Atatürk kendinde pek çok özelliği barındıran nadide bir liderdir. Ancak O’nun en önemli vasfı kararlı bir insan olmasıdır. Aynı zamanda O, azimli ve milletini çok iyi tanıyan bir liderdir. Herkes çaresizlik içerisinde düşman işgalini seyrederken O, ”Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” Ya istiklal ya ölüm” diyerek kesin kararını belirtmiştir. Daha sonra da kararının gereklerini yerine getirmiş ve bir milletin özgürlüğüne kavuşabilmesi için en önemli rolü oynamıştır.
• İnsan Allah’ın gücünü temsil eden büyük bir güçtür. İnsan karar verip harekete geçti mi, verdiği karardan caymadığı sürece kararı gerçekleşir. İnsan da karar böyle büyük bir güçtür. Zaten kutsal kitabımızda da “Sen karar ver, harekete geç ve Allah’a güven” denmektedir. İnsan için karar, gücünü açığa çıkarabileceği bir imkânıdır. Kararsız insan güç ifade edemez.
• Peygamber Efendimiz kendine inanan insanları dünyadan soyutlamamış. Aksine gelen insanları İslami çizgi içerisinde yeteneklerine göre sevk ve teşvik etmiştir. Buna en güzel örnek Hz. Halid’dir. O Müslüman olduktan sonra Efendimiz Onu yeteneği olan askeri alanda değerlendirmiştir. Git de ilim tahsil et dememiştir.
• Herkes bir türkü tutturmuş ve dünyayı karalayıp duruyorlar. Dünya kötü ise Allah(c.c.), Muhammed aleyhisselamı, ashap efendilerimizi, Mevlana’yı, Şems’i, Abdulkadir Duru hazretlerini dünyaya neden göndermiştir? Kötü olan dünya değil, geçici değerlere gereğinden fazla değer vererek gerçek değerleri hak ettiği yere koymamaktır. Sen parayı helalinden kazandın ve insanların kalbi huzuru yolunda kullandın da para sana zarar mı verdi? Sen insanlık şerefini unutur da kazandıklarını kimseyle paylaşmadan biriktirip durursan ve onu hayatının birinci planına alırsan tabiî ki para sana zarar verir. Dikkat edersen para sana zarar vermiyor. Senin paraya gereğinden fazla yüklediğin anlam ve ona bakış açın sana zarar veriyor.
• İnsanlar İslam’ı yatırım yaparak kız çocuklarını okutmuyorlar. Bu kadar uyku olabilir! Anneler cahil kalmayacak ki yetiştirdikleri evlatları da cahil kalmasın. Şerefli anneden şerefli insanlar doğar ve yetişir.
• Peygamber Efendimizin sadece şu hadisi bile insanlar için yeterlidir:”Söz verdiğin de sözünde dur, konuştuğunda yalan söyleme, sana emanet edilen şeyleri sahibini sağlam olarak teslim et.”
• Sen kendine dönmezsen, kalbini ve değerler sistemini de görme şansın olamaz. Sen kendine döneceksin ki neyi niçin yapabildiğini anlama şansın olsun. Bir şey yaptın, bunu desinler diye mi, sevileyim diye mi, görev diye mi yoksa Allah rızası için hiçbir karşılık beklemeden mi yaptın? Bunları görebilmen için kendine dönmen gerekiyor.
• Güzel sözleri söylemek, yaymaya çalışmak başka, yaşamaya çalışmak başkadır. Kimsenin aklına bu güzel sözleri yaşıyor muyum diye gelmiyor. Önemli olan sözü bilmek değil, o sözleri yaşamak, hatta değerini duyarak yaşamaktır. Onun için konuştuklarımızı hayatımıza aktaralım.
• Kişilik Eğitimi’nde temel iki ayak vardır. Samimiyet ve ciddiyet. Kendi halini görüp, içinde bulunduğun durumun vehametini anlar ve eğitime ihtiyaç hisseder yere gelirsen bu samimiyettir. Samimice bu ihtiyacı bilip, hastalıklarını tedavi etmek için doktorun bütün tavsiyelerini kayıtsız ve şartsız uygulamak ise ciddiyettir. Sen reçeteyi kullanmazsan o ilaçlar sana fayda verir mi? Onun için, bu kendinden kendine bir iştir.
• Bir insanın ağzından çıkanı kulağının duyması çok önemli bir iştir. Onun için sözleri kendimize konuşup, kendimize dinleyeceğiz ki ağzımızdan çıkanı duyabilelim. Yoksa ağzımız bir şeyler söylerken, yaşayışımız ise bambaşka olur. İşte edindiğin o bilgiler ve konuşmalar kendini dinlemene engel teşkil eder, gerçeği göremezsin. Onun için seni sana dönderecek bir arkadaş grubu lazım. Ashap Efendilerimizden biri yanlış bir şey yaptığında ötekiler onu uyarırmış. Yanlışı yapan ise uyaran arkadaşına teşekkür edermiş. Şimdi ise biri bizi uyarsa hemen laf yetiştirmeye kalkıyoruz. Biz de artık söz yetiştirmeyi bırakıp, kendimizi eğitme derdine düşelim.
• Hayat içerisinde iyi niyet para etmez. Niyetin iyi olduğu gibi sonuçta iyi olacak. Adam güya iyi niyetle sana bir şeyler söylüyor ama ümidini kırıyor, karamsar ve kötümser konuşmalar yapıyor. Onun için her sözü kulağından içeri alma. Kendi tespitlerinle yaşamayı öğren ve ilgilendiğin her konuyu müspete ve kesinliğe bağla. Yoksa “dediler” dersin ve hiçbir şeyin gerçek yüzünü göremezsin. Bilgiler ansiklopedik olarak kalır. |