| ÇANAKKALE RUHU - Serkan DEMİRBAŞ - 2011-03-18 17:36:05 |
İşte Türk Milleti tarihi hadiselerin devamlı gösterdiği üzere, Yüce Yaratıcı’nın kendisine bahşettiği fıtrat icabı, bu nizama sokma işini tarihin çeşitli safhalarında layıkıyla başarmasını bilmiştir.
Tarihin tozlu sayfaları bir karıştırılırsa Türk’ün adalet ve huzur dağıtma görevini sadece kendi ırkdaşlarına değil, diğer bütün ırklara da hakkıyla dağıttığı ayan beyan görülecektir. Bunun milyonlarca somut örneği vardır.
En basitinden, Balkanlardaki milletlerin yüzlerce yıl, bizim hâkimiyetimizde hem de hesap soracak bir merci yokken, Avrupa kan ve vahşet içinde çırpınırken, kendi dillerini ve dinlerini yani kültürlerini nasıl muhafaza ettikleri görülecektir.
İşte bu işgal güçleri ile bin yılların verdiği bağımsızlık ruhuyla yoğrulmuş Türk Milleti Çanakkale semalarında, tarihte bir daha eşine rastlanılmayacak kıran kırana bir mücadeleye girmişlerdir.
Bir tarafta; dizginlenemez emperyalist emelleri uğruna bir milleti yok etmeyi göze almış azgın sömürge ordusu, diğer tarafta ise tarihte en güçlü olduğu anlarda dahi adalet çizgisinden sapmamaya gayret eden, namusu ve şerefi uğruna vatan savunmasına koşa koşa gelen kahraman Mehmetçik yani Türk Ordusu.
Düşman güçleri bize konserve atmışlar, biz onlara başka ihtiyaçlarını atmışız. Evet, centilmen bir taraf varsa bu sonraki zamanlarda onların komutanlarının da anılarında devamlı suretle altını çizdikleri gibi Mehmetçiktir.
Dostlar bu centilmenlik düşünceleri yayılmaya çalışılarak düşmanın hunharca planları unutturulmaya çalışılıyor. Yoksa düşman binlerce kilometrelik yolu bize konserve atmak için gelmediler.
Bize atacağı, yağdıracağı bombalarla, bizim namusumuzu, şerefimizi, bedenimizi yani Türk adını ve varlığını yılların verdiği eziklikle ortadan kaldırmak için geldiler. Centilmenler savaşı gibi safsatalar, düşmanın bu kin ve nefret dolu planlarının üstünü örtemez.
Bu görüşü olsa olsa İngiliz hayranlığı ile yatıp kalkan komprodör, sömürgeci zihniyetler savunabilir.
Buradaki en önemli husus ise bu komutanlar, Türk Askerinin Ezan-ı Muhammediye’nin bu topraklarda susmaması uğruna gerekirse bedenini gözünü kırpmadan vereceğine şahit olmuşlar ve Kurtuluş Savaşına şeklini verecek Çanakkale Ruhunu yine bu savaşta iliklerine kadar benimsemişlerdir.
Bütün bu önemli hususları belirttikten sonra diyebiliriz ki; devamlı vurgulandığı üzere Çanakkale bir ruhtur. Bir milletin kendi şerefi uğruna gözünü kırpmadan canını vereceği bir ruhtur. Eğer Çanakkale Ruhu olmasa idi emperyalist devletler istedikleri gibi çizeceklerdi Dünya haritasını.
Bu nasıl bir iman ki 8 metre önünde arkadaşının öldüğünü gören Mehmetçik, 3 dakika sonra kendisinin de öleceğini bile bile gerisinde bıraktığı anası, bacısı ve nikâhlısının namusu için, ölüme şahadetler içerisinde, bir gül bahçesine girer gibi koşuyordu.
Bir ara şöyle bir hadise vuku bulmuştu. Savaşın buhranlı anlarından birinde, bir an bocalayıp geriye doğru çekilen Mehmetçiği, o çakmak bakışlı komutan Mustafa Kemal durdurmuş ve cephaneniz yoksa süngünüzde mi yok?
Balkanlarda analarınızın bacılarınızın başına gelenlerin, Anadolu’da da vuku bulmasını istiyorsanız, durmayın çekilin.
Yok şerefiniz ve namusunuz için gözünüzü kırpmadan ölecekseniz, durmayın atılın düşmanın üstüne. Ben size savaşmayı değil, ben size ölmeyi emrediyorum diye, nasıl da Türk Askerinin içindeki mukaddes değerleri ateşlemesini bilmişti.
Türkün adını dünyada her konuda öncü etmek için, herkes tuttuğu alanda birinci olmak iddiasıyla çalışmalı, çalışmalı, çalışmalıdır. Ahlaklı ve çalışkan nesiller oluşturmak için daha yapacağımız çok iş var.
Serkan DEMİRBAŞ
|