| BİRAZ GAYRET - Tekmile CANDEMİR - 2011-03-12 10:17:07 |
Ben eğitimi ne kadar ciddiye alıyorsam eğitimde beni o kadar ciddiye alıyor. Her şeyin yolu ciddiyet. Başkanım ciddiyetten hoşlanıyor. Eğitim ciddiyetle oluyor.
Ciddiyetsiz hiç bir şey olmuyor. Bunu fark edip çabalamaya başlayınca gördüm ki bende kendimi bu şekilde ciddiye alıyorum. Kendimi ciddiye almam bile ciddiyetle.
Allah (C.C) beni sevsin, başkanım beni sevsin istiyorum. Beni nasıl, niye sevecekler diye sorgulayınca yine karşıma ‘ciddiyet’ çıkıyor.
Ben yerimde dursam da içim de bir şey hep kıpır kıpır. ‘Durma Tekmile durma, yeter bunca beklediğin artık koş.’ İçimdeki bu istek beni harekete geçiriyor. Başarmak istiyorum, Başkanımın göğsünü kabartmak, biricik dedeme emeklerinin karşılığını vermek istiyorum. Artık istemekle yetinmek de yok.
Benliğimle bir savaşa girdim. Tembelce yatıp uyumak isteyince nefsim, hemen fırlıyorum yerimden. Hamur yoğurup kurabiye yapıyorum sevdiklerime.
Beni en çok etkileyen kişilerin karşısında daha sağlamım. Ters bakışlardan, sert çıkışlardan yılmıyorum artık. Eskisi gibi kırılıp, üzülüp, odaya kapanıp küsmüyorum.
Aksi davranışlara yumuşak bir şekilde karşılık verip nefsimi de karşımdaki kişiyi de şaşırtıyorum. Çünkü öğrendim ki kırılan kalbim değilmiş. Benliğim inciniyormuş da bende benliğimi incittiler diye ağlıyormuşum.
Herhangi bir konuda beklentiye düştüğümde Suphanallah çekip hemen beklediğim şeyi kendim yapıyorum. Sevgi beklediysem sevgi gösteriyorum, ilgi beklediysem ilgi, alakaysa alaka.
A.Ö. Türk Dili Ve Edebiyatı 1.Sınıf |