| Bu Hafta Sevgi Hanımdayız - Aysel Yiğit - 2011-03-04 11:17:08 |
Aysel kalfayla başlıyoruz:
Zaten ihtiyaç neyse Allah söyletir, inancını kalbime yerleştirmeye çalışıyorum. Kızım, kardeşine ders çalıştırıyordu.
Gözleri dolu dolu yanıma gelip “anne kardeşim hiçbir şey anlamıyor, çok canım sıkıldı. Sonuna kadar dinleyip onun halini anladıktan sonra, “kızım” dedim, “senin kardeşin derslerden çok daha üstün. 40 yaşımda da olsa, sizin derslerden daha değerli ve üstün olduğunuzu anladım. Yapar” dedim.
“Bugün bilmiyorsa yarın öğrenir. 90’la geçemezse 50’yle geçer. Bunlar mesele değil, yeter ki kalpler kırılmasın, gönüller incinmesin.
Dinledi kızım sonrada kardeşinin yanına gitti. Odalarına girip kapılarını kapattılar. Dışarı çıktıklarında kardeşi ablasının öğrettiği dersi çok rahatlıkla yapıyordu.
Bir kalpten kabul ediş, insana insan olduğu için değer vermek insana neler yaptırıyor. İşte günlük yaşantımızda da açıkça tespit ediyoruz. İnsan eğitimsiz asla ama asla insanı değerli tutamıyor.
Döndü Hanım:
Döndü hanımda dinlemeyi talim edenlerden. Torunları olan Yavuz Selim bunlara hırsız polis oyununu anlatıyormuş. Hırsızlar çoğaldığında dedesi torununu dürtüyormuş. "Olmaz polis çoğalsın" diye. Bu birkaç kere olunca çocuk dayanamamış ağlamış. Döne hanımda eşine sitem edip, “çocuğu bir dinleyelim ne diyecek, nasıl son bulacak bir anlayalım, ne dürtüp duruyorsun da hikâyesini bölüyorsun” deyince bu uyarıyı alan dede, başlamış torununu dinlemeye.
Torunu bir güzel anlatıyor, hikâyenin sonunda da polisler hırsızları yakalıyor.Döndü hanım eşine dönüp “gördün mü bak, çocuğu dinleyince ne güzel bağladı sonunu.”
Yavuz Selim hikâyesini, Müslüman Türk polisleri hırsızları yakaladı diye nara atarak bitiriyor. Döne hanım memnun, dinlemeyi talime devam ediyoruz diyor.
Kadriye Hanım:
Telefonla katılıyor, sohbeti dinliyor tespitlerini sunuyor. Kudret hanım bu hafta rahatsızmış. Şöyle diyor: “Ben olmadığım zaman evin düzeni kalmadı, kıymetimi anladım ve sağlığıma sıhhatime şükrettim.”
Hatun Başkan:
Sevgi Hanım:
. Şimdi ise eşimi içeri gönderdim. Oraları temizleyip onu rahatlattım. Değmezmiş ufacık şeyler için neşemizi kaçırıp, muhabbetimizi bozmaya.
Yumuşak huyluluk dersimizi uygulayarak peygamberimize benzemeye başlıyorum dedim. Eğitimim ve eğitimcim sayesinde gelişmelerimi gördükçe mutlu oluyorum.
Züleyha Hanım:
Hayatım değneği kapının arkasına koydum seni bekliyorum dedim. Bu sefer eşim “olmaz” dedi. “Senin belin ağrıyor, vuramam.” O zaman küçük çubuk koydum, içinde kalmasın onunla vur dedim.
Ve latifeler, sevgi dolu sözlerle, gülüşerek kapattık.
Şimdi ise tatsızlık tatlandı. Artık her olayda geliştiğimi fark ediyorum. Ne yapıyorsa benim anlayışım yapıyormuş. Bunu eğitimcim sayesinde anladıkça ev de huzur, mutluluk sürekli yaşanıyor.
Gül Hanım Kalfa:
Nuran Hanım:
Neslihan Kızımız:
Bu dersler bir hafta uygulanacak haftaya sohbet meclisimizde paylaşılacak.
Derleyen: Aysel Yiğit |