Bildim Dediğin Sürece İç Dünya Kapıları Mümkün Değil Açılmaz Anaman Kümesi Grup Toplantı Raporu
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Kullanıcı Adı :

Şifre :

Tekil Ziyaretçi : 28885
Çoğul Ziyaretçi : 765769
İp Adresiniz : 38.107.179.218
İygder - Makaleler - Küme Çalışmalarımız
Bu Hafta Sevgi Hanımdayız - Aysel Yiğit - 2011-03-04 11:17:08

                                       
Arkadaşlarımızın birbirleriyle selamlaşması sarılması kucaklaşması ve hasret giderilmesinin ardından hemen sohbetimize başlıyoruz.

 


Derslerimiz “dinlemek, yumuşak huyluluk, edep hayâ” bir hafta boyunca uyguladık. Şimdi hem dersimizi hem de hafta içi eğitimimizle ilgili tespitlerimizi paylaşacağız.

 

Aysel kalfayla başlıyoruz:


Dinlemenin hayatın bir parçası olduğunu öğrenmemizle birlikte hemen uygulamaya başladık. Eskiden daha karşımda ki konuşmaya başlarken kafamda ne söyleyeceğimi planlarken, bu hafta sadece muhatabımı dinledim. Kendimi hiçbir şey söylemek zorunda hissetmedim.

 

Zaten ihtiyaç neyse Allah söyletir, inancını kalbime yerleştirmeye çalışıyorum. Kızım, kardeşine ders çalıştırıyordu.

 

Gözleri dolu dolu yanıma gelip “anne kardeşim  hiçbir şey anlamıyor, çok canım sıkıldı. Sonuna kadar dinleyip onun halini anladıktan sonra, “kızım” dedim, “senin kardeşin derslerden çok daha üstün. 40 yaşımda da olsa, sizin derslerden daha değerli ve üstün olduğunuzu anladım. Yapar” dedim.

 

“Bugün bilmiyorsa yarın öğrenir. 90’la geçemezse 50’yle geçer. Bunlar mesele değil, yeter ki kalpler kırılmasın, gönüller incinmesin.


Ben de küçükken başkasıyla ders çalışamazdım. Nedeni de, insan karşı beni beğenmiyecek, eleştirecek diye korkuyor bu yüzdende bildiklerini de unutuyor” dedim.Benim gözlerimde doldu.

 

Dinledi kızım sonrada kardeşinin yanına gitti. Odalarına girip kapılarını kapattılar. Dışarı çıktıklarında kardeşi ablasının öğrettiği dersi çok rahatlıkla yapıyordu.

 

Bir kalpten kabul ediş, insana insan olduğu için değer vermek insana neler yaptırıyor. İşte günlük yaşantımızda da açıkça tespit ediyoruz. İnsan eğitimsiz asla ama asla insanı değerli tutamıyor.

 


Biz şimdi kalplerimize “insan değerlidir, esastır, esas olana değer verilir. Diğerleri ise teferruatta kalır”, inancını yerleştirme gayretindeyiz.

 

 

Döndü Hanım:

 

Döndü hanımda dinlemeyi talim edenlerden. Torunları olan Yavuz Selim bunlara hırsız polis oyununu anlatıyormuş. Hırsızlar çoğaldığında dedesi torununu dürtüyormuş.

"Olmaz polis çoğalsın" diye. Bu birkaç kere olunca çocuk dayanamamış ağlamış. Döne hanımda eşine sitem edip, “çocuğu bir dinleyelim ne diyecek, nasıl son bulacak bir anlayalım, ne dürtüp duruyorsun da hikâyesini bölüyorsun” deyince bu uyarıyı alan dede, başlamış torununu dinlemeye.

 

Torunu bir güzel anlatıyor, hikâyenin sonunda da polisler hırsızları yakalıyor.Döndü hanım eşine dönüp “gördün mü bak, çocuğu dinleyince ne güzel bağladı sonunu.”

 

Yavuz Selim hikâyesini, Müslüman Türk polisleri hırsızları yakaladı diye nara atarak bitiriyor. Döne hanım memnun, dinlemeyi talime devam ediyoruz diyor.

 

 

Kadriye Hanım:

 

Telefonla katılıyor, sohbeti dinliyor tespitlerini sunuyor. Kudret hanım bu hafta rahatsızmış. Şöyle diyor: “Ben olmadığım zaman evin düzeni kalmadı, kıymetimi anladım ve sağlığıma sıhhatime şükrettim.”

 

Hatun Başkan:


“Ben zaten evde nasıl yumuşak huyluysam, dışarıda da aynıyım. Bunu doğallığına yaşıyorum” diyerek bu konuda çaba sarf eden biz kardeşlerimize de örnek oldu. Demek ki bu iş yaşanıyor yapılıyormuş dedik.

 

Sevgi Hanım:


Eşim buzdolabına salçayı koyarken halının üzerine döktü. Telaşlandı, sinirlendi. Kendi kendine söyleniyordu. Bu durum karşısında eskiden olsaydı sinirlenip “sen temizle ben içerdeyim” derdim

 

. Şimdi ise eşimi içeri gönderdim. Oraları temizleyip onu rahatlattım. Değmezmiş ufacık şeyler için neşemizi kaçırıp, muhabbetimizi bozmaya.

 

 Yumuşak huyluluk dersimizi uygulayarak peygamberimize benzemeye başlıyorum dedim. Eğitimim ve eğitimcim sayesinde gelişmelerimi gördükçe mutlu oluyorum.

 

Züleyha  Hanım:


Geçen gün eşim evden ayrılırken sinirlice kapıyı çekip çıktı. Sebebini de anlayamadım.  Her gün sabah saat 11.00 civarı arardı. Baktım  aramayınca ben arayıpta bir sebebini öğreneyim dedim.  Nasılsın falan derken “sana kızgınım” dedi.

 

Hayatım değneği kapının arkasına koydum seni bekliyorum dedim. Bu sefer eşim “olmaz” dedi. “Senin belin ağrıyor, vuramam.” O zaman küçük çubuk koydum, içinde kalmasın onunla vur dedim.

 

Ve latifeler, sevgi dolu sözlerle, gülüşerek kapattık.
Hemen geçmişle şimdi arasında bu olayı kıyasladım.
Eskiden olsaydı bu tatsızlık birkaç gün sürer. Ben ona kapris yapar, ilgi ve anlayış bekler, oda benden derken sonu hep kavgayla biterdi.

 

Şimdi ise tatsızlık tatlandı. Artık her olayda geliştiğimi fark ediyorum. Ne yapıyorsa benim anlayışım yapıyormuş. Bunu eğitimcim sayesinde anladıkça ev de huzur, mutluluk sürekli yaşanıyor.

 

Gül Hanım Kalfa:


Ben onu bunu bilmem arkadaş son bir haftada iyice farkına vardım ki ustasız aldığın nefes haram. Ben de bu konuda derinleşmeye karar verdim.

 

Nuran Hanım:


Dışımıza sahip olduk. Şimdide iç dünyamla ilgili tespitler yaptım.
İçimden insanlığıma yakışmayan bir düşünce olduğu zaman yüzümün kızardığını mahcup olduğumu gördüm. İç dünyamı tanımaya devam etme kararı aldım.

 

Neslihan Kızımız:


Bu kızımız bu hafta dinlemenin ve takdir etmenin zevkini yaşamış. Anaokuluna giden yeğeni Yavuz Selim’i dinlemiş. Sonrada onun yaptığı resimleri takdir etmiş. Halasının bu ilgisi karşısında yeğeni ona yaptığı resimleri hediye etmiş. Hem yeğenim hem de ben öyle mutlu olduk ki takdir ne güzel şeymiş. Takdire devam.

 


Dershanede çalışırken kapı açıldığı anda bütün başlar kalkar gelene veya gidene bakar, sonra herkes önüne döner. Bu hafta dersimiz haya edeb olunca dedim ki kendime, kim açarsa açsın bakmayacaksın. Neden seni ilgilendirmeyen şeylere bakıyorsun? Diyerek kararımı uyguladım.Ve gün bitiğinde, bu zamana kadar çalıştığım en verimli gün olduğunu gördüm.  İnsan görmediği ve duymadığı şeyle ilgilenmiyor. Zihin karışıklığı da yaşamıyor.

 


Bizden bu hafta bu kadar.


Haftaya derslerimiz:

 


1.İyiyi güzeli ve olumluyu göreceğiz.


2.Dinlemeye devam ediyoruz. Şefkatini kendimizden ve insanlardan esirgemeden gösteriyoruz.

 

Bu dersler bir hafta uygulanacak haftaya sohbet meclisimizde paylaşılacak.


İnsanlık yolunda devam ediyoruz.


Allaha ısmarladık.


Saadetli anlar….

 

                                Derleyen: Aysel Yiğit

İnsan Yüceliğini Gerçekleştirme Derneği
Adres : Yaylacık mahallesi Ulubatlı Hasan cd. 16. sok. No:2/15 -- KIRIKKALE
www.iygder.com | iygder@iygder.com
web tasarım ankara