| Kişilik Eğitiminden Kazandıklarımız - Zeynep Tonga - 2011-02-20 02:41:33 |
ABDULKADİR DURU BEY’İN FİKRİYLE İNSAN YÜCELİĞİNİ GERÇEKLEŞTİRME DERNEĞİNDE YAPILAN KİŞİLİK EĞİTİMİNDEN KAZANDIKLARIMIZ
Günümüz dünyasında çevremizdeki insanlara baktığımızda sıkıntılar içerisinde ve huzursuz olarak yaşadıklarını fark ediyoruz. Onlarla kendimizi kıyasladığımızda bizim gerçekten de cennette yaşadığımızı görüyoruz. Küçüklüğümden beri bu fikrin ve eğitim çalışmasının içindeki biri olarak sizinle kişilik eğitiminden neler kazandığımı paylaşmak istiyorum:
• Kutsala olan eğilimimiz her geçen gün daha çok artıyor. Dinimizin bizden istediği ibadetleri eksiksiz yapmaya çalışıyoruz. Eğitimimizin gereği abdestsiz yere basmamaya çalışıyoruz.
• Fikir çalışmasının bize öğrettiği en büyük şey; insanın şerefli yüce bir varlık olduğu ve Allah (c.c.)ın sahiplik yetkisini taşıdığı oldu. İnsan yedisinde ne ise, yetmişinde de odur anlayışını yıktığını görüyoruz. Bir insanın istediğini yapıp, istemediğini de yapmayacak güçte olduğunu gördük. Kendimizdeki alışkanlıklarımızla savaşmaya başladık. Beğendiğimiz davranışlarımızı arttırmaya başladık.
• Doğruluğun ve dürüst yaşamanın önemini duymaya başladık. Toplum içinde insanların yalan söylediğini, bir başkasını kandırdığını ve bunu rahatça söyleyip övünürken, biz ise Elhamdülillah, doğruluktan ayrılmamanın gururunu duyuyoruz.
• Hayatımızı güven üzerine bina etmeye çalışıyoruz. Güven kazanmanın uzun bir süreç gerektirdiği, güven kaybetmenin ise bir anda olduğunu fark ettik. Onun için verdiğimiz sözleri tutmaya başladık. Ağzımızdan çıkan sözü mutlaka yerine getiriyoruz. Başladığımız işleri en güzel şekilde içimize sinecek şekilde yapmak derdindeyiz.
• Fikir çalışmasının sayesinde kadının değerini, önemini daha net kavradık. Makam ve mevki yerine evimizin annesi olmayı tercih ettik.
• Yuvamızın insan yuvası olması gayretindeyiz. Bizim evimizde insan değerlidir.
• Günlük pratik gerekleri uygulama gayretindeyiz. Evimize besmele ile girip, besmele ile çıkıyoruz. Kesinlikle hasta dahi olsak evimizde bulaşıkları ertesi güne bırakmıyoruz. Aldığımız kararları gün içerisinde hayata geçiriyoruz. Küçük deyip, basit gördüğümüz işleri yapınca bize güç geliyor, bunu gördük.
• Evimize misafir geldiğinde en güzel şekilde ağırlıyoruz. Evimize misafir gelmesi bize büyük bir mutluluk veriyor.
• Eşimizin ailesiyle de fikrin dışında olmasına rağmen kendi ailemiz gibi candan ve içten ilgileniyoruz. Bunun içinde toplumda sık görülen kayınvalide gelin çatışmaları bizim ailemizde yaşanmıyor. Çünkü ilk günkü ciddiyeti ve aradaki saygıyı korumaya çalışıyoruz.
• Eşlerin birbirlerini beğenmediği ve saymadığı bir toplumda, bu fikrin eğitim çalışmasıyla eşimle aramın çok iyi olduğunu fark ediyorum. Akşam eve geldiğinde kapıyı neşeyle açmak, ona gayretleri için teşekkür ederek minnet duymak, eğitim çalışmalarında birbirimize destek olmak, hep bu eğitimin bana katkılarıdır. Çocuğumuzun olması ile birlikte sorumluluğumuzun arttığını fark ettik. Onun içinde eğitim ilke ve gereklerini daha çok uygulamaya çalışıyoruz ve kızımıza da şimdiden değerlerimizi aşılamaya çalışıyoruz. Çünkü biliyoruz ki bizi evin içinde takip eden bir çift göz var ve biz ne yaparsak o da onu yapıyor.
• Eskiye göre yardımlaşma ve ikramlaşma gibi gereklileri daha iyi fark ederek uygulama çabasına düşüyoruz. Biliyoruz ki, bunlar bizi doyuran manevi değerlerdir.
• Arkadaşlarımızla olan iletişimimiz önceleri zayıfken, şimdi ise arkadaşlarımızın çoğunluğuyla irtibat halindeyiz.
• Hayata daha olumlu bakıyoruz. Olan her şeyin olumlu tarafını görme çabasındayız. Çevremizle olan iletişimimizde de olumsuzluklar neşretmiyoruz. Konuşacağımız zaman da beğenimli ve takdirli olma derdindeyiz. Ağzımızdan çıkacak hiçbir kelimenin insanları rahatsız etmemesini istiyoruz.
• Kendimizi tanımaya başladıkça insanlara karşı da daha anlayışlı olduğumuzu; kınama, eleştirme gibi davranışların yerini hoşgörü almaya başladığını görüyoruz.
• Eğitimin en önemli sahasının günlük yaşayış olduğunu daha net anlamaya başladık. Onun için de, bir ev hanımı olarak evimizin işlerini daha düzenli ve tertipli hale getirmeye başladık.
• Eğitimcimiz sayesinde oluşan bu güzel topluluk ile birçok kardeş kazandığımızı görüyoruz. Bu anlamda arkadaş ve kardeş zengini olduğumuza şükrediyoruz. Birlik ve beraberlik içerisinde birçok işi bir arada yapıyoruz. Bizim arkadaşlarımız bize yetiyor.
• Bunları yaptıkça da kendimize olan saygımızın arttığını görüyoruz. Bunları bize duyuran ve destek olan gücün, Eğitimcimiz olduğunu her geçen gün daha çok anlıyoruz. Bu gelişmelerin tümünün onun sayesinde olduğunu görüyoruz. Her geçen gün şükrümüz ve sevincimiz artıyor.
• Ne mutlu ki böyle bir topluluk içindeyiz… Selamlar… |