Bildim Dediğin Sürece İç Dünya Kapıları Mümkün Değil Açılmaz Anaman Kümesi Grup Toplantı Raporu
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Kullanıcı Adı :

Şifre :

Tekil Ziyaretçi : 28885
Çoğul Ziyaretçi : 765743
İp Adresiniz : 38.107.179.216
İygder - Makaleler - Küme Çalışmalarımız
Bu Hafta Öznur Hanım Kalfadayız - Aysel Yiğit - 2011-01-27 20:25:47


Bu haftada aynı aşk, muhabbet ve gayretle, ödevleri uygulama heyecanıyla hepimiz bir araya geldik.
Dışarı soğuk ama ortam sımsıcak. Çünkü artık eğitim uygulanmaya başlandı.

 

Kitabi olmaktan kurtuluyor, öğrendiklerimizi bizzat hayatımıza geçirerek uyguluyoruz.  Konumuz ŞÜKÜR.
Yine bunun yanında 1 aydır uyguladığımız sahiplik eğitimide paylaşılacak.

 

Aysel Hanım kalfayla başlıyoruz:

 

1 hafta boyunca en çok şükrettiğim konu, içinde bulunduğumuz eğitim ve eğitimcisinin değeri oldu. İnsan ustasına şükredince haliyle onun değerlerini, ondan aldıklarını, hedefini, amacını günlük hayatında uyguluyor.

 

Uyguladıkça kendimdeki o insani vasıfları görüyorum. Gördükçe de şükrüm çoğalıyor. Çok şükür bana yol ve yön gösteren bir ustam var. Çok şükür insanız ve insan gibi yaşıyoruz.

 

Biz kocaman bir aileyiz bunu anladım. Bende o ailenin bir parçası olduğum için gurur duyuyorum. Uzak bir yere sohbete gidilecek. Arkadaşlarımdan biride ehliyetini yeni almış, bizi sohbetlere getirip götürüyordu.

 

O gün bana telefon açıp, “ Yoğun kar yağışı nedeniyle arabayı çıkaramayacağım. Ama senin yerini ayarladım. Diğer arabası olan arkadaşla gidebilirsin” diyerek kendini bana tercih etmişti. İşte ahbaplık. Arkadaşın kendini senden sorumlu hissediyor, kendinden önce seni düşünüyor. Gözlerim doldu. İnsanlık öldü diyenlere “bizde böyle yaşanır”  diye haykırasım geldi.

 

Eda Kızımız:

 

“Yemek yerken şöyle bir düşündüm ve bunları bulamayan insanlar var biz varlık içinde yaşıyoruz diye şükrettim. Bütün evzalarıma elime, ayağıma, gözüme şükrettim. Dua ettim Allah’a daha çok güç ver de bu evzalarımı hizmette kullanayım diye.

Tekrar şükrettim rabbime evzalarımı iyide, güzelde olumlu şeylerde kullanmayı nasip ettin diye.”

 

Eda kendi söylemedi ama bu hafta ablasındaydı hatta onun için sohbete gelmedi telefonla katıldı. Hem işlerde ablasına destek çıkıyor, hem de o tedaviye gittiğinde çocuğuyla ilgileniyor, fedakârlık güdümünü böylece çalıştırmış oluyor.

 
Eda diyor ki “ablam gibi yumuşak huylu birinin yanında yumuşak huyluluğu talim edemedim, bu ödevimi eve gidince kardeşimle yapacağım.”


 
Döne Hanım:


 
Ağza sahiplik eğitiminde başarıyla yürüyorum. İlk hafta kendimi serbest bıraktım ne bulduysam yedim kendimi tanıdım ne seviyorum, ne sevmiyorum öğrendim. 2. hafta sevmediklerimi yedim sevdiklerimi yemedim.

 

Kendimi tanıdıkça gördüm ki sevmediklerimi arada hiç ağzıma atmıyormuşum. Doğrudan ağzıma attıklarım sevdiklerimmiş bunu fark edince kesin karar aldım, öğün haricinde ağzıma asla başka bir şey atmayacağım.

 

Emine Hanım:

 

Bu hafta annemin varlığına (anne dediği kayınvalidesi) şükrettim. Ben annemi, babamı, Neslihan ablamı çok seviyorum. Bunun farkına varınca şükrettim. Eşim gibi birini bana nasip etiği için Allah’a şükür ettim.

 

Fark ettim ki ben ona karşı biraz fazla konuşuyorum. O beni idare ediyor, iyi ki böyle bir insanla evliyim. Oda benim gibi olsa diye halime şükrettim. Şimdi bende ustam sayesinde yumuşak başlılığı talim ediyorum. Artık susan idare eden ben olacağım.
Teşekkürler, şükürler sana ustam iyi ki varsın.

 

Arzu Hanım:

 

Şeker hastasıyım, ama hastalığıma şükrediyorum. Bu hastalık sayesinde daha merhametli, şefkatli, yardımsever, oldum. İnsanları daha iyi tanıma ve yardım etme imkânı buldum.

 

Hastaneye yatıyorum, en gençleri benim bu yüzden de herkesin işine koşuyorum. Allahın insanına hizmet ediyorum buna şükredilmez de ne yapılır.
Böyle güzel insanların arasında olduğum için, beni anlayan ve yol gösteren bir insanı bulduğum için şükrettim.

 

Bu eğitime başlayınca huzurum, mutluluğum arttı. Benim buraya gelmeme vesile olan kardeşime, burada da anlayışımı açan ustama şükürler olsun.

 

Müzeyyen Hanım Teyze:

 

Her zamanki gibi eşine bağlılığını, sadakatini anlattı. “50 senelik evliliğimde bir kere bile eşime karşı gelmedim. Hep eşimi sevdim ve saydım. Kayınvalideme severek baktım. Şu an  ikisi de yoklar. Ama şimdi ben vicdanımda çok rahatım. “Keşke” diyecek hiçbir şeyim yok.

 


 Bizlere öğüt veriyor “hanımlar sakın eşinize karşı çıkmayın, peki deyin, rızasını alın, kadına yakışan budur” diyor.
Bizim için de canlı bir örnek. 20 sene öf bile demeden yaşlı kayınvalidesine bakmış. Şimdi gelinleri de onu baş üstünde tutuyor. Yani görüyoruz ki “ne ekersen onu biçiyorsun”.

 


Teşekkür ederiz Müzeyyen teyze, senin gibi canlı yaşamış örnekler olunca uygulamamız ve anlamamız daha kolaylaşıyor.


 
Sevinç Hanım:

 

Sevinç Hanım benim dayımın hanımıdır. Onu yıllardır hiç ağlarken görmedim. İlk kez bugün onun gözyaşlarına hâkim olamadığını gördüm. Bu hepimizi çok duygulandırdı.

 

Gelini olan Öznur Hanımın yaptığı inceliğe mest olmuş konuşamıyor,  ağlıyordu.
Misafirleri gelecekmiş. Öznur Hanım, “anne ben böreğini, kekini yapıp akşamdan gönderirim” diyerek yapıp göndermiş.

 


Misafirin geleceği gün de Öznur Hanımın  “iş içinde eğitim” yaptığı grup toplantısı var.
“Toplantıya katıldıktan sonra gelir hizmetlerini de yaparım” deyince yengem, inceliğe karşı incelik göstererek “gelme ben yaparım, enişte beylerde gelecek şimdi rahatsız olursun” diyerek teşekkür ediyor. “Ama onun ilgisi ve candanlığına  mest oldum” diyor da hala lafın arkasını getiremeyerek gözyaşlarına boğuluyor.

Hem ağlıyor hem de diyor ki;

“işte biz büyüklerin istediği ilgi alaka, sevgi, saygı biz bunu istiyoruz, görünce de mutlu oluyoruz.”
Yapalım arkadaşlar biz de Öznur kalfanın kayınvalidesine yaptığı bu inceliği sevgiyi, saygıyı biz de büyüklerimize, çevremizdeki herkese gösterelim. Bu mutluluğu biz de yaşayalım.

 

Allah(c.c) diyor ya benim rızam kulumun rızasından geçer. Öznur Hanım  bu rızayı aldı. Darısı bizlerin başına. Amin.

 

Ziyade Hanım:

 

Ziyade hanım son zamanlarda çok şükürlü. Bunu da neşesinden huzurundan mutluluğundan ve ustalarına sıkıca sarılan çocuklarından anlıyoruz. Bu hafta bütün evzalarıma şükrettim. Sağlığıma, sıhhatime, hatta hastalığıma şükrettim. 

 

Hastalığım sayesinde bu eğitimi daha ciddi aldım. Esas değerli olanların değerine vardım. Değerli olan ev bark eşya değilmiş, insana hizmet etmek, insan kalbi kazanmak değerliymiş.

 


Eskiden kırılana dökülene üzülürken, şimdi eşimin, çocuklarımın kalbini kırarsam üzülüyorum. Artık kızmayı bıraktım. Olan her şey güzeldir inancını yaşama gayretindeyim.

 


Ben bu zamana kadar Allahın rızasını büyük şeylerde aramışım, oysa günlük yaşantımız da ufacık gördüklerimin içindeymiş.
Eşime peki desem, hizmetini eksiksiz yaparsam, yumuşak başlı olursam, çocuklarıma hoşgörüyle anlayışla yaklaşırsam, bu günün bulaşıklarını yarına bırakmazsam daha bunun gibi peygamberimizin sünnetlerini günlük hayatta uygulamak Allahın rızasını almaya vesile imiş.

 

Bunları eğitimin sayesinde fark ettim ve derhal uyguya geçiriyorum.
Artık evimize gelen misafirler de rahat geliyorlar, çünkü bu evde onları karşılayan geniş gönüllü, hizmet aşkıyla hareket eden bir insan var.

 

Hayriye Hanım:

 

Hayriye ablamız çok çalışkan, vefakâr, fedakâr bir insan. Yanında kayınvalidesi var, eşi 4 çocuğu hep onun sorumluluğunda ve bakıyoruz hepsine yetişiyor hepsini razı ediyor.

 

Kendi halinden belli, öyle mutlu ve mutmain ki işte diyor, “bende onlara hizmet ettiğim için şükrettim”. Komşusu rahatsızmış. Kendi pazarından önce onun pazarını yapmış. Ben insanlık gereğini görünce dayanamam yaparım, doğallığımda yaşarım çok şükür.

 

Güler Hanım:

 

Bu hafta en çok yumuşak huyluluğu talim ettim. Fark ettim ki evde emir kipleriyle konuşuyormuşum. Bunun üzerine konuşmamı değiştirdim. Artık eşime ve çocuklarıma yaparmısnız, gelirmisiniz v.b hitap ediyorum.

 


2. olarak da dik başlılığımı değiştirme kararı aldım, peki diyen, alttan alan ve fazla konuşmayan olacağım.
Bir kere böyle bir ustam olduğu için şükrettim. Önümüzü açan, anlayışımızı açan ciddi arkadaşlarımız olduğu için şükrettim. Eşimle, çocuklarımla bu eğitimde olduğum için şükrettim.

 

Gül Hanım Kalfa:

 

Çocukları gönderince biraz uzanmıştım uyumuşum. Annem (Kayınvalidesi) kalkmış kahvaltıyı hazırlamış. Çayıma kadarda doldurmuş ve yanıma gelerek “hadi Gül kahvaltı hazır” diyor, şu inceliğe bak, en güzeli yanıma kadar gelmiş beni kahvaltıya çağırıyor.
Ee, bu eğitim sayesinde sağladığımız bu muhabbete şükredilmez mi?

 
 Müzeyyen teyzede diyor ki;


 “Gül kızım, saat.6’da kalkıyor. Çocuklarını okula dualar ederek gönderiyor, onlara doğruluğu, dürüstlüğü, gayreti, azmi, inancı aşılıyor. Çocuklarını saygı ve sevgi küpü yetiştiriyor bu fedakâr anneye bende bir kahvaltı hazırlayım dedim.”

Karşılıklı şükürler, teşekkürler ve iltifatlarla gelin kayınvalide konuşmalarını bitirdiler.


 
Küçük Eda Kızımız:

 

Eda ablamlar dan geleli o kadar huzurluyum ki bu hafta hep böyle devam etti. Topluca orda kalmanın zevkini yaşadık. Herkesin anlayışından bir anlayış açıklığını yaşadık.

 

Ustamı daha çok seviyorum. Ailemi arkadaşlarımı seviyorum başka yerde arkadaş aramıyoruz, biz bize yetiyoruz, işte bunun için çok şükrediyoruz.

 

Nimet Kızımız:

 

Ben her şeyi paylaşacağım bir ustam olduğu için şükrettim. Evet, manevi rahatsızlıklarımız var ama bunu birlikte halledeceğimiz, bizi her şeyimizle kabul eden bağrına basan, geniş gönüllü, şefkat abidesi bir ustam var.

 

Biz artık dışarıda arkadaş aramıyoruz.Biz bize yetişiyoruz. Eda gibi beni eğitime ve ustama tevsik eden bir arkadaşım olduğu için şükrettim. Yaşananların anlatıldığı sohbet de çok hoşuma gidiyor. Zevkle katılıyorum ve aranızda olduğum için şükrediyorum.

 

Habibe Kızımız:

 

Benim annesini kaybetmiş bir arkadaşım var. Arkadaşım gerçekten çok zor durumda, geçen yemek yapıyım derken epey zorluk yaşamış. Onu öyle görünce annemin varlığına öyle şükrettim ki, gerçekten insanın annesinin yanında olması çok büyük bir nimet.

 

Ayşenur Kızımız:

 

Günlerimizi hep şükürle geçiyoruz. Ziyade hanım, Ayşenur’ un annesi. Ayşenur öyle diyor ; “bu hafta annemden çok memnundum, bizi hiç kırmadı. Böyle bir annem olduğu için şükrettim.”

 

Öznur  Hanım Kalfa:

 

Eşimle program yaptık. Beraber yapacağımız bir iş vardı.  O sırada eşimin annesi arayıp  onu çağırdı. Eşim de, “kusura bakma” deyince “ne demek ne gerekiyorsa onu yapacaksın” dedim.

 

Eşim uzunca bir süre gitti. Beraber yapacağımız iş, bana kaldı.
Sonra “Öznur hanım kusura bakma, geciktim" diyerek içeri girdi. Teyzelerini eve götürmüş, yer uzak olunca da gecikmiş.
Ne demek! Sen yapman gereken evlatlık vazifeni yaptın. Ayrıca bir sürü dualar aldın.

 

Bu yetmez mi?  Bunca zaman kendi gövde rahatlığımız  için uğraşmışız. Şimdi ise kalbi huzurun ve esas rahatlığın  Allah’ın rızasını kazanacak işler de olduğunu anladık.  Daha bu fırsatlar kaçırılır mı? Dedikten sonra Rabbimize Teşekkür ettik.

 

Ayrıca çok şükrettiğim  esas konu; böyle bir birlikteliğin değeri oldu. Şu ortamda gelin kayınvalide, gelin görümce, iki elti beraberiz.

 

Toplumun kabul ettiği ön yargılı bir anlayış vardır. Zahiren mevcut ortamda bunlar hiç geçinemeyen insanlar. Ama biz bu eğitim de bu beraberliklerin güzelliğini yaşıyor, toplumun yerleşmiş tabularını kırıyoruz.”

 


Hani derler ya “elti gemisi yürümez, kayınvalide güzel görmez, gelin eldir sevilmez”.
Ama biz şu eğitim sayesinde bütün gemileri muhabbetle yürütüyoruz. Hatta olmayacakları yapıyor uçuruyoruz” derken gözyaşlarına boğulmasıyla bütün herkes ağlıyordu.

 

Şükür gözyaşları döküyordu herkes. Ne mutlu ki böyle bir eğitim de herkesin derdi kendi olduğundan kimse kimseye, takılmıyor muhabbet tek işimiz oluyor.

 

Kudret Hanım:

 

Sohbet sırasında telefonla arayarak dersini verdi. Telefonu açık tuttuk, oda evinde sohbeti rahatça dinledi. Teknolojinin faydasına şükrederek başladı. Kudret Hanım diyor ki; “insanı şükrettiren sevgisidir. İnsan sevince takdir ediyor.

 

Şükrediyor her halinden mutlu ve memnun oluyor. Huzuru yakalıyor hayatına anlam geliyor.
Ben de böyle bir eğitimle ve eğitimcisiyle tanıştığım için şükrettim.

 

Onları bana bu denli sevdiren,o duyguyu veren rabbime şükrettim. Bu eğitim sayesin de eşime öyle güzel hanımlık yaptım ki eşim de böyle bir hanımı olduğu için şükretti.

 

Hatun Başkan:

 

Ben şunu tespit ettim. İnsan Peygamber çizgisinde olursa, oradan ayak kaldırmazsa şükrediyor. İnsanı şükrettiren peygamberi ahlak üzere yaşamakmış. Dedikten sonra Başkanımız ekliyor; “her şeyi güzel görme eğitimi yapınca doğal olarak ta şükür dar oluyorum”.

 

Nihal Hanım:

 

İngiltere’den arayarak raporunu verdi. Uyguladığı dersler ağza sahiplik, yumuşak başlılık, şükür, fedakârlık ve en yakınlarına en çok değeri vermek. Nihal hanımın eşi bu haftaki uygulamada Nihal hanıma 10 üzerinden 8 vermiş bu gerçekten çok güzel başarı.

 


Nihal Hanım diyor ki “ilk başta çocuğuma yumuşak huylu oldum. Eskiden git gel diye biraz sertçe konuşurdum. Bu hafta gelir misin kızım, gider misin kızım dedim.

 

Ve bir baktım kızımda, aynı benim onunla konuştuğum gibi konuşuyor dili döndüğünce.
Serkan beyi çok takdir ettim, ben bir konu da yapamam diye ümitsizliğe düşünce “ne demek dedi sen kimin öğrencisisin, önünde öyle bir ustan var ki”diye bana gayret vermesini gözlerim dolarak dinledim.

 


Ağza sahiplik konusunda çok ilerlemeler kaydettik. İşin güzelliği biz İngiltere de bu eğitimi yapan 2 kişiyiz, o yüzden birbirimize destek veriyoruz. Eğitimimizi beraber sürdürüyoruz.

 

Aynı evde, aynı inançta, aynı davada, aynı yolda yürüyen fikir darlar olarak en büyük şükrü hal olarak yaşıyoruz. Dua ediyorum yüce Allaha biz vatanımızdan, arkadaşlarımızdan, eğitimcimizden zahiren ayrı olarak buradayız. Bunu biz yaşayalım ve hiçbir arkadaşımız bu gurbeti yaşamasın.”

 


Nihal Hanım kararlı, “olacağım diyor sizin gibi olacağım, ne kadar güzel halleriniz varsa uygulayacağım sizin gibi olacağım, sizi de geçeceğim.”

 

Teşekkür ediyoruz sevgili Nihal, senin gibi yetişmek azmin de olan bir kardeşimiz olduğu için çok mutluyuz.

Haftaya görüşmek üzere. Herkese bol uygulamalı, saadetli anlar...

 

                                      Derleyen: Aysel Yiğit

                                                                                                                                                       

 

İnsan Yüceliğini Gerçekleştirme Derneği
Adres : Yaylacık mahallesi Ulubatlı Hasan cd. 16. sok. No:2/15 -- KIRIKKALE
www.iygder.com | iygder@iygder.com
web tasarım ankara