| Aklımızın Değeri ve Önemi - İygder - 2011-01-15 13:17:51 |
25 Aralık 2010
• İnsan aklı kadar değer ifade eder. Akıl geliştikçe, güçlü zeka ürettikçe derinliklerindeki güzelliklerini fark eder ve açığa çıkarır. Bizim şansımız ise aklı sağlıklı olan bir insana rast gelmiş olmamızdır. Şimdi biz ondan aklımızı sağlıklı hale getirmeye çalışıyoruz. Aklımız sağlıklı hale geldikçe de insanik meziyetleri yaşayabildiğimizi, değerini duyduğumuzu fark ediyoruz. Çölde susuz kaldığında elinde su olan bedevi ne değer ifade eder? Aynı şekilde aklını çalıştıracak bir usta ne değer ifade eder? İşte sen de en az çölde kalmış insanın suya ihtiyaç duyduğu kadar aklının sağlıklı hale gelmesine ihtiyaç duyarsan ustanın değerini anlarsın. Bu değeri duyarsan O insanın tek bir tavsiyesini yere düşürmezsin. Çünkü su olmazsa yaşayamazsın. Senin bir yapın var. Mazotla çalışan bir arabaya benzin koyarsan ne olur? İşte o insan sana yapını öğretiyor, hangi besinlerle beslenmen gerektiğini anlatıyor.
• Kişiliğin şereflenmesi demek, inanç dünyanda insanlığından öte ve önde bir şey kalmayacak demektir. Yani hayatında, seçimlerinde her zaman izzet-i nefsini temel alacak ve vicdanına aykırı bir iş yapmayacaksın. Seni değerlendirecek olan şeyler yaptıkların değil; sen zaten oluşta Allah için en değerlisin. Ama bu yüceliğine varmak için de kişiliğinin şereflenmesini amaçlayacaksın.
• İnsan hayatında çok çeşitli yaşayışlar var. Sevgiyle, muhabbetle yaşamak varken neden iç sıkıntısı verecek ve bizi sevgiyle yaşamaktan alıkoyacak yaşayışları seçelim? Seçim insanın kendisinin.
• Halis insan, duyarlı insandır. Halis insan, hissederek yaşar. Bu insanlar Rabblerini duyar, Onun inceliklerini görür ve minnetle yaşarlar. Minnetle yaşamak için aldığın şeyin veya ihtiyacın olan şeyin değerini duyman lazım. İşte halis insan, Allah’ın kendine lütfettiği ikramları bilir ve değerini duyar. • Arkadaşlar ve eşler birbirlerine yaklaştıkça ilk olarak birbirlerinin güzelliklerini görecekler. Bu, samimiyetin gelişmesi ve ilişkilerin sağlıklı olması açısından son derece önemli bir konu. Onun için al kalemi eline, yaz güzellikleri. Mektubun sonuna da “İşte sen bu meziyetlerden dolayı bulunmaz bir insansın.” de ve sonra da mektubu postayla yolla. Bak bakalım hayatında ne değişecek?
• Sen sevgiyle yaşamayarak kendine en büyük zararı veriyorsun. Şimdi kendini eğitime alacak ve sevgiyle yaşamayı talim edeceksin. Gide gide sadece insanları değil, kurdu ve kuşu da sevmeye başlayacaksın. Eğitime gireceksin ve seni sevgiden ayıran eleştiri, beğenmeme, kınama, ayıp arama gibi hastalıklardan kurtulacaksın. Böylece her şeyin iyi yönünü görür ve kendini sıkmazsın.
• Sevgi dolu yaşayacaksın ki kafan çalışsın. Arabaya yakıt koymadan çalıştırabilir misin? Aynı şekilde insan aklının çalışabilmesi için de sevgiye ihtiyacı var, hem de içi dışı bir, gerçek insan sevgisine ihtiyacımız var.
• Taktirkarlık okulunda iç bilim, iç dünya eğitimi yapılıyor. Yani sen kendine dönecek ve kendini tanıyacaksın. Şeklen insan olduğun gibi iç dünyanı da insan edeceksin. Burada bütün mesele insanın kendi ile çok ilgilenip, eğitimin ilke ve gereklerini uygulamasıdır. Bu da bir eğitimci nezaretinde yapılır. Tabi bütün bunlar için kişinin aklının sağlıklı hale gelmesi gerekiyor. İnsanın her yerde arayıp bulamadığı gerçek kendinde saklı. İşte bizim çalışmamız insanın bu gerçeği görebilmesine yardımcı oluyor.
• Hayat içinde herkes bir şeyi seçmiş, ona değer vermiş ve ondan zevk alıyor. Biz de insanlığımızı yaşamayı seçtik. Biz de insanlık değerlerini yaşamak ve yaşatmaktan zevk alıyoruz.
• İnsanın gün içinde aklına bir sürü şey geliyor. Ama kendisi ve türediği yer, geldiği kaynak aklına pek fazla gelmiyor. Bu da kendimizden ne kadar uzak yaşadığımızın bir delilidir.
• Kendini tanımanın yollarından biri de yaptıklarının altında neler olduğunu fark edebilmektir. Kendine döner de neyi niçin yaptığının altına bakarsan, en azından neyi neye tercih ettiğini anlarsın. |