Bildim Dediğin Sürece İç Dünya Kapıları Mümkün Değil Açılmaz Anaman Kümesi Grup Toplantı Raporu
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Kullanıcı Adı :

Şifre :

Tekil Ziyaretçi : 28885
Çoğul Ziyaretçi : 765734
İp Adresiniz : 38.107.179.218
İygder - Makaleler - Kavramlar
Dayanak Nedir? - İygder - 2011-01-08 16:39:11

İnandığımıza ister istemez dayanmışızdır. O dayandığımızla yücelim ifade ederiz. Onunla öğünür, onu savunuruz.

 

Yaşatanı, her fert yaşadığı yerde, yani kendi gövdesinin can merkezi neresi ise kendinde, o noktayı bulması, ona cidden güvenip dayanması gerekir. Güvenç, bir de başka şeye bağlanırsa hiçbir şey olamaz...

 

Gerçekten var eden ve yaşatan, sevk ve idare eden büyük bir varlığa inanmış, ona cidden dayanmış isek, ayrıca dayanacak bir şey bulamayız. Çünkü her neye dayanacak olsak, onun da var edenin, var etmesiyle olduğunu biliriz. Bu bilgi bizde katidir. Asıl var edene dayanmış olan, var oluşun sahipliğini idrak eder. Katiyen acizliği ve pasif kalmayı kabul edemez. Dayanağının yetkisiyle yetkilenmeyi tabii olumu kabul eder. Dayandığından bir an bile ayrılmamağa, kati bir kararlı hal olur. Ne yapsa mutlak bir kudreti olur. Dayanağı muhakkak kesinliğe bağlamaktan gaye, zihin karışıklığından kurtulup da zeka kudretine ulaşmaktır.

 

Zihni karıştıran dayanağı tespit etmemektir. Zihnin, kendi tasarrufuna gerçekten inanması lazımdır. Çünkü zihin, zahir âlemi idareye memurdur. Dayanağını idrak ederse; tam yetkisini bulur ve çelişik durumları düzelir. İnsan dayanağı bulamadığı zaman, güdümleri arasında dayanma güdümü boşta kalınca, kişilik duyumu devrik iken, iman güdümü dikey olamaz. Velhasıl elli dört güdümün hepsi dayanak güdümüne bağlıdır. Esas insan denilen muazzam yetkiyi teşkil eden, güdümler alemidir. İnsan neye dayanırsa onu temsil eder. Gerçek sıfatı ifade edecek olan insan, ifade etmekten yanılmaz ama, zihin suni takınaklar ile kesafet kazanırsa, o asil güdümlerin ifade etmek istediklerini ya işitemez ya da yorumlayıp mahluki arzulara benzetir. Çünkü insan iradesi, takdirinin emrinde değildir.

 

Fizik yapımız mahlûktur. İnsan denilen yetki; bu fizik yapımız içinde yetkisini gerçekleştirecek. Manevi yetkisinin gerçekleşmesi de müspet dayanak güvencesiyle oluyor. İnsan denilen mücerret yetki, mutlak yücelimini yaşamağa koşuyor. Onun için dayanak tespiti gibi müspetlere, dünyaya geldiğinden beri alışmamış. Şahaneliğini müspetlemekten, hayalleme daha tatlı, daha cazip geliyor. Olmadığını gördüğü halde oldurmağa; yani kendini unutmak suretiyle tatmine çalışıyor. Olmadığını anlıyor. Örnek usta gibi, öncü olmadan kendi kendini bulup da müspet bir şahaneliğe gözü tutmuyor. İşte bu tatminsizlik her an devam edip gidiyor...

 

İnsan, aslına ulaşması ve aslıyla bir yaşaması için, ulaştığı yeri gerçekten takdir etmesi ve bu gerçek takdir üzerinde ısrar etmesiyle mümkün olabilir. O halde ulaşılacak aslın mevcudiyeti, yetkisi, faydası, zevki, neşesi nedir? Herşey ondan var olur. Gövdem dahi ondan var olmuştur. O hareket ettirilen bütün yetkiler onun elindedir. Renkler, kokular, tatlar ondan var olur ve onda kaybolur. Ondan türeyen nefsimiz ona döndü mü, daha kendisini gövdesinden ibaret kabul etmeyip, kendisi de aslıyla bir olur.

İnsan Yüceliğini Gerçekleştirme Derneği
Adres : Yaylacık mahallesi Ulubatlı Hasan cd. 16. sok. No:2/15 -- KIRIKKALE
www.iygder.com | iygder@iygder.com
web tasarım ankara