| Ne Mutlu Bana - Ayşegül Kazıcı - 2010-12-11 22:00:28 |
Fikirden önceki hayatımı şimdi düşündüğümde ilkel bir insanlık düzeyinde yaşadığımızı görüyorum. Korkuların, vehimlerin, kompleks ve iki yüzlülüklerin içinde yaşıyordum.
Duyduğum aşağılık duygusundan kurtulmak için her yolu deniyor, fakat her davranış ve düşüncelerim beni daha da büyük bunalıma sokuyordu.
Tarsus’ta bulunduğum yıllarda özellikle orada kadının ne kadar değersiz görüldüğünü anladım. Başta kadın kendini küçültecek her türlü olum ve davranışın içinde olabiliyordu.
Bu zavallılık beni derinden üzüyordu. Kendini medeni zannedenlerin düştüğü alçaltıcı durumu görüyordum. Neden kadın erkeğin karşısında iki paralık olsun diye düşünüyordum.
O zamanlar dine yaklaşmak ta beni ürkütüyordu. Çünkü dinden hep ürkmüştüm. Bu şekilde içimde duyduğum boşluk gittikçe büyüyordu. Babamla yaptığımız konuşmalar beni fikre ısındırdı ama yine de dini yönü beni oldukça ürkütüyordu.
İçimdeki boşluk büyüdükçe gördüm ki boşa kürek çekiyorum. İşte o zaman gerçek bir çıkış kapısı aradım. Beni ne kadar ürkütürse ürkütsün fikre gelmeye karar verdim.
İşte o günden sonra hayatım anlam kazanmaya başladı. Kendime olan güvenim her gün arttı.
O güne kadar öğrendiklerimin, bildiklerim, düşündüklerim, inandıklarım hepsi ters-düz oldu.
Özüne dayalı yaşamanın gerçek özgür ve huzurlu insanlığın temeli olduğunu gördüm ve şimdide özüne dayalı yaşamanın talimini yapıyorum.
Kadının gerçek değerinin farkına vardım. İşte kendimde bir kadın olmanın gururunu taşıyorum.
Bende özenilecek hanımın, esas Müslüman Türk kadını olmakla gerçekleşeceğini anladım. Şimdi bu özenti içindeyim. Tarihe nam salmış analarımız gibi olmak arzusundayım. Fikre girdiğim günden bu güne özel bir insan kümesinin içindeyim.
Hepsi benimle aynı hedefe bakıyor ve özden yaşamanın derdinde. Güven verme telaşı içindeler. Bende böyle bir insan kümesine dahil olmanın huzuru içinde yaşıyor ve Allahtan buna layık olmayı diliyorum.
Tüm bu yaşantıların esasının gerçek doygun ve dünya- ahiret saadetinin gerçek insan sevgisiyle olabileceğini fark etmeye başladım. Gerçek dosta güven vermenin ve onun sevgisiyle dolmanın işin aslını teşkil ettiğini anlıyorum.
Allahın her insana bahşetmediği gerçek dostu bana bahşetmesi büyük nimet. Her gün buna daha çok şükrediyorum.
Evet fikre girdiğim günden beri;
• Özgüvenim arttı
• İnsanca yaşama düzenim oldu. (Hayvani yaşantıdan uzaklaşıyorum.)
• Şükürlü yaşıyorum.
• Anlayış kapılarım aralandı. Şükür gittikçede genişlemekte.
• Güvenle yaşayıp yaşatmayı hayatımın temeline oturttum.
• Kendime seçtiğim örnek bir şahsiyetim var. ( Önceden herkese özeniyordum)
• Ne mutlu bana, ben özenilecek bir hayatın içindeyim.
Ayşegül Kazıcı |