| HUZUR BAHÇESİNDE 3 AY - Tekmile CANDEMİR - 2010-11-24 22:08:40 |
Ne anne kucağı nede baba ocağı, orası bir eğitim yuvası. Geçirdiğimiz her günü arkadaşlarımızla aynı ciddiyetle, artan bir sevgi ile tamamlamanın verdiği eminlik o kadar güzel ki…
Her sabah ilk günkü heyecanla gülümseyerek ‘günaydın’ diyen yüzler görmek, yaptığımız işi severek gönülden yapmak, ikram etmek, yardım için çabalamak ve bunların hepsini beklentisiz, karşılıksız yapmak… Evet, bunlar Huzur Bahçesi talebelerinin özellikleri.
Her yönlü, çok amaçlı bir eğitim oldu benim için. Teyzelerim yemek yapmayı öğretirken kulağıma eğilip ‘’sevgi katmayı da unutma’’ dediler. Ablalarım bir iş verirken ciddiyetleriyle örneklik teşkil ettiler.
Herkes o kadar içtendi ki anne-baba özlemi bile çektirmediler. İş içinde eğitim böyle oluyormuş meğer. Aldığımız görevi samimiyetle tamamlıyor, bize bu gücü verene şükür etmeden de geçmiyoruz. Her gün ayrı bir heyecan, gerekliler görülüyor, görevler dağılıyor, herkes bir işin ucundan tutuyor, kusurlar kapatılıyor, sevgiler paylaşılıyor, yüzler hep tebessüm ediyor. Fark etimde cennet çok uzakta değilmiş meğerse. Cennet kalplerin dostta birleştiği yerdeymiş.
Mutlulukla bir kardeşime verdiğim şekerde, bir teyzeme tuttuğum çayda, arkadaşlarımın ihtiyacını görüp yardımcı olmaktaymış.
‘’Acaba?’’ diye başladığım bu maratondan ustam sayesinde yüzümün akıyla çıkmayı başardım.
Ardımda sevgi dolu kalplerle döndüm, işimi layıkıyla tamamlamanın verdiği huzurla geldim. Teşekkürler yüce dosta teşekkürler can yoldaşıma.
Tekmile CANDEMİR
|