Bildim Dediğin Sürece İç Dünya Kapıları Mümkün Değil Açılmaz Anaman Kümesi Grup Toplantı Raporu
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Kullanıcı Adı :

Şifre :

Tekil Ziyaretçi : 28884
Çoğul Ziyaretçi : 765691
İp Adresiniz : 38.107.179.217
İygder - Makaleler - Bize Gelenler
Dünyayı Ben Kurtaracak Değilim Ama Kendi Dünyamı Kendi Kararım Kurtaracak - Mustafa Arslan - 2010-11-23 11:00:09

Sevgili Öğretmenim; Eğitim denince aklımıza artık bir hayal, bir meçhul gelmiyor sayenizde. Eğitim denince aklımıza hep bir uygulama, bir antrenman, bir yaşantı geliyor. Her hangi bir davranış bizde bir iz yapmış ve bizi insanlık tahtından uzaklarda, hayvani bir çizgide yaşatıyorsa, ilk olarak harekete geçip o davranışla bir mücadeleye giriyorum. Bu mücadele sonunda biraz olsun taşların yerinden oynamaya başladığını farkediyorum. Ancak bu davranışlar o kadar iz yapmış ki hayatımda, kolay kolay pes etmiyor. Altı ay sonra bir sene sonra dahi olsa, benim hedefim gevşediği anda hemen hortluyor. İşte burada ustamın tavsiyesi devreye giriyor. “Sen hedefini ne kadar ciddi tutarsan; bu davranışlar o kadar senden uzaklaşacak” sözünü kendime parola edip yürüdükçe, gerçekten bende bu davranışların azalmaya yüz tuttuğunu ve benim tüm kafa yapımın bir değişim sürecine, bir inşiraha doğru yöneldiğini görüyorum.

 

 

Ben bu fikri talim ederken ilk olarak ve sıklıkla anlayışların değişmesinin gerekliliği üzerinde durulduğunu gördüm. Ustam, “anlayış kemalin başlangıcıdır” demişti. Bu sözün inceliklerini, yaşadıkça fark etmeye başlıyorum. Benim anlayışım değiştikçe benim dünyamın yeniden yapılandığını, içimde ve dışımda yeni bir dünyanın kurulduğunu gördüm.

 

 

Tüm hayatımı gözden geçirip yeni anlayışıma göre yeni bir düşünce ve fikir dünyası kurduğumu farkettim kendimde. En basitinden önceden ben sağlıklı insanların orucunu daha kolay tuttuğunu sanırdım. Ustamın ve fikrimin sayesinde oructa insanın kararını tuttuğunu, kararını ve nefsine sahipliğini talim ettiğini, açlık susuzluk gibi olumları bize haber veren bir mekanizma olduğunu, eğer ben bu kararı vicdanımla birlikte Rabbimin rızasını gözeterek almışsam, hiç sahur dahi yapmasam orucun bana bir yük olmaktan çok, bir rahmet olduğunu yaşayarak anlamaya başladım. Üç aylar içinde oruca başlama ihtiyacı duydum. Harekete geçtim. Günler o kadar uzun olmasına ve benim bazen normalden daha çok harekette olmama rağmen asla bir sıkıntı duymadım. Şu oruç bir an önce bitse diye bir düşüncem olmadı ama oruca bu kadar alıştım oruçsuz nasıl bu rahatlığı bulabilirim düşüncem oldu. Ara ara oruç tutup bu tadı kaçırmayayım diye kendime telkinlerimde oldu. Geriye dönüp baktığımda beni bu anlayışa getiren ustamın, hayatımın tüm cephelerinde bana binlerce ufuk açtığını gördüm.

 

 

Çok teşekkür ederim ki ustamın ufukları, tavsiyeleri sayesinde ben kendimi adam olma azmine ve yarışına dahil etmişim. Kendime hedef diye tayin ettiğim, ulaşabildiğim veya ulaşma azminde yürüdüğüm tüm hedeflere hep ustamın ek puanlarıyla yaklaştığımı farkettim.

 

 

Temel de ben eski yaşantımla da kendimi bulunmaz, dünyanın, ahiretin, cennetin ve tüm varlığın tek hakimi olmaya aday gördüğümü; Eğer ki ben cenneti hak etmiyorsam kimse hak etmiyor diye düşündüğümü fark ettim. Harekete geçmememin yerimde saymamın başka bir açıklamasını da bulamadım kendimde. Elhamdülillah ustam sayesinde anlayışım değişmiş ki ben harekete geçmeye karar vermişim.

 

 

Yoksa putperest aklımın sembollerine tapınarak bir ömrü çöpe atmış olarak yoluma devam edecekmişim nerdeyse. Eğitiminde bulunduğum Yüce Dostuma her anımda, her nefes almamda, her adımımda takdirli bir teşekkür etmek gereği duyuyorum. Biz zulmün, karanlığın, kendimizi hiçe saymanın, bağımlı bir yaşantının, saygısız konuşmaların, beğenimsiz düşüncelerin, sevgisizliğin içinde kıvranırken bize dost elini uzattı. Bize güven aşılayarak, bizi harekete geçirdi. Bizi sultanlığa, gerçek insanlığa, sevgi dolu yaşama yolunda sabırlı bir eğitim gayreti içine soktu. Ustamın emekleri olmasa biz insanı atıl kalmış, zavallı, miskin acz ve sefalet içinde yaşamaya mahkûm bir mahlûk olarak görüp, kendimizi hiçe sayarak Yüce Yaratıcımıza en büyük nankörlüğü yapmış olacaktık. Ne mutlu bize ki GERÇEK DOST’la tanışıp, gerçek insanın ne olduğunu, nasıl olması gerektiğini gördük ve örneğimiz gibi olabilmenin hedefine yürüyoruz.

 

 

Gerçek dostluk, gerçek hakikat bu olsa gerek. Tüm emekleriniz için teşekkür eder, ellerinizden öperim.

                                                                                                       Mustafa Arslan

                                                                                                         Öğretmen

İnsan Yüceliğini Gerçekleştirme Derneği
Adres : Yaylacık mahallesi Ulubatlı Hasan cd. 16. sok. No:2/15 -- KIRIKKALE
www.iygder.com | iygder@iygder.com
web tasarım ankara