| Fikrimiz Açısından Yaşayış Ölçüleri - İygder - 2009-12-18 02:35:39 |
10 Ocak 2009
• İnsanlarla olan iletişimde kullanılan kelimelere çok dikkat edilecek. Örneğin birine kızdık. Bu durumda “sana çok kızdım” demenin yerine “Bu davranışın beni üzdü” demek daha etkili olacaktır.
•Başkalarına karşı olumsuz kelimeler kullanmadığımız gibi bu ifadeleri kendimize de kullanmayacağız. Örneğin, birisi size “Sen anlamazsın, senin aklın ermez, yapamazsın” gibi ifadeler kullansa ne hissedersin? Güzel duygular hissetmediğin bir gerçek. O zaman bu ifadeleri kendine de kullanma.
• Bilelim bilmeyelim hepimiz insanlara hizmet ediyoruz. Her meslek insana hizmet için vardır. Bu anlamda meslekler arası bir ayırım yapılamaz. Ancak biz mesleğimizi insana hizmet ettiğimiz için seveceğiz. Kim olduğu, statüsü, mevkii önemli değil; biz Allah (CC)’ın insanına hizmet ediyoruz.
• Sana yapılmasını istemediğin bir şeyi sen de başkasına yapma…
• Gece saat iki, komşu geldi ve çaldı kapıyı. Çocuğunun rahatsız olduğunu ve arabanızı istedi. Sizde yok dediniz, kendinize göre mazeretler üreterek. Böyle bir durumda kafanı yastığa koyup rahat uyuyamazsın. Çünkü bu davranışı sana bir başkası yapsa muhakkak ki hoşuna gitmezdi. Burada sen insanı değil maddeyi veya gövde rahatlığını temel aldın. Unutma ki insanı temel almadığın hiçbir yerde huzur yüzü göremezsin. Onun için biz gövde rahatlığını değil, kalbi hoşnutluğumuzu tercih edeceğiz. İnsan 60 okkalık gövdeden ibaret değil, Allah’ın büyük bir tecellisidir. İnsan dünyanın en yüce değeridir. Bu kıymeti göremeyen bizim kafa yapımızdır.
• Hayvancılıkla uğraşan bir kişi atı doğum yapacağında, bir şeyler yaparak atını rahatlatmaya ve sıkıntıdan kurtarmaya çalışıyor. Çünkü insan atın sahibi. Peki bir insan sıkıntıya düştüğünde elimiz kolumuz bağlı mı oturacağız. İnsan attan daha değerli değil mi?
• Sorunu yaratan aklınla, sorunları çözemezsin. Kendinden aklı daha sağlıklı olan birini bul, ona güven ve onun tavsiyelerini uygula bakalım ne değişecek?
• Oyuncuların rol yaptığı gibi sen de rol yapar gibi yaşarsan hiçbir şey duyamazsın. Oyuncu ağlıyor ama iç dünyasında hiçbir şey hissetmiyor. İşte bunun gibi sen de insanlık değerlerini yaşarken huzur duyamazsın. Bu durumu ortaya çıkaran senin kafa yapın. Seni buradan özüne uygun bir kafa yapısı kurtaracak. Kafa yapın özüne uygun değil, önce kafa yapın değişecek.
• Bir şeyi ayrıntılarına kadar inceleyip kesinliğe bağlarsan mı rahat ediyorsun, yoksa tereddütlü, şüpheli ve el ucuyla değerlendirirsen mi rahat ediyorsun? • Birinin izinsiz olarak malını almak, hakkını yemek kul hakkıdır ve büyük günahtır. Aynı şekilde bir kişinin zihnini meşgul etmek de kul hakkına girer, o da günahtır.
• İnsan iç dünyasına eğilecek, gövdesini tanıdığı kadar kalbini, gönlünü ve zihnini de tanıyacak ki rahat etsin. • Bir iyiliği yapınca unutacaksan yap.
• Yok olan var oluyor yapa yapa… Var olan yok oluyor yapmaya yapmaya…
• Sana düşen iş, eğitimcinden aldığın tavsiyeleri gerçekten uygulamaktır. Onun sözlerinin ne anlam ifade etmek istediği konusunda derinleşeceksin ve bilinç sahibi olacaksın.
• Güzel, erdemli ve ince insan olmak istiyorsan hem kendinle barışacaksın hem de güzellikler neşredeceksin.
• Kendi gücümüzü harekete geçirerek gerçek, samimi, özgür insan olacağız. Bunu senin yerine bir başkası yapmayacak, sen yapacaksın.
• Değişmeye sen karar vereceksin. Hiçbir şey öyle kısa sürede ve kendiliğinden olmuyor. Dün cimriydin, hemen harekete geçtin ama anında cömert olacak değilsin. Bu bir süreç işidir.
• Bir hedefe yöneldiğimizde yaptığımız çalışmalar az da olsa devamlı olmalı. Ve hedefe ulaştıktan sonra neler kazanacağım diye kendi kendimize takdirlerini yapacağız ki o hedefin değeri bizim yüreğimizde artsın… Ayrıca bir hedefe ulaşacağım diye karar verdik diyelim. O yolda ilerlerken karşımıza çıkacak olan zorlukları baştan göze alacağız. Ya o zorlukları aşacağımızı bile bile kararımızı vereceğiz ya da baştan hiç karar vermeyeceğiz…
• Bizim modelimiz peygamber efendimizdir. O ne yaptıysa, nasıl yaşadıysa, neye ne kadar inandıysa aynılarını biz de yaşayacak ve inanacağız. “Ben böyleyim değişemem” demek yok.
• Her an tazeleneceğiz. Öyle yaptım bitti demek yok. Her ayetin içinde var bin ayet. Her bin ayetin içinde de var biner ayet. Öyle hemen neyi bitirdin âdemoğlu.
• Gövde sıhhatimiz tıp doktorlarının, iç dünyamızda bizim işimiz… Kendimizi her an kontrol etmeliyiz. Hedefimize giderken günlük hayatta nerelere bozuluyor, nerelerde yıkılıyoruz bunları iyice belirleyip üzerine gitmeliyiz.
• Allah, karar verip hareket edene güç veriyor, isterse şeytani tarafta olsun harekete geçen güç sahibi oluyor. Durgun suda bir süre sonra abdest bile alınmaz.
• Bizim fikrimizde “Yahudi” diye peygamberinden ayrılan zihniyete derler.
• Bir yerde yapamıyoruz diye haykırıyoruz bil ki orda inanç zafiyeti var demektir. Yapamıyorsak kafamıza takmadığımızdandır.
• Boynu dik, alnı açık ve göğsümüz kabarık yaşamak için Allah’a iman ihtiyacımız var.
• Yaratan’ın varlığına ve birliğine kesin iman etsek, onun kullarına kusur düzer miyiz? Öldükten sonra yaşama iman etsen öyle dünyaya kazık çakmış gibi yaşar mısın? Gövde(geçici) için her derde düşerken nasıl oluyor da iman derdine düşmüyorsun? İnsan gerçekten ahirete iman etse zahiri hapishaneden sakındığı kadar cehennemden sakınmaz mı?
• Bizim esas işimiz kalbimizden, şirki ve küfrü atmaktır.
• İnsan kendini insanlıktan alıkoyan etkileri ve tutkularıyla savaşacak. İşte güç onun için lazım.
• Beni benim elimden kurtaracak, gerçekten insan yapacak olan kişi benim için dünyanın en önemli hazinesidir. Eğitimcime beni Allah’a imana götüreceği için değer vereceğim.
• Bilgiler, kitaplar vs. dokümanlar bize bizi anlatamaz ama Gerçek Dost bize bizi gösterir ve ona göre yapmamız gerekenleri bildirir. O yüzden dostun kıymetini iyi bilelim…
• Öğretmenini seven öğrenci sınıfın en çalışkanı olur. Öğrenci önce öğretmenini sevmeyi bilecek. Öğretmen de dersi değil de önce kendisini sevdirecek. Öğretmen önce çocuğun güvenini kazanacak.
• Mevcut bir sıkıntımız var. Fakat biz orayı fark edemeyebiliriz. Aynen, aynanın kör noktası gibi oraya ulaşamıyoruz. Bunun için dışarıdan işi bilen birisinden yardım almalıyız ki o sıkıntımızı giderelim.
• Bir çuval patates mi, yoksa bir kg altın mı diye bize sordukların da altının değerini bilemezsek altını seçmeyip büyüklüğüne aldanıp patatesi seçeriz. İşte bunun gibi gövde rahatım mı yoksa zihnimin, kalbimin hoşluğu mu ikileminde zihin ferahlığını, gövde rahatlığına tercih ederiz.
• Ahirete giderken yalnız gidileceğini bilerek bir an önce etkilerden, bağlardan kurtulup gerçek bağımsızlığa ulaşmalı.
• Derinliğimizdeki sonsuz enerji akacak yer arıyor. Bu enerjiyi sen yönlendireceksin.
İnsan Yüceliğini Gerçekleştirme Derneği |