Bildim Dediğin Sürece İç Dünya Kapıları Mümkün Değil Açılmaz Anaman Kümesi Grup Toplantı Raporu
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Kullanıcı Adı :

Şifre :

Tekil Ziyaretçi : 28884
Çoğul Ziyaretçi : 765678
İp Adresiniz : 38.107.179.219
İygder - Makaleler - Küme Çalışmalarımız
Bu Hafta Aysel Hanım Kalfadaydık - Muhabbet Kümesi - 2010-11-12 11:21:00


                
Allahım çok mutluyuz. Bu hafta da kardeşlerimizle buluşma fırsatı verdiğin için. O muhabbet, neşe, mutluluk herkesin kendini yetiştirmek derdin de ve azmin de oluşu gözlerde ki ışıltılardan belli.

 

 Bütün arkadaşlar gözlerimiz çakmak çakmak eğitimimiz de uyguladıklarımızı paylaşmak için bir araya geldik. Hep birlikte “Şükür” konusunu işliyoruz.


Aysel Hanım Kalfayla Başladık:

 

Ben bu eğitime girdim gireli,  özelliklede 2 haftadır da en çok şükrettiğim, ustamın varlığıdır. Ustam hayatımı kurtaran ve kolaylaştıran bir rehber. İnsanın hayatında olmazsa olmazlardan, ekmek gibi su gibi ihtiyaç.

 

 Beni anlayan, beni dinleyen, beni her şeyimle kucaklayan, hayatıma yön veren bir insan var.
 Elhamdülillah! Bu ne kadar büyük bir nimet.
 

 

Aman arkadaşlar ustamızla her şeyimizi müşavere edelim. Ufak küçük demeyelim, incelikler onların altında gizli. Ustamızın dediklerini yaptıkça kendimize güç, güven ve arkasından saygı gelecek.

 

İnsanın kendine duyduğu güven ve saygı gelecek. Buda insana muazzam bir zihin sadeliği yapıyor. Teşekkürler ustam iyi ki varsın.

 

Hayriye Hanım:


Fedakârlığı, hizmeti, sorumluluk duygusu Hayriye hanımın doğasın da var. Bizler bunları eğitimle elde etmeye çalışıyoruz. O ise doğal yaşıyor eşine, kayınvalidesine karşı saygı ve sevgiyi çocuklarına o güzel alakası. Ne yaptın bu hafta deyince tevazu bir şekilde beni biliyorsunuz aynen devam ediyorum diyor.

 

 

Sevinç Hanım:


Sevinç hanım olumsuz bir olay yaşamış. Anlatırken öyle neşeyle anlatıyor ki biz normalde olumsuzlarımızı paylaşmıyoruz. Bu biraz olağanüstü bir durumdu. Oda öyle gayri tabi anlatıyor ki onun soğukkanlılığına, anlayışına, hoşgörüsüne, olayın iyi yönüne, hayrını görmeye çalışmasına mest olduk.

 


Öyle diyor, “bu sohbetlere geliyorsam farkım olmalı hareketlerimle olaylara bakış açımla bunu kendime ve çevreme hissettirmeliyim.

 

Döne Hanım:

 

İnsan ustasız ağzına, gözüne, diline, ayağına, aklınıza ne geliyorsa hiçbir şeyine sahip olamaz. Bu hafta bunu kesin olarak tespit etim. Ve ustanın varlığına sonsuz şükür ettim.

 

 
Kızım evde hasta yatıyordu. Biz de dışarı çıkacaktık. Çamaşırları akşama kalmadan toplamasını söyledim.  Akşam eve geldiğimiz de bir baktım ki çamaşırlar kapı da ama nasıl tepem attı içimden sayıp döküyorum. Sonra  birden toparladım. Sohbetten dönüyordum ve kendime ders olarak ayıpları örtücü olmayı almıştım.

 

Dersimi hatırlamamla birlikte harekete geçtim. Koşar adımla eve girdim ve çamaşırları hemen topladım. Kızım görmesin diye çamaşırları perdenin arkasına sakladım. O anda gönlüme bir huzur doldu.

 

Kelimelerle anlatılacak gibi değil. Bu huzur herhalde hem ödevimi yerine getirmenin huzuruydu. Hem de bir insanın ayıbını örtmenin huzuruydu.

 

Sabah oldu kızım, “anne eyvah ben çamaşırları toplamadım” dedi. Ben de onun gözlerine bakmadan “ben hallettim” dedim. Alla hıma binlerce şükrettim. Ödevimi uygulamış, ayıpları yüze vurmak değil, örtücü olmak yolunu seçmiştim.

 

Önceden olsa “vay! ben dediğim halde sen nasıl olurda çamaşırları toplamazsın, unutursun? Hepte böyle yaparsın saten, gibi pek çok feveran dolu sözcük sarf eder, tabi ki dediğim yapılmadı diye çok kızardım.

 


Ne güzelmiş insan olmak, bunları bize öğreten, yapma gücünü veren eğitim de olmak. Teşekkürler eğitimim, eğitimcim evim huzur yuvası mutluluk yuvası, saygı yuvası oldu elhamdülillah.

 

Öznur Hanım Kalfa:


Bu hafta daha bir şükür dar, belli ki anlayışları daha bir açılmış, gözleri çakmak çakmak ne güzel anlayışı açık birini dinlemek.

“Şükür; hoşnutça yaşayışın ifadesi. Gerçekte; sahip olduğun her şeye rıza göstermek, kanaat etmek, şikayetlenmeden kabullenmek yeriymiş, Şükür…
Zihninde pek çok istekleri sıralayan, mevcut durumundan hoşnut gibi görünüp içten ahlar çeken ne yazık ki şükürden uzak yaşıyormuş.

 

 Bir baktım şöyle kendime şükürlüyüm derken, meğer ne kadar çok eksiklerim varmış. Açıkçası şükrün gerçek ifadesini bilmiyormuşuz. Ağzınla sürekli çok şükür demek sadece kendimizi avutmakmış.

 


Şöyle bir toparlandım. İsteklerimin temeline baktığımda “dahası diyen” zihniyetin beni içinde bulunduğum durumlardan memnuniyetsizliğe götürdüğünü fark ettim.

 


Bunu lisanen hiçbir zaman ifade etmiyorsunuz, ancak halen sizi tatmin etmeyen şeyleri hissedince “ben şükürlü yaşamak zorundayım” diyorsunuz. O yaşayışa girdiğiniz anda da tarifi mümkün olmayan zevkler yaşatıyor size.
Ne demek Yaratanın sana nasip ettiği her şeyden şikayetsiz, memnuniyet hali…

 

Gül Hanım Kalfa:


 Bu kalfamızda Öznur kalfa gibi anlayışı açıklardan hep yeni şeylerle gelir çok tesbitcidir.
Şöyle diyor Gül kalfa, “dilimizle şükrediyoruz bu tamam onu denedim. Acaba olaylar karşısında hal ilede şükürde miyiz?

 


Diyelim olumsuz bir olay yaşadım o anda gerçekten Suphanallah dediğim yer de oldu, birazda olsa bozulduğum yerde.

 

Demek ki dedim esas o, olay anında Suphanallah söylemek ve olan her şey güzeldir ilkesinden yola çıkarak gereken neyse yapmaktır şükür, olana rıza göstermektir şükür. Ama illaki şikayetlenmeden gerekeni yapıp, takdire rıza göstermek yeridir, Şükür.”

 


Emine Hanım:


Emine hanımlar ailece eğitimi fiilen evlerinde hemen uygulayanlardan. Kayınvalidesi olan Döne hanımla iki katlı ev de altlı üstlü oturuyorlar. Şöyle diyor Emine hanım, “annemi (kayınvalidesi)her sabah görünce ne diyeceğimi bilemezdim.

 

Bir tutkuluk olurdu, bu hafta annemle her karşılaştığımızda “günaydın anneciğim” dedim. Zaten ondan sonrada karşılaştığımızda muhabbet oluyor. İşte o ilk adım küçük diyalog muhabbet sevgi, saygı açısından ne kadar önemi var. “

 

Tebrik ettik Emine hanımı mutluluğu huzuru yakalamış gelin-kayınvalide ikilisinden biride onlar.

 

Neslihan Hanım:


Kızımız doktorluğu bitirdi. Bir taraftan uzmanlık sınavlarına hazırlanıyor, bir taraftan da manevi eğitimini yapıyor. O da ustasının varlığına şükredenlerden.

 


“ne güzel! İnsanın tüm problem ve dertlerini halledebileceği, hayatını kolaylaştıran sığınacağı bir limanın olması…
  **Teşekkürler ustam seni çok seviyorum** 


 
Eda Kızımız:


Sohbete gelmedi telefonla arayarak dersini verdi. Bu genç kızlarımızın böyle maneviyat eğitimine değer vermelerine, kendilerini yetiştirmek dertlisi olmamalarına mest oluyorum.

 

Onlarla konuşurken bile gözlerim doluyor. Şöyle diyor genç kızımız;
“ bütün hafta boyunca eğitimime, arkadaşlarıma, aileme, her şeye şükrettim.”

 

Bir genç kızın hayatının baharında böyle şükürlü ve doygun yaşaması ne güzel.

 

Kudret Hanım:

 

Bu arkadaşımızda sohbete gelmedi telefonla katıldı. İnsanın sahipliğiyle ilgili 3 söz öğrenmiş ve uygulamış onu paylaştı.

 

Söz, insanın bir kulağından giriyor öbüründen çıkıyorsa makbul değildir.
Söz bir insanın bir kulağından giriyor, ağzından çıkıyorsa makbul değildir.

Söz bir insanın kulağından giriyor, sonrada yüreğine gömülüyorsa işte esas sahiplik esas insanlık budur.

 

Nihal Hanım:


 Nihal Hanım İngiltere’den telefonla arayarak ödevlerini alıyor, uyguluyor ve raporunu veriyor. Kaç haftadır ciddi biçimde eğitimine devam ediyor. Şöyle diyor;” insan burada şükretmezse yaşayamaz.”

 

Hep birlikte dualayarak sohbetimizi neticelendiriyoruz.

 

                                                                                           Muhabbet Kümesi

İnsan Yüceliğini Gerçekleştirme Derneği
Adres : Yaylacık mahallesi Ulubatlı Hasan cd. 16. sok. No:2/15 -- KIRIKKALE
www.iygder.com | iygder@iygder.com
web tasarım ankara