| Dostu Takdir - Gül Asiloğulları - 2010-10-28 20:24:12 |
Dost’u takdir demiştik dersimize. Bir hafta uygulamaya çalıştık. Ne kadar anlamışım dostu? Şöyle bir baktım kendime:
Hayatının ve yaşayışının her safhasında hayvandan ve hayvan yaşayışından ayrılarak nefes almakmış.
İnsani olumları yaşamak ve yaşatmak için hedeflenip karar almakmış.
Bir bardak su verirken karşındakinin gözlerine bakmakmış. Her türlü ihtiyaca cevap verecek anlayışta olmakmış.
Hizmet ve ikram için yarışa girmekmiş, en yakınınla bulaşık yıkarken kime hizmet ettiğinin farkına varmakmış. Hayvandan ayrıldığını fark etmekmiş. Bütün insanlık olumlarının sahibi olmak için yarışmakmış ve bunları yaparken asıl sahibini ve kim adına yaptığını unutmamakmış.
Asıl sahiplik yapacağımız yerin nefsim ve nefsani arzuların olmayacağını anlamakmış. Kıymet ve değer bilmekmiş.
Dostu takdir DOST’U değerlendirmekmiş. Bütün gövdeyi, ihtiyaçlardan vazgeçip onun kıymet verdikleriyle değerlendirmekmiş. İnsanlık adına yaşamak için hedeflenmekmiş DOST ANLAYIŞI.
Haklıyı haksızı birbirinden ayırıp, haksızlığını fark ettirmemekmiş.
Güçsüze şefkat nazarıyla sarılmakmış.
Balkona çamaşır sererken alt komşuyu rahatsız etmemeye dikkat etmekmiş.
Kapıya çöp koyarken, gelen-geçen ve çöpü alacak olanı düşünüp, çöpün çöp olduğunu fark ettirmemek için yani tiksindirmemek için çaba sarf etmekmiş.
Yanında yaşlı varsa ona öf bile dememekmiş DOST anlayışı.
Sahur vaktinde DOST’A hizmet düşüncesiyle yerinden fırlamakmış.
Olayları geniş açıdan değerlendirip olumlu düşünceye sahip olmakmış.
“Peki senin istediğin gibi olsun” demekmiş. Güçsüzü omuzlayıp, kalkması için umut vermekmiş, Takdir edip, sevmekmiş.
Hak edene hakkını vermekmiş hakkıyla.
Na mahremden kaçmakmış, sana helal olmayana ar-namus edasıyla bakmakmış.
Herkesin ihtiyacını fark edip, kendi açlığımı doyurmak için cevap vermekmiş.
(Anlayış isteyene anlayış, sevgi isteyene sevgi, yemek isteyene yemek, tokat isteyene tokat) DOST’u takdir onun anlayışına göre hizmet etmekmiş.
Kendi arzularımdan, Onun için vazgeçmekmiş.
DOST sahibi olabilmek için yarışmak, onun gönlüne girebilmek için savaşmakmış abdestsiz gezmemekmiş.
Yolda giderken cam kırıklarını toplamakmış gelene-geçene zarar vermesin diye.
Yoldaki bir kağıdı alıp çöpe atmakmış.
Herkesin işini kendi işi olarak kabul etmekmiş. Her yerde hizmet için fırsat kollamakmış.
Doğal davranmakmış.
Fikrini özgürce beyan etmekmiş. Bugün bulaşık yıkamak istemiyorum demekmiş. Bir bardak çay verir misin? Demekmiş.
Bir başkalarının insanca yaşaması için vakit harcamakmış.
Bir ışık görünce mutlu olmakmış.
İnsanların anlayabilmesi ve fark etmeleri için dua etmekmiş.
Herkesin bu dertte olmaları için teşvik etmekmiş.
En yakınlarına yarım iş yaptırmamak için desteklemekmiş.
Verdiği sözü tutması için çaktırmadan hatırlatmakmış.
İnsani değerleri işlemekmiş. Onların önemini duyurmakmış.
Bunları yaparken sözü kendine konuş, kendine dinle ilkesini yaşamakmış.
Günlük işleri plan ve programları yaparak hayvan gibi rastgele yaşamamakmış.
Kayın validenin zihnini rahat ettirmek, onun rahatını, kendi gövde rahatına tercih etmekmiş.
Bunun farkına varıp kendine çeki- düzen vermekmiş DOST.
İnsanlık olumlarının değerini görüp kıymetini bilmekmiş.
DOST benim anlayışımmış.
Güzeli görüp, güzel düşünmekmiş.
DOST anlayışı, kendine DOST bilmekmiş.
Senin beni sevdiğini bilmek duymaktan ziyade benim seni sevdiğimi bilmekmiş, sevdiğimin farkına varmammış.
İnsan ne muazzam bir varlıkmış. Ne kadar güçlüymüş. Her şeyi istediği gibi yönlendirme ve biçime sokan gücü varmış. İstediği gibi gören, istediği gibi işiten, istediği gibi davranan, istediği gibi düşünen… Düşünen gibi diyorum çünkü insan ancak kendi düşüncesine gücü yeten bir varlıkmış.
Dost bana gerçekten dostmuş. Dost bildiğim, Dost dediğim, DOST değil.
DOST yaşadığım ve yaşayışımın ispata gelip kendi kendimin tespitleriyle, takdiriyle kabulümmüş, inanışımmış. İnanmak ise değer bilmekmiş. Kıymetlendirmekmiş. Kendine inandırmakmış. Yaptın doğru yaptın işte bunu yaşadın, düşündün, doğruyu yapmadın işte bunu yaşadın deyip kendi kendini ikna edip, doğruluğuna inandırmakmış.
İnanmak ise devam ettirmekmiş. Doğru bildiğini devamlı yaşamakmış. Çünkü devamlı yaşarsam ancak o zaman inanırım. Yoksa değerini göremem ki. Bir yapar bir yapmazsam. Gölgeler gibi olurum ya. Tövbeler olsun can tövbeler olsun.
İnsani anlayışım sen bana dostsun dost. Bunu gördüm ya tamam insani anlayışa ermektir muradım. Seni severim artık. Şimdi sevdim seni niye sevmem gerektiğini anladım. Doğru dediklerimi yaşamak için sen lazımsın bana. İhtiyaçlarımı yaşamak için sen gereksin yüce sevgili.
Gül Asiloğulları
|