| İnsanlıktaki Tespitlerim - İnci Asiloğulları - 2010-10-27 12:17:36 |
Kendime yaptığım en büyük hizmet Kırıkkale de oldu. Kırıkkale ye gitmeden kendimde karar aldım. Gittiğimde hizmette kusur etmeyeceğim diye. Bana göre de öyle oldu.
Bahçeye gittiğimde orada olanları eğitimim için kabul ettim. Her ne olursa olsun hoş gördüm. Ben oraya gittiğimde oradaki nimetlerden yararlanarak kendimi geliştirmeye çalıştım. Orada günün nasıl geçti diye sorarlarsa “Karar, Azim, Başarı” diyorum.
İlk önce hizmet edeceğim, ilerlemek için çaba göstereceğim, gördüğümü yapacağım, herkese sevgili ve saygılı olacağım.
Sonraki aşamada ise sadece karar almakla kalmayıp bunun için çaba göstermek lazım dedim. Bunlar içinde azimle yürümek, sonunda ise çalışmamızın meyvesi olarak da başarıyı kazanmak.
Sadece hizmetle kalmayıp rahatsız olduğum bir yönümü de yendim. İş bölümünde benim kendi görevim bitince el işi yapacağım diye düşünürken birisi benden kendi çok kolay yapabileceği bir işi sadece daha erken bitmesi için yardım istedi.
Eskiden bana sevgisi azalır, bana ilgisi azalır diye istemeden içim sıkıla sıkıla kabul eder, kıza kıza birlikte işi yapardık.
Sadece yardım edeceğim diye kendi içimden alıp veriyor, karşı tarafın içimden dedikodusunu yapıyordum. Sevgim azalıyor, zihnim bulanıyordu. Buna engel olmak için tatlı bir dille el işi yapacağımı yardım edemeyeceğimi söyleyerek isteğini geri çevirdim.
Böyle olunca eskisi gibi olumsuzluklar olmadı. Tam tersine karşı tarafta böyle bir şeyin uygun olabileceğini ve ne istediğimi açıkça ifade etmemin daha hoş olduğunu söyledi.
Lütfiye teyzem bazen aklıma geliyordu. Odada yalnız otururken gördüm. Aklıma bir anlık gitsem de yanına biraz sohbet etsek, hem onun için hem de benim için iyi olur diye düşündüm.
Çünkü o an kendimi onun yerine koyup empati yaptığımda ben böyle bir durumda yanımda biri olsa iyi olur diye düşünürken yanına gittim. Sohbet ettik, konuştuk. Çokta değil en fazla 10-15 dakika .
Ama o zaman o kadar yararlıydı ki benim için,müslümanca yaşamama , karşının memnun , mutlu olması , gönlünü almam kendi kendime saygınlığımı arttırdı. Hemde o anki sohbetten faydalandım .
Mesela ’yapılan bir işi eğer gerekli yerlere anlatırsam hem bakış açım genişler olaylara birçok yönlü bakmış olurum, bu yaptığımız işle herkese örnek olmuş oluruz onu öğrendim ,
Ama Kırıkkale de daha inceliğini örendim. Çay tutarken tepsiyle birlikte eğilerek “buyurun” deyip nezaketle sunmayı öğrendim. Her işi daha temiz, daha ince, daha düzenli yapmayı öğrendim.
Kurallara uymayı bir düzen varsa , buna ciddiyetle uymamız gerektiğini , bir topluluğa gidiyorsak ,oranın kurallarına uyulacağını her işin bir saati olduğundan bu düzene eksiksiz uyulması gerektiğini , hele ki bu yer bir eğitim yeri ise daha dikkatli olmamız gerektiğini öğrendim.
Dedemin “ben insanı yaptığı işten tanırım” sözünden de yararlanarak Müslümanlığımı, düzenimi , temizliğimi , ciddiyetimi yaptığım işten belli etmeye çalıştım. Bahçeden ayrılırken çok üzgündüm . Ama halimden de memnun değildim . Bende evimizi bahçe yaparım, bahçeden gittik diye bütün dünyam yıkılacak değil ya…
Bizim de burda arkadaşlarımız var, orada sohbetlerimiz var, kurduğumuz düzenemiz var, düşüncesi beni neşelendirdi . Baktım ki insanın mutlu olması için yer , zaman , mekan önemli değil . İnsan yeter ki ciddiyetten ayrılmasın . Daha Ankara’ ya gelirken karar aldık. Bizde evimizde program yaptık. Biz de işlerimizi programa uygun yapmaya karar verdik.
Yani bahçedeki eğitim sadece Kırıkkale de değil. Bahçe Ankara da , bahçe eğitilmek istediğimiz her yerde, bahçe bizim evimizde.
İnci Asiloğulları Nene Hatun İ.Ö.O 8. Sınıf
|