| Aile Sohbetlerimizden Bölümler - iygder - 2010-10-15 13:37:50 |
Hayranlıkta Kalmıyor, Uygulamaya Başlıyoruz
Herkesin gözleri ışıl ışıl. Adeta birlikteliğin verdiği bir kıvanç, bir şeyler öğrenebilmenin verdiği heyecanla herkes yerini alıyor.
İlk önce “Büyük Hanım” kitabımızdan “çocuklarımızla ciddice alakalanıp, onlara içtenliğin talimini yaptırmak” konusunu okuduk. Derken ardından çok güzel bir sohbet açıldı.
İçtenliğin, özdenliğin, samimiyetin talimini yapan insan bir ömür rahat eder. Sonradan bunun eğitimini yapmak kolay olmadığı için çocuklarımızı küçük yaşta içtenliğe, özdenliğe teşvik edelim dedik.
Yaptığı her işi; eli yaparken, dili söylerken, yüreğide hissetsin. Oradan Aysel hanım güzel bir pencere açtı konumuza. “İçimizi, dışımızı bir birine uydurmak tabi ki yiğitlik işi.
Olabilir söz ile ifade etitiğimiz güzel şeyleri söylerken bir anda içimizden beğenmemezlik, kıskançlık gibi duygular geçebilir. Arkasından “Neden havam bozuldu, içim sıkıldı gibi şeyler söyleyebiliriz.
İşte burada eğitimcinin önemi devreye giriyor. Dışına, hareketlerine ve sözlerine bir ölçü ve denge koyabilirsin. Ancak iç dünyanda hissettiklerine sahip olup, duygularını istediğin istikamete çevirmen kendi başına çok zor, hatta imkansız.
Ancak bir iç dünya ustasıyla bu talimi yapabiliriz.” Dedikten sonra herkes onaylar bir şekilde kafasını sallayarak görüşlerine katıldı.
Onların hayatını kendimize örnek alarak, yaşamaya çalışmak. İlk olarak Mus’ab B.Umeyr’in hayatı ile başladık. Büyük bir dikkat ve meraklı bakışlarla herkes dinliyordu.
Döne Hanım, kararlılığı dikkatimi çekti dedi. Doktor kızımız Neslihan’da annesine katılarak “Evet, çok zengin, lüks, şatafatlı bir hayatı bırakıp, sade ve gösterişsiz İslam hayatını tercih ediyor. Ailesinin baskılarına rağmen hiç aldırmadan kararından vazgeçmiyor.”
Öznur Hanım da bayıldım diyerek söze başladı. “ne kadar güzel bir özellik, genç yaşta Peygamberimiz onu İslamın elçisi olarak Medine’ye gönderiyor. O kadar sevmiş ki Peygamberimizi, tüm Medine halkına da aynı samimiyetle sevdiriyor.
Bunu duyan müşrikler peygamberimizin yanından uzaklaşıp Mus’ab’a hücuma geçiyorlar. Epey direndikten sonra şehit oluyor. Sevdiğini sevdiren, sevdiğini canından çok koruyan bir özellik.
Nimet kızımız da “ Çok uyanık ve etkisiz. Medine ileri gelenlerinin karşısına gayet kendinden emin bir şekilde çıkıp, İslamı anlatıyor.
Sessizce oradan Duygu kızımız atıldı. Tek bir cümleyle etkilendiği bölümü özetledi.
“Ustaya olan sevgi.” Kendisine orasını örnek almıştı. O kendi ustasını sevmiş sevdirmiş ve yol alıp gitmiş. İlk başta bahsettiğimiz konu bizde kendi rehberimizi severek Muhammed (s.a.v.) aşkıyla dolarız dedik.
Son olarak Eda kızımız da, “Musa’b nasıl ki davasında kararlı, sancağı son nefesine kadar elinden düşürmüyor, bizde insanlık yolunda aldığımız “güven sancağını” son nefese kadar kararlı bir şekilde götüreceğiz.” Diyerek hepimizi duygulandırdı.
Hep birlikte görüşlerimizi paylaştıktan sonra ödevimizi aldık. Mus’ab B. Umeyr’in hayatından herkes etkilendiği, imrendiği bir yönü kendisine örnek alacak.
Ve bu meziyetler bir haftalık uygulama sahamız içerisine girecek, deyip sonra ruhuna fatiha okuyarak sohbetimizi neticelendirdik.
|