| Kolaymı Kardeşim Bunları Yapabilmek - O.T - 2010-09-19 15:09:47 |
Tabii beni buraya teşvik eden esas neden de Tuğşat Şahingöz kardeşimdir.
Dışarıda millet bir birini yerken, orda ise herkes bir birine sanki gül atıyordu. Yok kardeşim dedim insanlar bu kadar iyi olamaz, bir birini bu kadar sevip sayamaz.
Bunlar bizim gibi yeni gelenleri tezgâhlarına düşürmek için rol yapıyorlar. Baksana canım duvarlarda asılı bir Allah lafzı bile yok. Bu nasıl eğitim diye kendimi epey bir sorguya çektim.
Bu arada gelip gitmeye de devam ediyorum. Akşama kadar çalışmalar yapılıyor. Ayıp aranmayacak, kusur görülmeyecek falan, bu yolda yeniyim ya her hareket dikkatimi çekiyor.
Bana göre şahıslar o değerli insanı gördü mü işe dört elle sarılıyor, o gittikten sonra ise işten uzaklaşıveriyorlar. Gel de kusur görme.
Sonra, bunlar bahçede bir birlerine bu kadar iyiler, bakalım dışarıda da aynı sevgi ve saygı ortamını yakalayabiliyorlar mı? Diye 6–7 aylık bir takip neticesinde şu karara vardım:
• Kendimce, bu eğitim nedir sorusuna; bu yolun zikir eğitimi değil fikir eğitimi olduğunu, , bu yolda ilerlemenin kişilikli ve şahsiyetli insan olmaktan geçtiğini söylerim.
Burada ise gördüğüm kadarıyla ibadetler kişinin şahsi arzusuna bırakılıyor. Ne ders var, ne tesbih.(Ama buraya gelipte namaz kılmayanı hiç görmedim oda ayrı bir konu.) Tamam diyorsun bu iş kolay.
Kolaymı kardeşim baldan tatlı olan dedikoduyu yapmamak, kolaymı kusur görmemek, kolaymı sır saklamak, kolaymı emanete sahip çıkmak, sözünde durmak, kolaymı ayıpları hep örten olmak, beklentisiz bir yaşayışın içerisine girmek.
Kolay mı?
|