İnancın Gücü Kıratın Yanında Duran Ya Huyundan Ya Suyundan . . .
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Kullanıcı Adı :

Şifre :

Tekil Ziyaretçi : 24812
Çoğul Ziyaretçi : 628795
İp Adresiniz : 38.107.179.217
İygder - Makaleler - Değişen Hayatlar
Yüce Dost Sayesinde - Arzu Alanlı - 2010-08-21 16:02:18

 

HENÜZ 8,5 AYLIĞIM….

 

Ama o kadar büyük ve güçlü hissediyorum ki kendimi tarif etmem imkânsız… Tabii ki bu gücü o YÜCE DOST ‘um sayesinde buldum.

 

ELHAMDÜLİLLAH ki buldum, Elhamdülillah ki on milyonda bir insana nasip olan YÜCE DOST bana da nasip oldu.

 

2009 Eylül ayının sonlarıydı. Sohbet Gül Ablamın evindeydi. Gittiğimde oradaki o kardeş, dost insanların selamlaşmaları, konuşmaları, ikramları, samimiyetleri o kadar güzel ve doğaldı ki kendime döndüm ve ben ne kadar böyleyim? Dedim. İnanın kendimden şüphe duymaya başladım. Fakat kısa bir süre içinde beni de samimiyetin içine aldılar.

 

 
Sohbetin konusu günlük hayatımızda dikkat edilecek hususlardı. Ben sohbeti dinlendikçe içimden diyorum ki “bu muymuş sohbetin içeriği, ne var ki bunlarda ben bunları yaparım, bunlar mıymış zor olan şeyler”. Ama konuyu hep bir hafife alma, basit görme devam ediyor tabii ki..

 


2-3-4 sohbet derken o basit gördüğüm konuların birini bile halledemediğimi farkettim.. Tabii ki bir şeyi başarmak için önce tam anlamıyla isteyip amaçlanmak gerekti bunu biliyordum. 

 

Ama yinede başaramıyordum.  Sonra Yaşatana dayalı olarak,  ustamla beraber bunu yapmam gerektiğini fark ettim.


Uyguya geçtiğimde her şey daha kolay, daha anlamlı ve daha haz verici oldu benim için. Hamd olsun ki kısa zamanda bunu idrak ettim ve o kolay sanıp da başaramadığım şeyleri teker teker başarmaya başladım.

 

Tamamen değil belki bu başarma. Çünkü süreklilik istiyor, başardıkça başka engeller çıkıyor ama biliyorum ki artık bunlar engel değil benim ustama bir adım daha yakınlaşmam için,  gelişmem için birer basamaktı. 

 

 Her türlü sorunda bile olumluyu, uyguyu görüp müspetleştirmekti benim o Yüce Dosttan aldığım eğitimim…

 


İlk önce bendeki beni gösterdi bana dostum. O na koştukça daha da doldum, insanlara canlı-cansız her şeye kısacası hayata bakışım değişti . Çünkü artık anlamı ve değeri vardı hayatımın, insanlığımın, düşüncelerimin… Çünkü artık amacım insan olmaktı; şerefli sahip yüce insan …

 


Öncelikli olarak evimin içinde düzeldi hayatım.
3 yıllık evliliğimde yaşadığımız tartışmalar, bağırışmalar, kavgalar ve boşanma kararlarından, küskünlüklerden sonra “Yeter artık, işte stres, evde stres, bıktım artık” diyen bir eş’ten;
“Akşam olsunda evime eşimin kızımın yanına koşa koşa gideyim diye zaman kolluyorum “ diyen bir eşe sahip oldu DOST sayesinde Arzu.

 


Kendi annemlere giderken hep fazla kalayım, onun ailesine kayınvalidemlere giderken en az kalma planları yaparken; şimdi kalmaları için ben arayıp ısrar ediyorum. Gitme teklifini artık hep ben yapıyorum.

 

Gittiğimiz zamanda eşim, “rahat edemezsen az kalabiliriz” dediği zaman “hayır onlar ne zaman özlem giderirler Zeynep’ e (bebeğimiz). Ne zaman sevgi ve saygımızla onları doyururuz, o zaman döneriz” diye düşünmeye başladı DOST sayesinde  Arzu.

 

Bu yıl anneler gününde hediye alamayacağımızı konuştuk eşimle, ellerini öper kutlarız dedik. Ama ben rahat değildim. Düşündüm ki belki maddi anlamda bir şeyim yok verecek anneme (kayınvalideme) Ama şartmıydı illa  bir şey almak… Hemen aklıma çeyiz sandığım geldi.

 

Çıkardım oradan el emeği  bir kaç şey, hemen  paket yaptım ve ellerini öpüp gururla verdim anneme hediyesini.. o kadar rahatlamıştım ki anlatmak imkansız. Neden mi?

 

Öğrendiklerim neticesinde, kayıtsız kalmadım hemen çözüm üretip aklımı çalıştırdım.
Benlik yoktu. Nasıl olsa benim annem değil, oğlu para vermedeki bir şey alayım düşüncesi yoktu.
Sahipliğimi yaptım.

 

 Eşimin annesiydi belki ama benimdi, benim sorumluluğumdaydı sevgisi, mutluluğu… Amacım onu mutlu etmekti ve başardım.
Beklentim yoktu. Eşim eve gelince; “gidip de sen bir şey alamayınca (derken onun ekonomik durumunu hatırlatıp üzmeden) ben annene bunu verdim” deyip ondan taktir beklemedim.

 


Burada ben rahat ettim, ben güçlendim, ben mutlu oldum. Yani yine kendime yaptım ne yaptımsa. Bir davranışımda kaç tane yönümü doldurmuş oldum ki çok güzel bir olaydı benim için.

 

Yine bir gün kayınvalidemlerde kaldığımız zamanlarda (Ankara kalesinin karşısındaki yüksekteki gecekonduların birinde oturuyorlar) kızım Zeynep ‘in oynaması için kalenin yanındaki hisar parkına gitmeyi teklif ettiler.

 

Bende tamam dedim. Annem, babam ve kızımla beraber gittik. 1,5 saat kadar vakit geçtikten sonra annem diziye yetişmek istediğini ve biraz hızlı hareket etmesi gerektiğini söylüyordu babama.
 Babam da benim o tarihi yerleri yakından görmem için ağır davranıyordu.

 

durumu fark edince babama benimde gitmek istediğimi söyledim ve babama bu sözümle hız kazandırmış oldum. (Daha önceki Arzu olsa bilerek ağır giderdi ki annem diziye yetişemesin diye) Ben hızlı gittikçe babamda hızlanıyordu. Ve nihayet o yokuşu, o merdivenleri bebekle 25 dakikada nasıl çıktım ben de şaşırdım kendime. 

 

Hamd olsun ki amacıma ulaştırmıştı rabbim beni; annemi diziye yetiştirmiştim. Hem de öyle doldurmuştu ki bu olay beni, bırakın dinlenmeyi, gelip birde hemen yemek hazırlayıp sundum. Hep beraber gönül huzuruyla yedim yemeğimi…. 

 

Kendi aklımla yapamayacağım şeylerdi bunlar benim ama çok şükür ki ustamla  zor olan hiçbir şeyin aslında zor olmadığını gördüm…

 


Karşılaştığım en güzel olaylardan biri de.. Kendi annemlerdeyken bir şeyler konuşacakları zaman “neyse şimdi arzu var sonra konuşuruz” diyorlar yada aaaaa bak neler olmuş sen biliyor musun? dedikleri zaman ben bir şey bilmek istemiyorum deyip konuyu kapatmam, gerçekten kendimi takdir etmemi sağladı bana….


Çok Şükür ki;

Çok şükür ki; varsınız,

Çok şükür ki; On Milyonda Bir İnsana nasip olan bu güzellik bana da nasip oldu.

Çok şükür ki; insanım

Ve çok şükür ki; Beni benden çok düşünen bir

 

DOSTUM var….

                               Arzu Alanlı                                                                                 
 

  

 

İnsan Yüceliğini Gerçekleştirme Derneği
Adres : Yaylacık mahallesi Ulubatlı Hasan cd. 16. sok. No:2/15 -- KIRIKKALE
www.iygder.com | iygder@iygder.com
web tasarım ankara