| Yüce Dost Sayesinde - Arzu Alanlı - 2010-08-21 16:02:18 |
HENÜZ 8,5 AYLIĞIM….
Ama o kadar büyük ve güçlü hissediyorum ki kendimi tarif etmem imkânsız… Tabii ki bu gücü o YÜCE DOST ‘um sayesinde buldum.
ELHAMDÜLİLLAH ki buldum, Elhamdülillah ki on milyonda bir insana nasip olan YÜCE DOST bana da nasip oldu.
2009 Eylül ayının sonlarıydı. Sohbet Gül Ablamın evindeydi. Gittiğimde oradaki o kardeş, dost insanların selamlaşmaları, konuşmaları, ikramları, samimiyetleri o kadar güzel ve doğaldı ki kendime döndüm ve ben ne kadar böyleyim? Dedim. İnanın kendimden şüphe duymaya başladım. Fakat kısa bir süre içinde beni de samimiyetin içine aldılar.
Ama yinede başaramıyordum. Sonra Yaşatana dayalı olarak, ustamla beraber bunu yapmam gerektiğini fark ettim.
Tamamen değil belki bu başarma. Çünkü süreklilik istiyor, başardıkça başka engeller çıkıyor ama biliyorum ki artık bunlar engel değil benim ustama bir adım daha yakınlaşmam için, gelişmem için birer basamaktı.
Her türlü sorunda bile olumluyu, uyguyu görüp müspetleştirmekti benim o Yüce Dosttan aldığım eğitimim…
Gittiğimiz zamanda eşim, “rahat edemezsen az kalabiliriz” dediği zaman “hayır onlar ne zaman özlem giderirler Zeynep’ e (bebeğimiz). Ne zaman sevgi ve saygımızla onları doyururuz, o zaman döneriz” diye düşünmeye başladı DOST sayesinde Arzu.
Bu yıl anneler gününde hediye alamayacağımızı konuştuk eşimle, ellerini öper kutlarız dedik. Ama ben rahat değildim. Düşündüm ki belki maddi anlamda bir şeyim yok verecek anneme (kayınvalideme) Ama şartmıydı illa bir şey almak… Hemen aklıma çeyiz sandığım geldi.
Çıkardım oradan el emeği bir kaç şey, hemen paket yaptım ve ellerini öpüp gururla verdim anneme hediyesini.. o kadar rahatlamıştım ki anlatmak imkansız. Neden mi?
Öğrendiklerim neticesinde, kayıtsız kalmadım hemen çözüm üretip aklımı çalıştırdım.
Eşimin annesiydi belki ama benimdi, benim sorumluluğumdaydı sevgisi, mutluluğu… Amacım onu mutlu etmekti ve başardım.
Yine bir gün kayınvalidemlerde kaldığımız zamanlarda (Ankara kalesinin karşısındaki yüksekteki gecekonduların birinde oturuyorlar) kızım Zeynep ‘in oynaması için kalenin yanındaki hisar parkına gitmeyi teklif ettiler.
Bende tamam dedim. Annem, babam ve kızımla beraber gittik. 1,5 saat kadar vakit geçtikten sonra annem diziye yetişmek istediğini ve biraz hızlı hareket etmesi gerektiğini söylüyordu babama.
durumu fark edince babama benimde gitmek istediğimi söyledim ve babama bu sözümle hız kazandırmış oldum. (Daha önceki Arzu olsa bilerek ağır giderdi ki annem diziye yetişemesin diye) Ben hızlı gittikçe babamda hızlanıyordu. Ve nihayet o yokuşu, o merdivenleri bebekle 25 dakikada nasıl çıktım ben de şaşırdım kendime.
Hamd olsun ki amacıma ulaştırmıştı rabbim beni; annemi diziye yetiştirmiştim. Hem de öyle doldurmuştu ki bu olay beni, bırakın dinlenmeyi, gelip birde hemen yemek hazırlayıp sundum. Hep beraber gönül huzuruyla yedim yemeğimi….
Kendi aklımla yapamayacağım şeylerdi bunlar benim ama çok şükür ki ustamla zor olan hiçbir şeyin aslında zor olmadığını gördüm…
Çok şükür ki; varsınız, Çok şükür ki; On Milyonda Bir İnsana nasip olan bu güzellik bana da nasip oldu. Çok şükür ki; insanım Ve çok şükür ki; Beni benden çok düşünen bir
DOSTUM var…. Arzu Alanlı
|