İnancın Gücü Kıratın Yanında Duran Ya Huyundan Ya Suyundan . . .
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Kullanıcı Adı :

Şifre :

Tekil Ziyaretçi : 24809
Çoğul Ziyaretçi : 628751
İp Adresiniz : 38.107.179.220
İygder - Makaleler - Bize Gelenler
Hayata Dair - H. Mert Durgun - 2010-08-02 21:21:12

İnsan eğitiminde aldığı değerleri en güzel yaşayarak, hayatta deneyim sahibi olarak kazanıyor. İnsanlar ile iç içe olduğumuz vakit kendi değerlerimize göre kişiliğimizi o toplumda yansıtıyoruz. Ben de güzel bir ortamda, lezzetli arkadaşlıklar kazandığım, birbirinden değerli insanlarla bulunduğum, hayat stajından tespitler sunmak istiyorum.

 

 

İnsanlarla tanışmanın ne kadar önemli bir konu olduğunu gördüm. Ama bu tanışma sadece isim, soy isim ve memleket üçgeninde kalmamalı. Karşımızdaki insana asıl önemli noktadan bakmalıyız. Neyi seviyor, neye inanıyor, nelere değer veriyor? Bu soruların yanıtlarını aramak o insanla olan arkadaşlığımızın en önemli ayağı. Benim değer verdiklerime değer vermeyen, bir kalemde silebilen insanlarla arkadaşlıktan söz edemem, sadece tatlı tebessüm ve selamlaşma yeterli olacaktır.

 

 

Beraber çalıştığım arkadaşları, ağabeyleri tanıma sürecinde önemli bir adım kaydettik. Yirmi iş günü boyunca bu prensiplerimizden dolayı en ufak bir olumsuzluk yaşamadım. O kadar güzel beraberlikler oldu ki, benim ilgilendiğim herkesten farklı olan konular kendini gösterdi.

 

 

Her seferinde bulunduğum ortamda ağzıma sahip olmaya çalıştım. En ufak olumsuz söz çıkmaması için her sabah evden ayrılırken dua ettim. İnsanlarla genel olarak sohbet ettikten sonra konuyu ne yaptım ne ettim insan için şu üç önemli noktaya bağlamaya çalıştım.

 

•    Sözlerimizde durmak


•    Emanete titizlikle sahip çıkmak


•    Yalan söylememek…

 

 

Herkesin bu noktalar çok hoşuna gidiyordu ama sadece tatlı bir esinti yaptı ve bitti. İlk zamanlar yanımdaki stajyer yapılan işlerde geride duruyor, pis işlere çok ta bulaşmıyordu. Ufak da olsa ilk günler bu durum pek de hoşuma gitmiyordu. Kendimi revizyona soktum ve “Hizmet eden, o ortamın efendisidir.” Sözü gözlerimin önünde yıldız gibi parladı ve kendime geldim. Yerine göre yapılacak, üstüme vazife olmayan her işe koşturduk. Ancak değerlerimizden de en ufak taviz vermemeye çalıştık.

 

 

Karşılaşacağımı tahmin ettiğim oldukça çok boş sözlerle meşgul olduk. Olabildiğince kulaklarımızı tıkadık. Allah’ıma o kadar çok şükrettim ki, bizleri böyle değerlerin varlığıyla tanıştırıp, örnekliğiyle hayatımıza yön verebileceğimiz bir dost sahibi eylemiş. Aksi takdirde hiç tanımadığım insanlarla henüz tanışmadan onların olumsuz her yönünü bilip artık onlara o gözle bakacaktım eğer kulaklarımı açsaydım, o insanın değişebileceğini ya da gerçekten öyle olmadıkları gerçeklerini göz ardı edecektim. Ama bizzat neyin ne olduğunu tespit ettik, huzurunu, mutluluğunu da biz duyduk.

 

 

Genç yaşta bazı deneyimler yaşamak, önemli bilgiler elde etmenin en ehemmiyetli yollarından birisi de mütevazı olmaktan geçiyor. İnsan gerçekten de bilmediğini kendisi bilmeli. Başımıza ne geliyorsa bilgimiz olmamasına rağmen bilmişlik halinde olmaktan geliyor. Ama öğrenmenin verdiği tadı aldığımız kadar bu olumsuzluk halinden ayrılıyoruz. Statü, yaş… aklımıza ne geliyorsa demeden insanların yaptıkları işleri öğrenmeye çalışmak bize deneyim kazandırmanın yanı sıra bize hayran hayran bakan iki çift göz kazandırıyor. O hayran bakan gözün tek nedeni “Bana değer veriyor”. Gerçekten samimi bir şekilde davranan bu insanın sevgileri toplaması çok doğalmış bizzat tespit ettik.

 

 

Bir gün o kadar çok çalıştık ki, öğle tatilinde yorgunluk atıyorduk. Benden sorumlu mühendis abimin biraz duygusal sorunları vardı, bana bir şeyler sordu, cevapladım ve “senden bir şey olmaz dedi.” (ağır bir dille). Hiçbir insan hele de mesleğine yeni atılmak için gün sayan bir insanın pek hoşuna gitmeyen bir sözdü. Kalbimi ve beynimi o kadar çok kontrol altında tuttum ki ben de şaşırdım. Ama bu konuda yalnız değildim. Uzun süre geçmedi özür dilekleri ardı ardına devam etti. Emindim sahip olduğum değerlerin doğruluğuna ancak öte yandan benim için asıl nokta izzet-i nefislere saygı konusuydu. Ben de insanların izzet-i nefislerine ne kadar önem vermem gerektiğini anladım.  

 

 

Tatlısıyla, acısıyla her şeyiyle çok güzel staj dönemi yaşadık. Stajımın bittiği son Cuma günü stajyer değil ziyaretçi olarak oradaydım. Sohbetler, muhabbetler bunlara ek olarak veda burukluğu da olmadı değil ama sonuçta her şey mutlu bitti. Uzun süre devam edecek arkadaşlıklar kazandık.

 

 

En sonunda şu sözü duydum ve sadece bana bu değerleri yaşatan dostuma teşekkür ettim. “Senin gibi stajyer görmedik.Allah yardımcın olsun” ve sevgiyle bakan bir grup insan…

 

                                                                                                                             Saygılarımla


                                                                                                                        Halil Mert DURGUN

İnsan Yüceliğini Gerçekleştirme Derneği
Adres : Yaylacık mahallesi Ulubatlı Hasan cd. 16. sok. No:2/15 -- KIRIKKALE
www.iygder.com | iygder@iygder.com
web tasarım ankara