| Esas Kardeşlerimizi Tanıyalım! - İygder - 2010-03-24 02:44:40 |
“Kardeşlik kavramı; “Kendin için istediğini kardeşlerin içinde iste, kendin için istemediğini kardeşlerin için isteme” ilkesinden başlar. İspatı, sadakat ile mümkündür.
Sadakat; Kardeşliğin, ciddiyetle candan gerçekleşmesini sağlar. Yani can kardeşliğinin ifadesi sadakattir. Kardeşten çok ileri kardeşlik, sadakat ile uygulanır ve gerçekleşir. “Can kardeşimin bir parmağını kesmeyin, onun yerine benim kolumu kesin” sadakatin anlamı ve ifadesidir.
Gerçek kardeşliğin şartları ise, birbirinin canına malına, çoluk-çocuğuna, ailesine, imanına, şahsiyetine, kefil olmaktan başlar. Güvenilirlik, sadakat, kardeşliğin şartlarıdır.
Hangi yönden olursa olsun, insan hayatı, güven üstüne kurulmuştur. Toplumsal ilişkilerde göz önüne alınacak en temel konu; toplum bireylerinin güven yarışında olarak, birbirlerine güven vermesi ve güvenle yaşamasıdır.
Bu temel, gerçek ölçüdür. Tüm ilişkiler güven verişe göre değerlenir ve güven kaynağı olan kişilere saygı duyulur.
İşte; toplumda insanlar arası gerçek kardeşlik bağını, örecek olan güvendir. İnandır. Bunun için biz gerçek kardeşlerimizi, bu temel ölçüye göre tanır ve değerlendiririz.
Bu ölçüye uygun olmayanları kardeş kabul edersek, yanılırız. Bizi, inanç birliği yaptığımız kardeşimiz kadar, kim candan sevilebilir. Kim kendimizden önce bize koşabilir. (Ancak; uydum kalabalığa hesabın bırakarak, sağlam imandaşımızı, gayedaşımızı kastediyoruz.)
Bütün dikkatimizle bakacağımız nokta şudur; kim şahsiyetin, haysiyetin gereklerini ve prensiplerini candan ve sürekli uyguluyor, çevresini özendiriyor, birlik için yaşıyorsa, gerçek kardeşimiz odur, onlardır.
Ölçü: Hedefimiz, birliğimiz, özendirişimiz, kardeş canlısı oluşumuz ve fedakarlığımızdır.
Birliği, yani hedefe varmak için, tarafı adına hangi kardeşler belirginlik gösteriyorsa odur bizim asıl kardeşimiz. Kendini kayıran, taraf çeken, adamcılık edenler, fikrimize, tarafımıza söz getirenler bizim kardeşlerimiz olamazlar.
Su getirenler, testiyi kıranlar birbirinden ayrılmalı, yapıcı taraftayım diyen herkese yapıcı gözüyle bakılmamalıdır. Kim yapıcı yürekteyse, asıl kardeşlerimiz onlardır. Hep kendisini düşünen, bencillerle birlik kurulmaz. Boşuna kendimizi aldatmayalım. Hep kendisini düşünenlerin, hedefi de, inancıda hayalden ibarettir. İmanı hayal olanlarında, hayatları da bir rüyadır.
Arkadaş; Benim için önemli olan, senin içinde önemli ise, bir vücuduz. Benim için önemli olan senin için hiç ise, sende benim için bir hiçsin…
Beni ilgilendirecek tek konu, inancım olan hedefime varmama kadar, benimle beraber olmandır.
Davamız insanları uyandırmak ve şahsiyete çağırarak, onları güçlendirmektir. Bu yolda varsan beraberiz, kardeşiz…
Gerçek kardeşler; Fikir kardeşleri, birbirlerinin her bakımdan kefilidir.
Onlar maddi ve manevi birbirlerini arkalayan, sırtlayan ve taşıyanlardır. Aralarına zararlı adamlar giremez. Çünkü: her açıdan birbirlerine kenetlenmiş durumda, sıkı sıkıya, el eledirler.
Birbirlerini başarıya götürmek, tuttuklarını koparacak güçte olmak üzere yardımlaşırlar. Birbirlerini hergün, ilerletmek için teşvik eder, adeta birlikte nefes alır, verirler.
Sağlam inançla bir çizgide, meşru başarılarla, hayatlarını sürerler. Müşterek bir iş yapılırken hepside o işin, mutlaka bir tarafından tutar. Herkes üzerine aldığı işi en güzel şekilde sonuçlandırır. Herkes işi kendisine yapar, elinden çıkana kadar iş onundur. Herkes üstüne aldığı yerin sahibidir ve o derece de sorumlusudur.
Onların, her davranışı güven verici olur. Asla güven sarsıcı hal ve gidişlerine rastlanmaz. Onun için hepside bulundukları ortamın, güven kaynağı sayılırlar.
Onlarca verilen söz, mazeret kabul etmez. Mutlaka o söz yerine getirilir. Üstlerine aldıkları işi unutulmaz biçimde başarıyla sonuçlandırılırlar. Bunun için; Başaranlara seyirci değil, yarışta ömür doldururlar.
Düşüncede bir, hedefte bir, inançta bir oldukları için ayrılmaz bir bütündürler.
Kardeşler, birbirlerini çok iyi tanırlar. Birbirlerinden habersiz, müşaveresiz, ittifaksız, hareket etmezler.
Aralarında cereyan eden, söz ve olayları, kesinlikle dışarıdaki kimseye söylemezler.
Meselelerini kendi aralarında halleder, aralarına yabancı sokmazlar.
Birbirlerinde açık aramaz, birbirlerini küçültücü beyan ve davranışta bulunmazlar. Daima birbirlerini övücü ve onore edici olurlar.
Hizmette en öndedirler. Ödülde ise en geride kalırlar. Kendilerini hesaba katmazlar. Daima arkadaşlarına öncelik tanır ve onları düşünürler. Kendi haklarından önce arkadaşlarının hak ve menfaatlerini düşünür ve korurlar.
Kusurları bağışlayıcı ve eksikleri tamamlayıcı, ayıpları örtücüdürler.
Yaptıkları işlerden dolayı etraflarından, sevgi, takdir, anlayış, beklemezler.
Kimseden bir şey beklemeden, iyi, güzel ve doğru olan ne varsa, kendileri yaparlar. Çünkü: onlar yapıcı tarafın adamı olduklarının bilinci içindedirler.” |